X

Gerçekten evlenmeniz gereken kişi: Kendiniz

Hayatta sadece iyi şeyler olmuyor bazen kötü şeylerle de baş edebilmek gerek.
Tabii hala boşanmayı “kötü birşey” olarak görmeyi sürdürüyorsanız.
Aslında ihtiyacınız olan tek şey Ying Yang teorisinde olduğu gibi her karanlığın içinde bir aydınlık olduğunu görmekle başlıyor.
Herşeyi başa saralım…
Mutlu bir beraberliğinizin ardından harika bir törenle evlendiniz. İlk zamanlar herşey yolunda giderken gördünüz ki bu ilişki sizi artık mutlu etmiyor. Tabii siz bunu ilk seferinde görmezden geldiniz. Aylarca belki yıllarca düzelmesi için birşeyler denediniz. Ancak olmayınca olmuyor, sonunda bunu gördünüz. Şimdi bu noktada kendinizi durdurun ve düşünün. Bambaşka bir gezegende, bambaşka bir boyutta bu mutsuz geçireceğiniz zaman diliminde belki biriyle tanışabilirsiniz, hatta hayatınız aşkıyla. Belki kendinizi bir süreliğine ilişkilerden koparıp kariyerinizde hiç beklemediğiniz noktalara ulaşabilirsiniz. Belki de küçüklüğünüzden beri hayalini kurduğunuz o spritiüel tatilin tam sırası.
Nasıl? Biraz olsun keyfiniz yerine geldi mi?
Güzel…
Çünkü bunların hiçbiri hayal değil. Hepsi gerçek! Önünüzde yaşayacağınız bu güzel şeylerde sizi durduran tek birşey var: kendiniz!
Eğer hala toksik bir ilişkide kalarak kurban rolünüzü besleyecekseniz size başka kimse yardım etmeyecektir. Kimse sizi bu yüzden daha çok sevmeyecek, kimse size “vah vah” diyerek sağ omzunuza bir apolet daha takmayacak.

Eğer kırık bir evliliğin içindeyseniz, öncelikle bir daha inanın! Sonra bir daha deneyin ve bir daha! Ve bir daha aşık olun, bir daha sevin ve bir daha evlenin. Hem de gönlünüze sular serpen biriyle! O da tam şu anda dışarıda sizi bekliyor, sizin gibi ” ben bir daha nasıl sevebilirim” diye düşünürken  sizin gibi birinin hayalini kuruyor. Ancak siz mutsuz evliliğin içinde kar tanesi kadar umut ararken kendinizden büyük bir çığ veriyorsunuz. Yol boyunca, evlilik boyunca, hayat boyunca siz de çok değiştiniz. Karşınızdaki insanı suçlamayın, sadece artık aynı çıkara hizmet etmiyor, aynı şeyleri paylaşamıyor olduğunuzun farkına varın.
Şunu her an unuttuğunuzun farkında mısınız?
Bu sizin ilk kalp kırıklığınız değil. Muhtemelen bundan önce “onsuz yaşayamam” diye düşündüğünüz herkesi gülerek hatırlıyorsunuz, hem de hiçbir kalp sızlaması olmadan.
Ve sizi temin ederim, bu da öyle olacak.
Zaman tüm yaralarınızı saracak, sizi yepyeni yapacak ve siz koşmaya devam edeceksiniz.
Ancak, bu “olasılıklar” tombalasından bir bingo çıkarmanın tek yolu bu oyuna başlamaktır.
Korkmayın, eğer sevilmediğinizi düşünüyorsanız, değer görmediğinizi düşünüyorsanız hiçbir toksik ilişki size daha iyi hissettirmeyecek.
Yalnız kalacaksınız, ancak tekli yalnızlık, ikili yalnızlıktan her daim daha iyi olacaktır.
Bu yol boyunca fark edeceksiniz ki kendinizi sevmek içinizdeki boşluğun asıl ihtiyacı olan.

 

Ceylin Atay: Ben babanesinin mutfağında serçe parmaktan ince sarma dolmalarla büyümüş, ananesinin patavatsızlığına, annesinin de kitap kurduluğuna hayran olan bir kızım. 31 Aralık’da doğmuş biri olarak yılbaşlarında "bak çocuğum senin doğum gününü tüm dünya kutluyor" diye kandırılarak bu yaşlara geldim. Fransızca eğitim aldıktan sonra “yok yarrabbi ben bu dilde üniversite müniversite okuyamam” diyip Amerika'ya kavimler gibi göçtüm. Gidiş o gidiş, dönmem 5 senemi aldı, 4 sene iletişim ve sosyoloji okudum. Daha sonra 1 sene yemek eğitimi alarak oradaki restoranlarda bilahare çalıştım. Döndüğümde elimde sadece 1 adet bavulum ve 25 koli yemek alet edevatım vardı. Buraya geldikten sonra şirketlere eğitimler düzenledim, firmalar için marka danışmanlığı yaptım akabinde de Burger Project’i açtık. Sonrasında, menü danışmanlığı, yemek editörlüğü, köşe yazarlığı derken değiştim ve geliştim... Tüm bu kısa zamana konsantre olmuş iş hayatımı bir başka yöne daha adayarak "Motivasyon Konuşmacısı" olmaya niyet ettim. Umarım kendinizle ve hayatınızla ilgili "gaza gelmek" istediğiniz her an, ağzınıza bir kaşık motivasyon çalabilir ve asıl gücünüzü size hatırlatabilirim. Sağlıcakla kalın.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale