X

İskandinav estetiği fitness yaklaşımına da dahil ediliyor

Son dönemlerde fazlasıyla popüler olan İskandinav estetiğini duymuşsunuzdur. Bu akım, dekorasyon ve modada fazlasıyla yaygın olup modernliği, zarifliği ve minimalizmi öne çıkarıyor. İskandinav tarzı dekorasyonda söz konusu olduğunda basit çizgilere, nötr tonlara, ahşaba ve sıcak aydınlatmalara rastlıyoruz. Moda ise bu trendi bol pantolonlar, örgü kazaklar ve yün paltolarla kucaklıyor.

Dekorasyon ve modaya ek olarak, İskandinav estetiği fitness anlayışlarını da şekillendirmeye başlıyor. Başta Amerika olmak üzere, pek çok ülkede İskandinavlar gibi hareket etme anlayışı yaygınlaşıyor. Bu durumun arkasında ise Norveç, Danimarka ve İsveç gibi İskandinav ülkelerinde yaşayan insanların çok mutlu ve sağlıklı olması bulunuyor. Bu yazımızda, fitness’ta hızla popülarite kazanan İskandinav estetiğinin tüm detaylarını sizler için kaleme aldık.

İskandinav estetiği fitnessı nasıl şekillendiriyor?

İskandinav estetiği, fitnessta farklı egzersizlerle minimalist tasarımı, doğaya uyumu ve holistik bir yaşam felsefesini harmanlıyor. Bu trend, vücudu bir bütün olarak çalıştıran ve köklerini bölgenin coğrafi yapısından alan hareketlere odaklanıyor. Kısacası, bu fitness yaklaşımı doğal ve fonksiyonel hareketleri açığa çıkarıyor.

İskandinav estetiği, minimalist tasarım aracılığıyla klasik spor salonları dönüştürmeyi de amaçlıyor. Bu trend, alışılagelmiş salonlarda hakimiyet kurmuş neon ışıklara ve çok sesli müziklere karşı çıkıyor. İskandinav fitnessı kapsamında, salonlar nötr renklerle, loş ışıklarla ve ahşap dokulu objelerle zenginleştiriliyor. Trendin kucakladığı sakinlik ve minimalizm, spor salonlarını ter dökme alanı olmaktan uzaklaştırıyor. Bu sayede, sporseverler İskandinav tarzına sahip salonlarda antrenmandan sonra kalıp dinlenmeyi tercih ediyorlar. Kısacası, bu trend spor salonlarını etkileyici bir tasarım perspektifiyle huzurlu alanlara dönüştürüyor.

İskandinav fitnessı, ‘’Kötü hava yoktur, sadece kötü kıyafet vardır.’’ mottosunu benimsiyor. Bu motto doğrultusunda, kar kış demeden dışarı çıkılıyor ve hareket ediliyor. Bir başka deyişle, bu yaklaşım havalar soğuduğu gibi açık hava sporlarından vazgeçme anlayışına meydan okuyor.

İskandinav fitnessının barındırdığı hareket biçimleri

Yeni yılda çeşitli ülkelerde yaygınlaşacağı öngörülen İskandinav fitnessı, belirli hareket biçimlerini içeriyor. Bu hareketlerin başında kros kayağı (cross-country skiing) bulunuyor. Bu spor, düz veya engebeli alanlardaki bakımlı kayak pistlerinde kayak ve baton kullanılarak gerçekleştiriliyor. Norveç kökenli kros kayağı, geçmiş dönemlerde karda seyahat etmenin çok verimli bir yolu olarak tanımlanıyordu. Düzenli olarak kros kayağı yapmak, kardiyovasküler sistemi destekleyebiliyor ve hem üst hem de alt vücut kaslarını güçlendirebiliyor.

Nordic walking olarak bilinen batonlu yürüyüş de İskandinav fitnessının sınırları içinde yer alıyor. Batonlarla yapılan yürüyüşler, vücudu çalıştırırken eller dolu olduğu için telefon tutamamayı da sağlıyor. Bu sayede, belirli bir süreliğine dijital detoks uygulanıyor ve zihin rahatlatılabiliyor.

Doğayla iç içe olmayı önceliklendiren İskandinav estetiği, kar ve fırtına olsa bile dışarıya çıkmayı kapsıyor. Bu yaklaşım, yün palto gibi sıcak tutan giysiler aracılığıyla doğanın sertliğiyle başa çıkmayı önceliklendiriyor. Bu öncelik, havanın buz gibi olduğu zamanlarda da fiziksel açıdan aktif kalmayı sağlıyor.

İskandinav fitnessının somut örnekleri

Amerikanlar ve diğer milletlerin İskandinav fitnessına gösterdiği ilgi, birçok gerçek dünya örneğiyle somutlaşıyor. Örneğin, Danimarkalı fitness markası Nrthrn Strong, New York’ta ilk Amerika şubesini açtı ve antrenman programını kros kayağı üzerine kurguluyor. Bu örneğe ek olarak, Amerika’da soğukta koşu ve sauna gibi İskandinav pratikleri de hızla yaygınlaşıyor.

Nrthrn Strong’un kullandığı yumuşak aydınlatma ve şık makine örnekleri, Toronto ve New York’ta şubesi bulunan Othership’te de hissediliyor. Modern bir hamam olarak tanıtabileceğimiz Othership, loş ışıklandırma ve ahşap panelli oturma alanlarıyla İskandinav estetiğini somutlaştırıyor.

New York’ta yaşayan İsveçli fitness eğitmeni Karolina Rhenman, batonlu yürüyüşün Central Park’ta zirveye tırmanışından bahsediyor. Rhenman, yaşlı bireyler arasında popüler olan batonlu yürüyüşün İskandinav ülkelerinden diğer bölgelere doğru etkili bir şekilde uzandığını belirtiyor.

Rhenman, aynı zamanda günlük rutinde aktif olmayı da vurguluyor; bisikletle işe gitmek, arkadaşlarla yürüyüşe çıkmak veya doğada vakit geçirmek İskandinav estetiğinin önemli parçaları olarak tanımlanıyor.

Siz de İskandinav fitnessını benimseyerek daha sağlıklı ve iyi hissettiğiniz bir yaşam tarzı geliştirebilirsiniz. Şimdi, hava sıcaklığına uygun bir şekilde giyinip sokağa çıkmanızın ve yarım saat yürüyüş yapmanızın tam zamanı.

İlginizi çekebilir: Sisu, Friluftsliv, Niksen ve daha fazlası: Kuzey ülkelerinden ilham verici yaşam felsefeleri ve mutlu yaşamın sırları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale