X

Gerçek sevgi: Onu nelere rağmen sevdiğinizi hiç düşündünüz mü?

Kitapları dolduracak kadar çünkü sayabiliriz konu sevgi ve “neden seviyor olduğumuz” sorusu olduğunda…

Çünkü bizim için çok önemlidir! Çünkü bizim için çok kıymetlidir. Çünkü bize gerçekten değer vermektedir. Çünkü onunla iyi vakit geçirmekteyizdir. Çünkü yaptıklarıyla bizi sürekli şaşırtabilmektedir. Çünkü onunla birlikteyken çok heyecanlanıyoruzdur. Çünkü o olmadan nefes aldığımızı hissedemiyoruzdur. Çünkü onun varlığı bize derin bir huzur vermektedir. Çünkü o olduğunda gerçekten sevildiğimizi hissetmekteyizdir. Çünkü onun hayatımızdaki varlığı bize güç vermektedir. Çünkü o en yakın arkadaşımızdır, can yoldaşımızdır. Çünkü o bizi gerçekten anlayabilen nadir insanlardandır. Çünkü o sanki yıllardır çok yakın tanıdığımız bir dostumuz gibidir.

İşte “çünkü”lerimiz… Çünkü ile kurulan tüm cümlelere bu yazımda daha detaylı bakalım istiyorum sizlerle birlikte. Önüne “çünkü” bağlacını koyduğumuz her cümlede aslında sevgimizin içinde bize sağlanmış olan bir şey bulunmaktadır. Bize verilmiş olan bu şey bizi “sevmeye” götürmektedir. “Çünkü o beni gerçekten seviyor”, yani “o beni sevmiyor olsa, ben de onu sevmeyeceğim” ile aynı noktaya geliyoruz.

Şartımız, sevgimizin oluşumunu belirlemektedir. Sizce gerçek bir sevgide böyle şartlar olabilir mi? Sizce gerçek bir sevgi sırf o kişi bizi seviyor diye ortaya çıkabilir mi? O kişi beni sevmediğinde bitecekse, içimdeki sevgi şartlardan arınmamışsa, ben gerçekten sevebilir miyim?

“Seviyorum çünkü o çok eğitimli!” Yani, eğer eğitimli olmasaydı, sevmeyecektim! Eğer o benim kriterlerimi sağlamasaydı birlikte olmamız mümkün olmazdı! Onu olduğu gibi, eksiği ile, fazlası ile sevemeyeceksem bu gerçek bir sevgi olabilir mi? Sırf benim istediğim kadar eğitimli, benim istediğim kadar zeki, benim istediğim kadar zengin, benim kriterlerimi karşılayabilecek kadar elit değil diye, benim (sözde!) sevgimi hak etmemekte midir? Bu şartların hepsini sağladığında oluşan o sevgim (o muhteşem sevgim!) sizce ne kadar gerçek olabilir?

Şimdi bir de sizleri, bu hafta bir arkadaşımın tavsiyesi ile dinleme şansı bulduğum bir konuşmada karşılaştığım başka bir sevgiyle tanıştıracağım: “-e rağmen sevgisi.” Yani cümlelerimizden “çünkü”lerimizi çıkardığımızda, saf sevgiye baktığımızda, şartlara bağlamadığımızda, sadece olduğu gibi sevebildiğimizde gerçekleşen sevgi… “Ben onu tüm aykırılıklarına rağmen seviyorum”, “Ben onu tüm yaptıklarına rağmen, evet, seviyorum”, “Ben onu tüm kaybettiklerine, başarısızlıklarına, düştüğü zamanlara ve çaresizliklerine rağmen seviyorum”, “Ben onu tüm sinirine, detaycılığına, isteklerine, aceleciliğine veya yemek pişirememesine rağmen seviyorum”, “Ben onu diğer tüm adamlara veya kadınlara göre bana uygun olmayan tüm şartlarına (belki eğitimi, belki dil bilgisi, belki geliri, belki hayat felsefesi) rağmen seviyorum”…

İşte bu paragrafta gördüğümüz sevgi, şartlardan bağımsız gerçekten gerçek olan ve gerçekten gerçek kokan bir sevgidir. O sevdiğimizin yanımızda olması veya onu sevmemiz için şartlara gerek yokken, birçok kişinin de garipseyeceği, kaldıramayacağı veya sevmeyi başaramayacağı durumlara “rağmen”, evet (hatta o kişi karşılığını veremiyor olsa da!) sevmekteyizdir.

Olduğu gibi, son derece samimi, son derece içten, son derece gerçekçidir bu sevgimiz! Sıcacıktır, yapıcıdır, doyurucudur, acımasız değildir ve yargılamamaktadır. Varlıktan, yokluktan, yaptıklarından, becerilerinden, eksikliklerinden, sınırlılıklarından bağımsız, biz o “kişiyi” olduğu gibi ve tüm oluşuna “rağmen” sevebilmekteyizdir!

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız sevginizi tanımladığınız cümlelerinize daha yakından bakmanızı dilerim ve sizi çok güzel bir konuşmayı dinlemek üzere aşağıdaki videoyla başbaşa bırakmak isterim. Siz siz olun, her şeye rağmen samimi sevmeye devam edin!

İlginizi çekebilir: Başka bir hayat mümkün: Gücenmeden, darılmadan, kırılmadan yaşamak

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale