X

Food Fashionista ile Rodos ve Symi – II

Yaz başladığından beri tatil yapamadığı için güneşten değil ama sıkıntıdan kavrulan ben, sonunda bayramın gelmesiyle, yine yazın en sevdigim lokasyonlardan olan Yunanistan’ın yolunu tuttum.

Malum Yunan Adaları bizim komşumuz. Hatta o kadar komşu ki neden bizim diil dedirtiyor insana. Neyse adalar bizim olmasa da zaten Türk tatilciler sayesinde bizim gibi 🙂

Yazının ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz. 

… İkinci durağımız Symi. Rodos’tan yaklaşık 1 saat mesafede. Yalnız biletlerinizi önceden alın, çünkü çok yoğun bir talep var. Bizim gibi önceden almazsanız, arada başka adalara uğrayarak giden ve 3.5 saat süren bir feribota kalırsınız 🙂

Detaylara gelince;

  • Simi, Rodos’un aksine küçücük tam bir Yunan adası. Ada ufak ama gelen tekneler, yelkenliler adadan büyük 🙂 Yani boy boy tekneler, renkli renkli evler, ufacık bir meydan ve yan yana bir sürü restoran ile oldukça sevimli.

  • Burada en güzel koy Pedi ve biz de oradaki Pedi Beach Otel’de kaldık. Adı üstünde hem beach hem otel olduğu için de Rodos yorgunluğumuz üzerine ilaç gibi geldi. Sessiz, sakin, huzurlu.

  • İsterseniz buradan deniz taksiler ile gidebileceğiniz  başka koylar da var, misal Agia Marina beach.

  • Akşam yemek için sehir merkezine indik. Alternatif çok. Türklerin genel olarak tercihi Manos’tan yana. Çünkü adadaki tek ‘taze balıkçı’ o. Yani her balık sadece tutuldugu gün servis ediliyor, bu yüzden de fiyatlar biraz pahalı. Diğer alternatifler de; Muses veya Los Art Yatch Club olabilir.

Biz buradan Kos’a geçmeyi düşünüyorduk ki çevremizdeki çoğu insandan görülcek bir şey olmadığını duyduğumuz için rotayı Bodrum’a çevirdik. Bilginiz için; Bodrum’dan Simi’ye Cumartesi geliş, Pazar dönüş olmak üzere  deniz otobüsü mevcut.

Özetlemek gerekirse, Rodos’ta 2-3 gün, Simi’de 1- 2 gün şeklinde tatlı bir  tatil organize etmenizi öneririm.  İkisinin de havası, denizi, ortamı güzel, farklı. Dolayısıyla günün sonunda bildiğiniz yerlere gitmektense, böyle farklı bir hava solumak, rahat rahat takılmak için bu alternatif hoş bir değişiklik olabilir. Ama şunu da eklemeden de geçemeyeceğim; bizim denizimiz, koylarımız, yemeklerimiz, servisimiz bir başka 🙂

Yazının ilk bölümü için tıklayınız.

Yazarın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. 

Merve Hatipoğlu: Ekonomi okuyup bundan hiç de keyif almadığımı anladığım anda,rotayı sevdiğimi düşüneceğim ‘markalar’ dünyasına çevirip Ingiletere’de yüksek lisansımı tamamlayıp, bu dünyaya adım attım. Şans o ki, yemek yemeye bayılan, yeni lezzetler keşfetmekten hoşlanan ben; ilk işimde ve devamında hep gıda ürünlerinin gelişim ve pazarlama stratejisini yapma şansına sahip olup, hobimi işime çevirmiş oldum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale