X

Gizli bir manipülasyon silahı olarak “gaslighting”

İstismarın en kötüsü, siz farkında olmadan maruz kaldığınız davranışlardır desem, muhtemelen çoğunuz bana katılırsınız. Çünkü bir şeyin önüne geçebilmek ya da mücadele etmeye karar vermek için önce problemi saptamak gerekir. Kendisine fiziksel ya da manevi olarak kötü davranıldığını herkes anlayabilir; fakat ya karşınızdaki bunu size hissettirmiyorsa? Dahası, ya karşınızdaki kişi, sizin bu kendisine konduramadığınız davranışlarının farkında bile değilse? Ya gaslighting’e maruz kalıyorsanız?

Henüz Türkçe bir karşılığı bulunmayan gaslighting, birinin sizi başka bir gerçekliğe inandırmaya çalışması şeklinde açıklanabilir. Açıklaması ise, terimin geldiği tiyatro oyununda gizli.

Gaslighting’in psikolojideki yerinin aksine, terimin çıkış noktası epey eskiye dayanıyor. İsim, Patrick Hamilton’ın 1938 tarihli Gas Light (gaz lambası, ya da gaz lambasının ışığı olarak çevrilebilir) adlı tiyatro oyunundan geliyor. 1944 yılında Ingrid Bergman’ın başrolünde olduğu bir sinema filmine de uyarlanan yapıtta bir kadın, evinin eskisine göre daha loş olduğunu iddia ediyor. Kocası ise buna karşı çıkarak ışıkların normal olduğunu ve eşinin hayal gördüğünü söylüyor. Böylece, kadın yavaş yavaş kendi aklından şüphe etmeye ve delirdiğini düşünmeye başlıyor. Oysa aslında adam, tam da eşini delirdiğine inandırmak için, gaz lambalarının ışıklarını hafifçe kısıyor. Asıl amacı ise karısına gerçeklik duygusunu kaybettirerek, mücevherlerine konmak.

Gaslighting adını Ingrid Bergman’ın gerçeklik algısını sorguladığı 1944 tarihli filmden alıyor.

Gaslightingin gündelik hayatta karşımıza çıkış şekilleri ne yazık ki bu kadar bariz değil. Saptanması oldukça zor olan bu psikolojik istismar ve manipülasyon türü aile içinde ya da arkadaşlar arasında da görünmekle beraber, özellikle kişilerin birbirine çok yakın olduğu romantik ilişkilerde karşımıza çıkıyor. İlişkinin bir tarafı diğerinin manipülasyonuyla kendini sürekli hatalı, kötü, yanlış hissedebiliyor. Fazla duygusal olduğunu, sorunları çok abarttığını düşünebiliyor. Filmdeki gibi delirdiğini düşünmese de, ilişkide yanlış giden her şey için kendini suçluyor ve yıkıcı bir yola giriyor.

Gaslightingin toplumsal, hatta küresel bir karşılığı da var. Benzer olayları teröristin ırk ve dinine bağlı olarak farklı yorumlayan medya kuruluşları ve bizi farklı bir gerçekliğe ikna etmeye çalışan mercilerin tümü aslında gaslighting yapıyor.

Gaslighting gerçekleri:
  • Gaslighting bilerek ve isteyerek yapılmıyor olabilir: Elbette bu, var olduğu gerçeğini değiştirmez. Mevcut gerçekliği değiştirmek için olayları farklı anlatmak ve olmuşu inkar etmek en bilinen gaslighting taktikleri iken, kimi insanlar bu inkara kendilerini dahi inandırabiliyorlar. Özellikle narsisist kişilik bozukluğu olan, haksızken üste çıkarak kendini kurtarmaya alışkın kişilerin sıkça başvurduğu bir yöntem.
  • Manipülasyon, gaslightingden ibaret değildir: Kümeler konusunu sevenler için şöyle açıklayayım: Manipülasyon, gaslightingi kapsar. Manipülasyon genel olarak karşınızdakine istediğinizi yaptırmanızı sağlarken, gaslightingde kişinin kafasında yaratılan soru işaretleri kendinden şüphe etmesine ve öz güveninin zedelenmesine neden olabilir.
  • Gaslighting kurbanı, neler olduğunu anlamıyor ya da hatırlamıyor olabilir: Geçici bir hafıza kaybından ziyade, “şimdi neden böyle oldu?” şeklinde bir kafa karışıklığından ve bazı anıların silinmesinden bahsediyorum. İnsan beyni kendisine acı veren ve gerçekliği soru işaretli konuları unutmaya meyilli olduğundan, gaslightinge maruz kalan kişilerin de anılarında bazı boşluklar olması doğal karşılanıyor.
Gaslighting kurbanı olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Dediğim gibi, gaslighting gerçeklik algısıyla oynadığından saptaması oldukça zordur. Ancak, kendinize şu soruları sorarak gaslightinge maruz kalıp kalmadığınız hakkında fikir edinebilirsiniz:

  • Tam olarak tanımlayamasanız da, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu hissine sıkça kapılıyor musunuz?
  • Eski benliğinize nazaran, öz güven kaybı yaşıyor musunuz?
  • Kafanızın karışık olduğunu hissettiğiniz oluyor mu?
  • Başkaları ne kadar sizi yüceltirse yüceltsin, yeteneklerinizden ve kendinizden şüphe ediyor musunuz?
  • Kendinizi, fikirlerinizi ve değer yargılarınızı sorgularken bulduğunuz oluyor mu?

Şayet siz de bu manipülasyon ve istismara uğradığınızı düşünüyorsanız, öncelikle ilgili kişileri hayatınızdan çıkarmanız faydalı olacaktır. Şayet yolunda gitmeyenin ne (ya da kim) olduğu konusunda kafanız karışıksa, bir terapiste danışmakta fayda olabilir.

Kaynaklar:
Psych Central
Bianet
Pudra

İlginizi çekebilir: Manipülasyon sanatı: Manipülasyon kurbanı olabilir misiniz?

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale