X

Fırında karnabahar topları: Sofranızda kış güzeline yer açın

Şubat ayının karlı günleri yavaştan geldi ve geçti… Bu esnada kış sebzelerini evimizde keyifli atıştırmalık olarak kullanmak isteyenlerle “Karnabahar Topları” tarifi paylaşmak isterim.

  • Karnabaharın parça parça güzel çiçeklerinden dilediğiniz boyutta kök kısmından keserek hazırlayınız.
  • Bir kap içerisine bir yumurta, iki yemek kaşığı hardal, dilediğiniz baharatlardan (ben kişniş, karabiber ve zerdeçal kullandım) ekleyin. Tabii tuzu unutmayın; yarım çay kaşığı kadar yeterli olur.
  • İki yemek kaşığı zeytinyağı ve 2 yemek kaşığı mısır unu ilave edip karıştırın.
  • Koyu kıvamlı bir sos elde edeceksiniz. Eğer çok sulu kalırsa biraz daha mısır unu ya da çok koyu kıvamda olduysa azıcık su kullanarak kıvamını açabilirsiniz.
  • Burada asıl olay karnabahar çiçeklerini tamamen kaplayıp sarabilecek sosu yakalamak.
  • Ardından karnabahar parçalarını sap kısımlarından tutup tamamen bu sosa bulayıp fırın tepsisine koyun.
  • Üzerine dilerseniz çörek otu veya susam serpiştirebilirsiniz.
  • 180 derece ısıtılmış fırında ortalama ceviz büyüklüğündeki karnabahar parçaları için 20-25 dakika yeterli oluyor. Siz boyutlarını kendiniz belirleyeceğinizden fırında kontrol ederek üzeri kızarıncaya kadar pişirebilirsiniz.

Karnabahardan güzel çiçek parçaları ayırdınız, peki geri kalan parçalar? Sakın atmayın! Kalan tüm sebze parçalarını değerlendirebileceğiniz bir çorba yapabilirsiniz. Kalan parçaları, bir patates, bir havuç, yarım soğan ile haşlayıp el blender’ından geçirip güzel bir çorba elde edebilirsiniz. Yağ bile koymanıza gerek kalmadan, baharatlarla tatlandırabileceğiniz kolay çorba hazır. Üstelik kalan tüm sebze parçalarınızı değerlendirmiş olacaksınız. Afiyet olsun!

İlginizi çekebilir: Evde tortilla keyfi: Hamurundan sosuna dek, tortilla keyfini eksiksiz yaşayacağınız bir tarif

Gizem Özaydemir: 1988 İstanbul doğumluyum. Profesyonel hayatıma Türkiye’nin ilklerinden olan bir sağlıklı yaşam merkezinde başladım. Detoks ve raw food ile tanışmam orada gerçekleşti. Bu durumumu geliştiren ve destekleyen şey ise yabancı dilimi geliştirip, çalışmalarımı derinleştirmek için ABD’ye gidişim oldu. Kendimi bulduğum mesleğin aşçılık olduğunu burada keşfettim ve profesyonel mutfak hayatım başlamış oldu. Bir Fransız restoranında çalıştıktan sonra profesyonel aşçılık eğitimimi tamamlamak için Türkiye’ye döndüm. Ardından uzun yıllar İstanbul’un önemli restoranlarında her basamakta çalıştıktan sonra mutfak şefi olarak görev aldım. Diğer önemli değişimimi ise Nepal’de gönüllü olarak yemek yaptığım ve meditasyon eğitimi aldığım manastıra borçluyum. Yiyecek çeşitliliğimiz içerisinde, tüketim şekillerimiz ve üretimin en önemli kaynağı olan tarım ile ilgili araştırmalara yoğunlaştığım bir dönemdeyim. Coğrafyanın yeme içme üzerindeki etkileri ve anneanne/babaanne mutfağına dönüş ile ilgili çalışmalarımın yanı sıra profesyonel aşçılık hayatıma devam etmekteyim.
İlgili Makale