X

Evrim Cantimur ile “Kıyı Müzik” üzerine

Evrim Cantimur ile “Kıyı Müzik” üzerine

“Radyo” dendiğinde geçmişi hatırlayıp, walkmanlerimizle müzik dinlediğimiz zamanların da ötesine geçeriz. Halbuki radyolar hayatımızdan hiç çıkmadı, sadece şekil değiştirdiler.

Artık dünyanın her yerinde Spotify, 8 Tracks, Deezer gibi radyo benzeri online yayınlarla modumuza uygun şarkı listelerinden müzik dinleyebiliyor,  bunları sevdiğimiz insanlarla paylaşabiliyoruz.

Türkiye’de bu tarz yayınlar henüz ortaya çıkmadı diye üzülürken, “Kıyı Müzik” bu alanda hızlı bir çıkış yaptı ve radyo olgusunu yeniden hayatımıza soktu. Yayın hayatına Facebook‘ta başlayan “Kıyı Müzik”, oldukça ilgi gördükten sonra web yayını haline geldi.

Uplifers olarak Kıyı Müziğin yaratıcısı Evrim Cantimur ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İşte yaratıcısının dilinden Kıyı Müzik:

1. Evrim Cantimur kimdir, neler yapar?

1981 doğumlu. 13 yaşına kadar diğer insanların da kendisi gibi gördüğünü düşünerek, fazlasıyla miyop olan gözleriyle yarım yamalak yaşamaya çalıştı; ama bu arada durmadı ve diğer duyu organı olan işitmeyi fazlasıyla geliştirdi (en çok dokunma duyusunu geliştirdi ama 🙂 )

30 yaşına kadar hiç durmadan dinledi, en sonunda dinlediklerini paylaşmanın zamanı geldiğini düşünerek internet üzerinden radyo yayını yapan ve müzik içeriği üreten Kıyı Müzik’i kurdu, bu sayede hayatına farklılık ve farkındalık kattı.

3. tekil şahıs olan Evrim Cantimur 🙂

2. Kıyı Müzik projesi nasıl başladı? Proje öncesinde müzikle olan ilişkiniz nasıldı?

İnternet mecraları olan bir şirkette çalışıyordum. Orada nadir de olsa sosyal medya sayfalarında müzik paylaşımı yapıyorduk, binlerce insana sevdiğin şarkıları yayma fikri çok hoşuma gitti. Ben de sosyal medya üzerinden şarkı paylaşmak adına Kıyı Müzik oluşumunu başlattım. Sonra olaylar gelişti, radyo ve içerik üretimi yapan bir yayına döndük.

Hatta hızımızı alamayarak 2013’ün ilk yarısında 3 konserlik bir seri düzenledik. Get Well Soon, Shannon Wright ve Ramona Falls gibi en sevdiğimiz grupları yerinden yurdundan alıp güzel İstanbul’a getirdik.

3. Kıyı Müzik’te yayınladığınız parçaları seçerken kullandığınız kriterleriniz nelerdir? Kategorize etmek istersek, Kıyı Müzik’te en çok hangi tarz müzikleri bulabiliriz?

Ana tarz olarak “Bağımsız Rock” müziğine yer veriyoruz ancak tarzından çok, duygu yüklü ve karakterli şarkılar Kıyı’da kendine yer buluyor. Kıyı Müzik bağımlılığının en güçlü noktası da bu.

4. Kıyı Müzik yayınlarında torpil yaptığınız gruplar ya da müzisyenler var mı? Favorilerinizden birkaçını bizimle paylaşır mısınız?

Yayın akışı biraz da benim o zamanki moduma göre şekilleniyor. Dönem içerisinde bazı gruplara, şarkıcılara takılabiliyorum ve sürekli onları çalmak istiyorum. Sosyal medya kanallarında da sevgimi belirtiyorum.

Connan Mockasin, The Dears, Calla ve Radiohead torpilli gruplardan…

5. Facebook sayfasında yayın yaparken, site açmak için sizi motive eden şey neydi?

Radyo fikri başlı başına motive ediciydi. 7/24 yayın yapan, sürekli sevdiğin şarkıların döndüğü, kendi programlarını yapabildiğin bir oluşum; daha ne olsun.

Radyomu test aşamasındayken ilk cep telefonumda dinlemiştim ve o anki mutluluğum tarif edilemez.

6. İnternet ortamında aldığınız yorumlar çok pozitif. Ekşi Sözlük’ten: “bu kadar ahenk içinde şarkı çalan radyo zor bulunur. Bağımlılık yapmakla birlikte; özellikle ofis ortamında farklı boyutlara geçmenizi sağlayarak çalışma hayatını kolaylaştırıp, yaşamayı unutturuyor.”  Bu yorumlar, projeyi devam ettirmeniz için motivasyon kaynağı oluyor mu?

Olmaz mı, hem de deli gibi oluyor. İnsanların hayatlarına dokunmak çocukluktan beri istediğim bir şeydi, hayatları değiştirmek… Kıyı sayesinde bir parça gerçekleştirmiş oluyorum. Hem de enteresan yayınlar yaparak kendimi bile şaşırtıyorum bazen, bunu ben yapmış olamam diyorum.

7. Müzik sizin için bir tutku mu? Tutkularını projelere dönüştürmek ve paylaşmak isteyen Uplifers okuyucuları için önerileriniz neler?

Müzik tutkunun da ötesinde aslında. Dinlemeden duramayan biri var karşınızda. Bazen hasta olduğumu düşünüyorum sırf bu nedenden dolayı.

“5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?” sorularına hiç cevap veremeyen insanlardanım. Bir iş planım olmadı Kıyı Müzik’i kurarken. Geleceğe dair hiçbir planım yoktu; sadece güzel bir iş yapacağımı biliyordum ama içini nasıl doldururum bilmiyordum. Zaman içerisinde her şey netleşti. Hayatımda yaptığım en güzel işleri yaptım bu sayede. Dünyaca ünlü grupları buraya getirdim, en sevdiğim gruplardan The Dears ile akustik kayıt yaptım, ana akım medyada bile eşine rastlanmayan programlar yaptım. Önümüzdeki dönemde de güzel işler kendiliğinden geliyor olacak.

İnsanlara önerim harekete geçmeleri. En sevdikleri şeye dair bir şeyler yazmaya ve çizmeye başlasınlar, günümüzde internette bir oluşum başlatmak hem iş yükü olarak hem de bütçesel anlamda çok uygun. Bu fırsatı değerlendirsinler.

İyi iş yapıyorsan, samimiysen ve bir değer yaratıyorsan kimse seni tutamaz.

8. Uplifers hakkında neler düşünüyorsunuz?

Uplifers da yukarıda bahsettiğim gibi hayatlara dokunuyor, insanların hayatına değer katmak istiyor ve bunu karşılıksız yapıyor. Uplifers yol gösteriyor, cesaret aşılıyor ve farklılıkları ortaya çıkarıyor.  O yüzden değerli bir mecra, yolunuz açık olsun her daim.

 

 

Deezer Türkiye’de!

Kıyı Müzik demiş ve Türkiye’deki online müzik yayınlarından bahsetmişken, Deezer’ın da 16 Eylül’de Türkiye müzik piyasasına giriş yaptığını duyuralım istedik.

İlk global dijital müzik streaming servisi olan; 182 ülkede aylık 10 milyon aktif kullanıcıya ulaşarak, dünyanın dört bir yanında müzik dinleme hizmeti sunan dijital müzik platformu Deezer; Türk kullanıcılarına yönelik hazırlanan içerik ve hızla genişleyen yerli kataloğu ile yayın hayatına başladı.

Kullanıcılarına “Discovery”, “Premium” ve “Premium +” kategorilerinde aylık üyelik karşılığında;  320 kb/s kalitede  25 milyon şarkıdan oluşan müzik arşivine erişim imkanı sunan Deezer’ı:

Resmi İnternet Sitesi : www.deezer.com

Deezer Facebook Sayfası : https://www.facebook.com/deezer

Deezer Twitter : https://twitter.com/Deezer

Deezer Türkiye Twitter : https://twitter.com/DeezerTurkiye

adreslerinden takip edebilirsiniz.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale