X

Gerçek iletişimin yolu dinlemekten geçer: Biriyle konuşurken zihniniz orada mı?

Kendinizi sık sık, sohbet ettiğiniz kişinin laflarını dinlemek yerine içinizden kendi söyleyeceklerinizin provasını yaparken mi buluyorsunuz? Eğer öyleyse yalnız değilsiniz. İnsanların ezici çoğunluğu karşısındakini dinlemek yerine ya kendi söyleyeceklerine ya da kendi zihninin içinde olan bitene odaklanmakta, bu da iletişim problemlerine yol açmaktadır.

İletişim genel olarak bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma süreci (Dökmen, 1997); hem kişisel hem de toplumsal bir süreç olmakla birlikte, iki kişiyi ilişki içine sokan psikososyal bir süreç olarak da tanımlanmaktadır (Cüceloğlu, 2011). İletişim etkinliğinde, özellikle başkalarını anlamada, onların duygu ve düşüncelerini onlarla özdeşleşerek görme duyarlılığı kazanmada iletişim becerilerinin önemli bir rolü bulunmaktadır (Künüçen, 2009). İletişim becerilerinin temelinde, etkili bir iletişim için gerekli olan dinleme, konuşma, yazma ve okuma becerileri de önem taşımaktadır. İletişim becerileri, bu becerilerin yanında gönderilen iletileri fark edebilme ve anlayabilmeyi de gerektirmektedir (Özer, 2008; Budak, 2009). İletişim yeteneği gelişmiş olan kişi bu özelliği sayesinde sosyal hayatta başarıya ulaşabilir.

İletişim becerilerinin doğuştan ve sezgi yoluyla gerçekleştiğini düşünenlerin yanı sıra birçok çalışma, iletişim tekniklerinin çoğu öğesinin öğrenilebilir ve öğretilebilir özelliklere sahip olduğunu ortaya koymaktadır. (Korkut, 2005). Ancak iletişim becerilerimizi nasıl daha iyi bir hale getireceğimizi düşünürken çoğumuzun aklına işin dinleme kısmı pek gelmez.

Oysa Nobel Barış Ödülü Vietnamlı Budist rahip Thich Nhat Hanh’e göre doğru iletişim kurmanın en önemli yolu karşımızdakini empati yaparak dinlemekten geçiyor. Hanh sık sık konuşmalarında “şefkatli dinlemeden” bahseder. Yani kendimizi karşımızdaki insanın yerine koyarak, onu tüm dikkatimizle ve şefkatli bir şekilde dinlemekten. Peki biz karşımızdakini ne kadar iyi dinliyoruz?

Bizimle bir derdini paylaşan arkadaşımıza dikkatimizin ne kadarını veriyoruz? Beden olarak arkadaşımızın yanındayken, zihnen başka bir yerde miyiz? O bizimle konuşurken biz ödenecek faturaları, hava durumunu ya da dün seyrettiğimiz filmi mi düşünüyoruz? Evet, hepimizin zihninin yerinde duramayan, tıpkı bir maymun gibi daldan dala atlayan bir yapısı var. Doğu felsefelerinde zihnimizin bu yapısına “Maymun Zihni” deniyor. İşte zihnimizin bu gerçekliği yüzünden de dikkatimizi tam anlamıyla karşımızda bizimle konuşan insana veremiyoruz.

Dahası 21.yüzyılın bize sunduğu akıllı telefonlar, tabletler gibi teknolojik ürünler yüzünden hıza iyice alışan zihnimiz artık iyice yavaşlayamaz, karşımızdaki insanın dediklerine odaklanamaz hale geliyor. Maymun zihnimizi biraz olsun eğitebilmek için karşımızdaki insan konuştuğunda kendimize sık sık bu anda olmayı ve tüm dikkatimizi karşımızdaki insana vermeyi hatırlatabiliriz.

Bu ilk başta bize zor hatta sıkıcı gelecek ama zamanla bu duruma alışıp kendimizi daha çok anın içinde yaşarken bulacağız. İnsanların hepsinin birbirini yargılamadan, şefkatle ve tüm dikkatini vererek dinlediği bir dünya sizce de çok güzel olmaz mıydı? Bu yazıyı okuduktan sonra bugün zihninizin daldan dala atlayan yapısına rağmen karşınızdakini tüm dikkatinizle dinlemeye ne dersiniz? Unutmayın biz de dahil dünyadaki herkes kendini can kulağıyla dinleyen insanları hak ediyor.

Bu arada size bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık Öz Sevgi eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz. Psikoloji ile ilgili egzersizler paylaştığım Instagram hesabım ise @ranakutvan

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
BUDAK, S. (2009). Psikoloji Sözlüğü. Ankara: Bilim ve Sanat.
CÜCELOĞLU, D. (2011). Yeniden İnsan İnsana. (43. Basım). İstanbul: Remzi.
Dökmen, Ü. (1997). İletişim Çatışmaları ve Empati, Sistem Yayıncılık, İstanbul.
KORKUT, F. (2005). Yetişkinlere Yönelik İletişim Becerileri Eğitimi. Hacettepe Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Dergisi, 28, 143-149.
KÜNÜÇEN, H. H. (2009). Etkili İletişim. Genel İletişim. Uğur Demiray (ed.). (3. Baskı). Ankara: Pegem Akademi.
ÖZER, K. (2008). İletişimsizlik Becerisi. İstanbul: Sistem Yayıncılık.

İlginizi çekebilir: Toksik arkadaşlar: Hayatınızdaki zehirli sarmaşıklardan kurtulma zamanı

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale