X

Gerçekten yapmak istediklerinizi hayata geçirmek için şu 3 şeyden vazgeçin

İnsanoğlunun en zor sınavlarından biri de, hayatın ona yüklediği sorumluluklar ile gerçekten yapmak istediği şeyler arasında denge kurmaya çalışmaktır.

İster spora başlamak isteyin, ister kendi işinizi kurmak; isterseniz bir kitap yazmayı arzulayın bu istekleri hayata geçirmek için harekete geçmek için aşılması gereken dikenler ve çalılar her daim var olacaktır. Biz de bu makalemizde tek ve kısa ömürlerimizde gerçekten yapmak istediğimiz şeyleri hayata geçirebilme yolunda vazgeçmemiz gereken 3 şeyi ele aldık:

İlgili yazı: Mükemmeliyetçilik Hayatı Nasıl Etkiliyor ?

Hedeflerinizi kafanızda abartmayı bırakın

Yapmak istediğimiz şeylere başlarken bizi tutan şeylerden biri de, o şeyin kafamızda daha büyük hale getirerek zaman için hedefimizden korkmamızdır. Bunu yapmak yerine şunları deneyin:

  • Kendi kendinize kurmak yerine sizinle benzer hedefleri olan ve bu hedefleri gerçekleştirmiş kişilerin deneyimlerine odaklanın. Yapabiliyorsanız bu insanlarla konuşun veya başarı hikayelerini araştırın. Korktuğunuza değmediğini ve bazı şeylerin imkansız olmadığını görerek anlayacaksınız.
  • Kendinize “En kötü ne olabilir ki?” diye sorun ve bu soruyu dürüstçe yanıtlayın. İşin sonunda ortaya çıkabilecek en kötü senaryonun bile sizin kafanızda kurduklarınızdan daha masum olduğunu göreceksiniz.

İlginizi çekebilir: “Korkusuz” olmak yerine korkularınızı kontrol etmeyi öğrenin

Her şeyi kontrol etmeye çalışmayın

Tedbirli olmak ve işini şansa bırakmamak hedef odaklı insanlar için gerekli özelliklerdir. Ancak tedbirli olmakla, bir şeyi günde 50 defa kontrol etmeyi karıştırmayın. Bunu yapmak sadece işinizi zorlaştırır. Onun yerine şöyle davranmayı deneyin:

  • Tökezleyebileceğinizi ve bunun normal olduğunu düşünün. Çünkü bu ister istemez olacak! Hedefe giden yolda düşmek ve kalkmak kadar normal bir şey yoktur. Normal olmayan şey ise sizin bunu yeterince normal karşılamamanızdır!

Görkemli bir başlangıç yapmak zorunda hissetmeyin

Yapmayı istediğiniz şey pek mütevazı olmasa bile küçük küçük başlamak en iyisidir. Çünkü büyük ve gösterişli bir başlangıç yapmak için uygun şartları sağlamayı beklerken, o şeyi asla hayata geçiremediğinizi görürsünüz. Öyle değil de böyle yapın 🙂

  • Önce emekleyin, sonra yürüyün; en sonunda da koşun! Çünkü koşacağım diye bekleyeceğiniz zamanda emekleyerek epey bir yol kat edebilirsiniz.
  • Birbirinin önünü açabilecek ya da birbirine bağlı eylemleri sırasıyla gerçekleştirin. Örneğin maraton koşmak istiyorsanız önce kondisyon kazanana kadar yürüyün, sonra ilk 5 K koşunuza hazırlanın; en sonunda da maraton antrenmanlarına başlayın.

İlginizi çekebilir: Başarısızlık korkusu nasıl yenilir?

 

Kaynak:

positivityblog.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale