X

Evrenin muhteşem matematiği ile tanışmaya hazır mısınız?

Her nereye bakarsak aynı muhteşemliği görmekteyiz. Güneşin doğuşu muhteşemdir, mevsimlerin oluşumu muhteşemdir. İnsan vücudunun mucizeleri, örneğin bir bebek dünyaya getirebilmek, kalp atışı ve her noktaya kanı pompalayabilmek, hücrelerin bölünebilmesi, bir şarkıyı duyabilmek, bir reçelin tadını alabilmek, ağlayabilmek, aşık olmak örneğin, her biri başlı başına muhteşemdir!

Sonra okyanusun üstü, okyanusun altı, karanlıklar, rüzgar, yağmur, volkanlar, kutuplar, ıssız adalar, tropik ağaçlar, kumsallar ve burada daha sayamadığımız insan eliyle yapılmamış olan bu dünyanın yaradılışına dahil olan her şey ama her şey muhteşemdir. Ve öyle bir yaradılış matematiği uygulanmıştır ki her şey birbiriyle doğal bir denge halindedir. Hiçbir ağaç diğerini öldürmez, hiçbir gezegen fizik kuralları el vermedikçe diğerini kapatmaz, diğerine göre sadece ve sadece belirli bir rota üzerinden belirli bir hızda ilerler. Ve öyle ki dünya üzerinde yaradılışa dahil olan tek şey yaşamaya devam etmek için kurban olmak veya kurban etmektir. Bunun dışında öyle muhteşem bir matematik vardır ki evren, toprak, dünya, varlık tek kelimeyle muhteşem bir denge ile korunmuştur.

Evrenin bugüne kadar bilim gücü ile açıklanmış tüm kuram ve kavramlarında, yer çekiminin gücünden suyun kaldırma kuvvetine veya manyetik alanlardan ışık hızına kadar tüm bu bilimsel açıklamaların ardında muhteşem bir yaradılış dengesi tezahür etmektedir. Matematik tüm bu kavramların sayılara ve sayfalara dökülmüş hikayesini bizlere fısıldar.

Peki daha yakından baktığımızda bu dengeyi matematik ile açıklamak mümkün müdür? Yüzyıllar boyunca bilim insanlarının evrendeki matematiği daha fazla anlayınca adeta büyülendikleri doğru mu? Veya şöyle soralım: Bizlere çok olağan gelen yukarıda saydığımız tüm güzelliklerin arkasında nasıl muhteşem bir akıl ve muhteşem bir hesap yatıyor? Evren ve tüm doğal akış nasıl matematikle yaratıldı?

Bu hafta okuma fırsatı bulduğum ve bu yazıyı yazma konusunda bana ilham veren iki kaynağı paylaşmak isterim: Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı (Drunvalo Melchizedek) ve Tanrı Matematikçi mi?Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı (Drunvalo Melchizedek) ve

“Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı; Doğadaki Spiraller (…)
Bu çam kozalağında biri bir tarafa diğeri de öbür tarafa giden çift spiral görüyorsunuz. Bu tarafa ve diğer tarafa dönen spiralleri saydığınızda, her zaman Fibonacci dizilimindeki iki ardışık sayı çıkacaktır. Bunların 8’i bir yöne ve 13’ü de diğer yöne gidecektir, ya da 13’ü bir tarafa, 21’i de diğer tarafa gidecektir. Doğada bulunan birçok başka çift spiralli desenler, bildiğim kadarıyla, bu şablona her durumda uyacaktır. Örneğin ayçiçeği spiralleri, her zaman Fibonacci dizilimine uyar.”

İşte yaşadığımız evren böyle ince bir matematik sanatı üzerine kurulmuştur. Ve bizler bilmeden etrafımızda bir karıncadan bir ayçiçeğine kadar bu muhteşem matematik dengesiyle bezenmiş durumdayız. Evreni anlamak, aslında evrenin matematiğini görebilmek ve bu muhteşem yaradılış kavramının son derece ince ayrıntılarda gizli olduğunu anlayabilmekle orantılıdır. Bu muazzam matematikle düzenlenmiş evrenimizin o muhteşem, eşi benzeri olmayan yaradılışını bir kez daha bu yazıma eşlik eden sizlerle birlikte kutluyorum!

İlginizi çekebilir: Motivasyon gerçek bir mucizedir: Her şeyi mümkün kılan enerjiyi keşfedin

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale