X

Gardırobunuzdaki cesareti bulun: “Kilo engeli” algısını aşmak

Gardırobunuza bakarken sık sık “Bunu giyemem” dediğiniz oluyor mu? Bedeninizle ilgili endişeler, özellikle de kilo konusunda hissettiğiniz olumsuz düşünceler, öz güveninizi gölgeleyebilir. Ancak bu düşüncelerin, sizin gerçeğiniz olmadığını bilmelisiniz. Bunlar, toplumun dayattığı “ideal beden” algılarının bir yansımasıdır. Oysa ki bedeniniz, sizi sınırlayan değil, sizi siz yapan eşsiz bir parçanızdır. İster büyük beden olun ister farklı bir vücut tipine sahip, moda sizin için bir engel değil; öz güveninizi destekleyen bir araç olmalıdır. Gardırobunuzdaki cesareti bulmaya hazır mısınız?

Kıyafetlerle barış yapın

Gardırobunuzda “Bir gün giyerim.” diyerek sakladığınız kaç kıyafet var? Belki uzun zamandır bekleyen cesur bir elbise ya da desenli bir bluz… Bu kıyafetler, genellikle “Bedenim uygun değil.” düşüncesiyle dolapta kalır. Ancak kıyafetlerinizin amacı yalnızca bedeninizi örtmek değil, sizi iyi hissettirmektir. Kendinize “Bu kıyafet benim tarzımı ve hikayemi anlatıyor mu?” diye sorun. Bedeninizin kıyafeti taşımak için “yeterli” olduğunu kabul ettiğinizde, öz güveninizi de yükselteceksiniz.

Kiloyu bir engel değil, bir gerçeklik olarak görün

Kilo, değerinizin bir ölçütü değildir. Bedeniniz yalnızca sizi hayatta tutan bir yapı değil, aynı zamanda kimliğinizin ve hikayenizin bir parçasıdır. “Kilo engeli” algısını yıktığınızda, kıyafetlere de sadece bir ifade aracı olarak bakabilirsiniz. Moda bir kalıp değildir; sizin tarzınız tamamen size özgüdür.

Gardırop cesareti nedir?

Gardırop cesareti, sizi mutlu eden ancak giymeye cesaret edemediğiniz kıyafetlere şans vermektir. İlk adım olarak dolabınızdan uzun süredir “giymeye çekindiğiniz” bir parçayı seçebilirsiniz. Bu, cesur bir elbise, dikkat çekici bir desen ya da canlı bir renk olabilir. İlk başta biraz tedirgin olsanız da kıyafetinizi taşıdıkça öz güveninizin artığını fark edeceksiniz.

Moda kurallarını bozun

Bu desen kilolu gösterir”, “çok zayıf olduğum için hiçbir şey yakışmıyor” ya da “siyah her zaman daha zayıf gösterir” gibi klişeleri bir kenara bırakın. Kıyafetler, sizin ne hissettiğinizi yansıtmalı, başkalarının ne düşündüğünü değil. Canlı renkler, cesur kesimler ve desenlerle kendinizi ifade etmekten korkmayın. Moda sizin için bir kısıtlama değil; özgürlüğünüzün bir parçası olmalı.

Rahatlık ve şıklık birlikte olabilir

Kendinizi rahat hissetmek, şıklığınızdan ödün vermeniz gerektiği anlamına gelmez. Size uygun kesimler, vücudunuzu destekleyen kumaşlar ve doğru aksesuarlar seçerek hem fiziksel hem de duygusal olarak iyi hissedebilirsiniz. Rahatlık ve şıklık bir arada olduğunda, öz güveniniz doğal bir şekilde artacaktır.

Sosyal medya ve reklamların tuzağına düşmeyin

Sosyal medyada ve reklamlarda gördüğünüz “ideal beden” algısının gerçekçi olmadığını unutmayın. Çoğu görüntü, filtreler ve düzenlemelerle yaratılır. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak yerine bedeninizin size sunduğu güce ve eşsizliğe odaklanın. Her bedenin kendine özgü bir güzelliği vardır.

Destekleyici bir çevre oluşturun

Çevrenizde bedeniniz ya da kıyafet seçimlerinizle ilgili olumsuz yorumlar yapan insanlar varsa, onların etkisinden uzaklaşmaya çalışın. Sizi olduğunuz gibi kabul eden ve destekleyen bireylerle vakit geçirmek, kendinizi daha güçlü hissetmenizi sağlayacaktır. Olumsuz yorumlardan çok, sevgi dolu ve pozitif bir çevrenin gücüne inanın.

Gardırobunuzda cesareti bulun ve tarzınızı kucaklayın

Gardırobunuzdaki cesareti bulmak, aslında kendinizi özgürleştirmek demektir. Bu süreçte kilo, beden ya da diğer fiziksel özellikler bir engel değil; sadece sizin bir parçanızdır. Bedeninizi olduğu gibi sevmek, öz güveninizi yükseltecek ve kıyafet seçimlerinizde daha cesur olmanızı sağlayacaktır. Unutmayın, kıyafetleriniz sizi saklamak için değil, sizi yansıtmak için var. Kendinizi ifade etmekten korkmayın ve tarzınızı cesurca kucaklayın. Çünkü gerçek şıklık, öz güvende saklıdır.

İlginizi çekebilir: İdeal partner sendromu: Gerçekçi beklentilerle sağlıklı ilişkiler kurmak

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale