X

Farkında olmak ya da olmamak… İşte bütün mesele bu!

Şifre lazım olsaydı bazı kapılardan geçerek bazı yerlere ulaşmak için hayatta, herhalde bu “farkındalık” olurdu.

Hangi kapıdan geçeceğini bile bilmen için önce “farkında” olman gerekir, hem kapının, hem yolun, hem kendinin, ayağının altındaki yerin, başındaki göğün.

İyileştirebilmek için, önce yaralarını farkında olmalısın mesela. Yok-muş gibi davranmak değil, var-mış, bak buradaymış demek lazım. Yaranın yerini tespit etmeden merhemi süremezsin. Hangi merhemin hangi yaraya iyi geleceğini bilemezsin, yarayı görmeden.

Güzellikleri de parlatmak için farkında olman gerek. Seni güçlü kılan yönlerini keşfetmeli, fark etmelisin. Sonra da onları parlatmalısın. Onlar seni sen yapan şeyler. En güçlü kaslarındır seni ayakta tutanlar, tıpkı yaraların gibi. Her ikisi de en iyi bildiklerindir çünkü.

Bunlarla birlikte, “ya iyi ya da kötü” değildir hayat. Çoğunlukla ikisinin arasında bir yerlerdedir. Hayatında sadece en güçlü ve en zayıf yanlarınla var olmazsın. Zaman zaman grilere bulanır, griliklerde yüzer durursun. Biraz bilirsin de, tam bilmezsin hani bazı şeyleri. Tam bilsen ne iyi olur, hani. İşte bunun için de önce eksiğini fark etmen gerek.

Yeri geldi mi insan, hem eksiğini hem tamını bilmeli. Tam etmek istedikleri için çalışmak istiyorsa, bunu fark etmeli önce. Sonra kabul etmeli ve sonra da harekete geçmeli.

Harekete geçmek çok çok çok önemli. Çünkü harekete geçilmezse, farkındalık çok ekşi bir tat bırakır ağızda. Hatta kimi zaman yakar. Bundandır “cehalet mutluluktur” lafı. Bildiğin an, farkındalıkla bir kapı açılır. Artık kirişin altındasındır ve bir adım atman gerekir. Orada öylece durmaya çalışırsan yorulursun.

Kapı açıldığı an içinden geçmen gerek. Kapı bir süre sonra kapandığında kendini bir tarafında bulmalısın. Belki tercihin geri adım atmak olur, bazen ileri. Ancak hiçbir zaman o kapının kapalı olduğu ilk an gibi olamazsın. Aksiyona geçtiysen ve yaptıklarını içine sindirdiysen geri de adım atsan ileri de, hayat seni ileri taşır zaten. Yeter ki sen fark et, hareket et ve içine sindir yaptıklarını.

Bazen o grilikler içinde griye gri diyebilmek de meseledir. Biriyle masaya oturup grinin tonlarını tartışabilmek için önce iki tarafın da aynı rengi gördüğünden emin olmak gerek. Çoğu ilişkide bir tarafın farkındalığı çok düşükse eğer, iletişimde sorunlar yaşanır.

Farkındalık çok gerekli hayatta. Bazen başlamak için, bazen de durmak için. Hayatta karşımıza çıkan kapıları görmek ve içlerinden geçebilmek için.

Yolculuk bitmez, yol bu uzun. Arada bazı şifreler de lazım oluyor. Küçük farkındalıkların gücü kendilerinden çok büyük. Kimi kapıları açar, kimilerini kapar ama hep ileriye taşır kişiyi, eğer ucuna takılmış bir de hareket varsa.

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale