X

FOMO: Bazen fırsatların kaçması gerek

Çok konuşulan o filmi izlemeyince kendinizi dışlanmış mı hissediyorsunuz? Veya herkesin aldığı o popüler eşyadan sizde de olmasının bir zorunluluk olduğuna mı inanıyorsunuz? Sosyal medya hesaplarınızdan birini açıp, en yakın arkadaşlarınızın bir arada olduğunu ve sizin davet edilmediğiniz bu partide gülüp eğlendiklerini görmek biraz üzücü değil mi? Sık sık böyle mi hissediyorsunuz? Peki bu kötü hissin nedeninin FOMO olmadığına emin misiniz?

Açılımı ‘fear of missing out’  FOMO, bir tür fırsatları kaçırma korkusudur. Bu kişiler çevresinde olan biten her türlü aktiviteye ve bilgiye anında erişebilmek isterler. Bu yüzden ‘hayır’ demek konusunda çok zayıftırlar ve bu korku onlara saçma şeyler yaptırabilir.

İlginizi çekebilir: Sanal dünyadan uzaklaşıp her şeyin fişini çekmek mümkün mü?

FOMO sahibi kişiler, ‘hayır’ demek konusunda çok zayıftırlar ve bu korku onlara saçma şeyler yaptırabilir.

Bu FOMO sahibi insanları çok dikkatsiz, fazla para harcayan ve stres altında bireyler yapar. Çünkü her şeye ‘evet’ derler ve birden fazla işin üstesinden gelmekte zorlanırlar. Bu onları stres içine sokar; her yere yetişme ve bunu yaparken en güzel stil ve eşyaya sahip olma konusunda takıntılıdırlar. Bu ise, her ay yeni bir modanın oluştuğu çağımızda oldukça masraflıdır.

Gerçek bir problem olan FOMO, gelişen internet ve sosyal medya platformlarıyla birlikte kolaylaşmış da değil. Saniyede telefonumuza üşüşen görüntülerin hızına ayak uydurmaya çalışmak FOMO sahibi insanlar için tam bir kabus. Ve bu kabusun içinden çıkmanın  tek çaresi gerçeklerle yüzleşmek. Gerçekten ihtiyacınız olan şeyleri almanız, size iyi gelen insanlarla olmanız ve meşguliyetinizin farkında olmanız gerek.

FOMO ile baş etmek

Eğer kendinizde bu özellikleri görüyorsanız ve bunun arkadaşlarınızın davetlerinden dışlanmanıza neden olduğuna inanıyorsanız bazı şeylere dikkat etmeniz gerek.

Yapılması gerekenler:

  • Problemlerinizi yüz yüze halledin.
  • İletişim kurmaya vakit ayırın.
  • Arkadaşlarınızla birlikte plan yapın. 

Asla yapılmaması gerekenler:

  • Alındığınız kırıldığınız bir durumu sosyal medya iletisiyle ifade etmekten kaçının.
  • Sosyal medyayı bir yarış gibi görmeyin. 
  • Telefonunuzu her an kontrol etmek zorunda hissetmeyin.

İlginizi çekebilir: Sosyal medya insanı yalnızlaştırıyor

Kaynak:

lifehack.org

refinery29.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale