X

Evrenin oluşumu: “Büyük Patlama”nın muhteşem animasyonu

Bigbang – Büyük Patlama animasyonu

Stephen Hawking’in görünmezlik ve yok oluş ile ilgili cevaplanması en zor sorular üzerine çalıştığını hepimiz biliyoruz. Peki, Hawking’in bu konularla ilgili bulguları neler? Neden görünmezlik konusuna bu derece yoğunlaşmış durumda? Kara deliklerin merkezinde ne var?

Bu ve bunun gibi soruları sormak da cevabını araştırıp bulmak da ileri düzeyde fizik bilgisi gerektiriyor. Ancak birazdan izleyeceğiniz animasyon, 3 dakika gibi kısacık bir sürede size üzerinde yaşadığınız evrenin oluşumuyla, kuantum fiziğiyle ya da kara deliklerle ilgili gerekli bilgilerin tümünü, hiçbir fazlalığa yer vermeden, net bir şekilde açıklıyor. İşte 21.yüzyılın dahi fizikçisi Stephen Hawking, kara delikler ve Evren’in oluşumu;

“Kara delikler oldukça yoğun objelerdir. Herhangi bir yerçekimi karşısında bu delikler inanılmaz enerjilerle düşüşe geçerler ve etraflarındaki her şeyi beraberlerinde sürüklerler. Stephen Hawking’le kara delikler üzerine çalışmalarda bulunan fizikçi Roger Penrose’a göre, kara deliğin merkezine seyahat etmemiz mümkün olsaydı, burada karşılaşacağımız şey yalnızca teklik” olurdu.

Teklikte, bir sürü şey küçücük bir yere sıkıştırılmıştır ve yer çekimi sonsuzdur. Bu yoğun tekliğin evrendeki bir noktaya tıpkı bir çivi gibi çakıldığını düşünün. Sonsuz büyüklükteki bir yoğunluğun, evreni tıpkı bir kurşunun kumaşı ortasından deldiği gibi deldiğini; ve şu ana kadar bildiğimiz bütün fizik teorilerini alt üst ettiğini… Oldukça korkutucu bir durum.

Bir kara deliğin sınırlarında neler oluyor?

Vakumlanmış bir şişeye dışarıdan baktığınızda içinde hiçbir şey olmadığını düşünebilirsiniz; ancak durum böyle değil, en azından kuantum teorisine göre… Vakumlanmış bir şişe, parçacıklarla ve parçacık olmayan şeylerle doludur ve  bu şeyler hiçbir yerden bir yerlere doğru yolculuğa çıkar ve kaybolurlar. Bu olay meydana geldiğinde, yani tanecikler kara deliğin sınırlarına doğru savrulduklarında, aynı olan parçadan bir tanesi düşmekten kurtulmak için diğer parçacıktan ayrılır. Kaçan parçacıkların yarattığı bu küçük fırtına “Hawking Radyasyonu” olarak bilinir.

Kara deliğin içine doluşmuş olan, kaçamamış parçacıklar ise negatif kütleye sahiptir. Bu nedenle bu negatif kütleli parçacıkların varlıkları, kara deliğin zamanla küçülmesi ve bir süre sonra yok olması demektir. Aslında çok çok uzun bir süre sonra… Fakat, kara delik yok olmasına çok az bir süre kalmışken, ancak milyonlarca atom bombasının çıkarabileceği bir enerji saçarak patlar ve arkasında kendisine dair hiçbir şey bırakmadan ortadan kaybolur.

Stephen Hawking neden yaşayan en ünlü bilim adamı?

Hawking; evrende geçmişte var olmuş, şu an var olan ve gelecekte var olacak olan her şeyin bir teklikte, yani küçücük bir kara delikte sıkışmış olduğunu ve insanların, yıldızların, galaksilerin, gezegenlerin varlığının tek sebebi olan bu küçük yoğunluğun, Big Bang patlamasıyla yok olarak içinde yaşadığımız evreni yarattığını açıklayan bilim adamı. Hawking’in her açıklamasının mutlaka temellendirilmiş, mantıksal ve bilimsel verilere dayanması hayranlık uyandırıcı.”

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale