X

Fonksiyonel beslenmede nelere dikkat etmek gerekiyor?

Sahip olduğumuz biyolojik sistemler birbirleriyle belirli bir ritim ve işbirliği içinde çalışır. Örneğin beynimiz bağırsaklarımızla, bağırsaklarımız da cildimizle iletişim halindedir ve ortaya çıkan herhangi bir rahatsızlık yalnızca semptomun görüldüğü alana ait olmayabilir. Vücudumuz biyolojik bir ekosistem ve dinamik bir iletişim ağına sahiptir. Fonksiyonel beslenme, birbiriyle etkileşimde olan biyolojik sistemlerdeki faktörleri kök sebepleriyle ele alarak değerlendiren, fonksiyonel tıbbın prensiplerini benimseyen bir pratiktir. Kişiye özel kapsamlı bir beslenme değerlendirmesi yapılarak, hastanın mevcut sağlık durumuna göre kişiselleştirilmiş ve bütün sistemleri ele alan bir çözümle yaklaşır. Bu yaklaşım, kişinin yaşam stiline ve ihtiyaçlarına uygun olarak biçimlendirilir.

Peki, fonksiyonel beslenme bunu nasıl yapar?

“Bir beslenme yaklaşımı nasıl olur da bir hastalığın kök sebebini çözüp sağlığı yeniden yapılandırabilir?” diye düşünebilirsiniz. İlk aşama beslenmenizde artık size iyi gelmeyen gıdaları tespit edip, uzaklaştırmak ve bu gıdaların yerine vücudun kendi kendini iyileştirme sistemlerini aktive edecek veya destekleyecek gıdaları yerleştirmektir. Örneğin, sağlıklı olduğunu bildiğimiz süt ve süt ürünleri sizin için bir intolerans sebebi olabilir. Özetle, sizin fonksiyonel beslenme programınız, sağlığınıza hizmet edebilecek ve bu sırada tüm bireysel ve biyolojik farklılıklarınızı emebilecek şekilde hazırlanır.

Fonksiyonel beslenme planının özellikleri

Yediğimiz her gıda şimdiki sağlığımıza bir mesaj ve gelecekteki sağlığımıza bir yatırımdır. Doğadan beslenmek, metabolizmamızı, sistemler arası iletişimi ve pozitif/negatif gen ifadesini doğrudan etkiler. Genlerimiz kaderimiz değildir. Doğru gıdalarla hangi geni aktive edip hangisini uykuda bırakacağımızı seçmek bizim elimizdedir. Bunu belirlemenin en doğru yolu da, eliminasyon diyetidir.

Eliminasyon diyeti

Eliminasyon diyeti, gıda intoleransı veya hassasiyeti olan kişilerin semptomlarına hangi gıdaların katkıda bulunduğunu belirlemelerine yardımcı olmak için kullanılan ve 4-6 hafta süren bir diyettir. Eliminasyon diyeti şişkinlik, gaz, ishal, kabızlık ve mide bulantısı gibi semptomları hafifleterek, vücuttaki enflamasyon seviyesini de azaltabilir.

Gökkuşağı renkleriyle beslenme

Fitokimyasallar ya da fitoesterler, bitkiler tarafından üretilen kimyasallardır. Bitkilere renk, tat ve koku verirler. Bitkileri pestisit ve çevresel etkenlerden korumakla beraber, her rengin kendine özgü faydaları vardır. Burada önemli olan, besinin tamamını tüketmektir. Mevsimine uygun çok çeşitli ve organik gıdalarla beslenmek, yiyecekleri doğa ile aramızdaki enstrümanlar olarak kullanmak biyolojik ritmimiz için yapabileceğimiz belki de en iyi şeydir.

Her öğünde doğru yağlara yer vermek

Konu yağ olduğunda, beslenmeden tamamen çıkartılması veya azaltılması gibi bir eğilim vardır. İşin aslı, vücudumuzun doğru fonksiyonları gösterebilmesi için yağ tüketimi gereklidir. Doğru yağ seçimimiz sayesinde yeterli enerjiyi alır, enflamasyonu azaltır, kalp sağlığını korur, A, D, E ve K vitamini gibi yağda çözünen vitaminlerin işini kolaylaştırırız. Rafine edilmemiş, soğuk sıkım zeytinyağı ve sade yağ (ghee) ilk tercihlerimizdendir. Zeytinyağı güçlü bir antioksidan olup, polifenollerce zengindir. Bunun yanı sıra, avokado, zeytin, yağlı balıklar, kuruyemişler ve yağlı tohumlara da beslenmede yer vermek esansiyel yağ alımı açısından büyük önem taşır.

Kahve, şeker ve alkol tüketimini azaltmak

Güncel araştırmalar, rafine şekerin tüketildikten sonra saatlerce bağışıklık sistemimizi baskılayabildiğini saptamıştır. Nişasta ve şekeri sınırlamak, ani insülin salınımını engelleyerek kan glukozunu regüle eder ve genel sağlık durumuna katkıda bulunur. Şeker, alkol ve kafein tüketimini azaltmak aynı zamanda vücuttaki enflamasyonu azaltarak, obezite, Tip 2 diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik hastalıklara yol açma riskini de azaltır.

Süt ve süt ürünlerini kısıtlamak

Süt ve süt ürünleri, gluten, soya ve alkol, tolere edilmesi zor gıdalar arasında sayılabilirler. Pek çoğumuz, içeriğindeki A1 kazein ve laktoz sebebiyle süt ve ürünlerine alerji/intolerans geliştirebiliriz. Günümüzde tükettiğimiz sütlerin içerisinde antibiyotik, büyüme faktörleri, alerjenik protein gibi katkı maddeleri olduğu için, süt doğal yapısından uzaklaşarak endüstriyelleşmiş bir besin haline gelmiştir. Vücuttaki enflamasyona sebep olabileceği için hassasiyet gösterdiğimiz veya gösterebileceğimiz gıdaları beslenme programımızdan uzaklaştırmak önceliklidir. Süt yerine bitkisel sütler tercih edilebilir. Kalsiyum açısından zengin olan koyu yapraklı yeşillere, sardalyaya, brokoliye, bademe beslenme düzeninizde daha çok yer verebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: A’dan Z’ye antienflamatuar beslenme: Hangi gıda sizi nasıl etkiliyor?

Dyt. Bercis Güner: Dyt. Bercis Güner, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 2012 yılında mezun oldu. 2013 yılından beri Amerikan Hastanesi’nde klinik diyetisyen olarak görev yapan Güner, 2020 yılında Integrative and Functional Nutrition Academy’de fonksiyonel ve bütüncül beslenme eğitimini tamamladı. Dyt. Bercis Güner, Amerikan Hastanesi’nde Fonksiyonel Tıp, Dahiliye ve Code Lotus birimlerinin sorumlu diyetisyeni olarak klinik-poliklinik hasta takibi yapmaya devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale