X

Gece insanı ve gündüz insanının etik anlayışındaki farklılık

Bazı insanlar sabah güne erken başlamayı ve işlerinin bir çoğunu öğlene kadar bitirmeyi severler. Bazı insanlar ise günün yarısını uyuyarak geçirip, geceleyin işlerini halletmeyi tercih ederler. Bu farklı iki insan tipi, verimlilik saatlerinin birbirinden farklı olmasının yanında son dönemde yapılan bir araştırma, gece insanıyla gündüz insanının ahlaki yargıları bakımından da çok farklı olduğunu gösteriyor. Uplifers olarak, bu çok ilginç bulduğumuz araştırmayı sizler için derledik.

Geçtiğimiz yıllarda yapılan araştırmalarda bireylerin akşam saatlerine doğru etik olmayan davranışlar sergilediği bulunmuştu. Fakat Harvard Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, farklı uyku rutinlerine sahip bireylerin daha farklı etik anlayışları olup olmadıklarını araştırdılar. Araştırmacılar, katılımcıları verimli oldukları saatlere göre gündüz ve gece insanları olmak üzere iki gruba ayırdı. Ve iki gruba da farklı görevler verdi. Bu görevler katılımcıların dürüstlüklerini test ederek, karar vermelerini sağlıyordu.

Sonuçlara göre, gündüz insanları akşam saatlerine doğru, gece insanları da sabah saatlerinde etik olmayan davranışlar göstermeye daha meyilliydi. Kişilerin yorgun hissettikçe yalan söyleme potansiyellerinin arttığı gözlemlendi.

Zarlarla yapılan araştırmada, gece insanları sabah saatlerinde, gündüz insanları ise akşam vakitlerinde daha çok hile yaptı. Kaynak: hbr.org

Peki bu veriler iş hayatı için ne anlama geliyor?

Bu tarz araştırmalar ve sonuçlar, geleneksel sabah 8 akşam 5 iş hayatındaki verimliliği sorgulatıyor. Eğer insanlar farklı saatlerde verimli ve etik olmaya eğilimliyse, şirketlerin herkesi aynı saatte çalıştırması, tehlikeli ve verimsiz işlerin ortaya çıkmasına neden oluyor mu? Harvard Üniversitesi’ndeki araştırmacılar; “iş verenler, çalışanların verimli olduğu saatlere saygı duymalı ve ona göre bir çalışma planı çizilmeli” diyor. Araştırmacılar aynı zamanda, iş verenlerin gündüz insanlarına akşam saatlerinde, gece insanlarına ise sabah saatlerinde karar verdirilmesinin çalışanları etik olmayan davranışlar sergilemeye doğru ittiğini düşünüyorlar.

Bu sonuçlara göre, iş verenlerin kendilerine sorması gereken soru; eğer farklı saatler, çalışanların verim ve etik açısından maksimum potansiyelde çalışmasını sağlayacaksa, ne zaman çalıştıkları gerçekten fark eder mi?

 

Kaynaklar: News Mic, Harvard Business Review 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale