X

“Evren atomlardan değil, küçücük hikâyelerden yapılmıştır”: Senin hikâyen ne?

Çok sevdiğim bir söz var, “Evren atomlardan değil, küçücük hikâyelerden yapılmıştır” diye. Kime ait olduğunu bilmiyorum ama ben de böyle düşünüyorum.

İnsan hikâyeleri her zaman ilgimi çekmiştir çünkü her biri parmak izi gibi eşsiz ve belirleyicidir. Hepimiz sıkça dışarıdan şöyle bir bakıp birbirimizi tanıdığımıza kanaat getirir, hatta biri sorduğunda da fikir belirtmekten geri kalmayız: “Aa o çok şöyledir, ben biliyorum” diye. Hâlbuki birinin hikâyesini bilmeden onu gerçekten tanıdığınızı söylerseniz eksik kalır.

Peki, bu durum sadece başkası için mi geçerli? Ya kendi hikâyemiz? Onu da bilmeden kendimizle ilgili pek çok şey eksik kalır işte.

O zaman önce işe kendimizden başlamalıyız çünkü kendi hikâyemizin farkındaysak o kadar şahane ki, o “bilme” hali. İnsanı özgürleştiriyor. “Bilme” hali sayesinde kendi hikâyemize sahip çıkmaya başlıyoruz.

Başrole kimi koymuşuz, yardımcı karakterler kimler, mekân, kostümler, hatta replikler… Hepsini fark ediyoruz. Hangi duyguları, hangi düşünceleri baş tacı yapmışız, hangilerini bir kenarda unutmuşuz, hangilerini unuttuğumuzu sanıp kendimizi kandırmışız? Acılarımız neden? Peki ya, ne bizi heyecanlandırıyor hayatta? Bir ilişkide ne arıyoruz, peki biz bir ilişkiye ne katmaya razı oluyoruz? Değerlerimiz ne? Onları layığıyla yaşatıyor muyuz? Ana fikri ne bu hikâyenin?

Hikâyeyi anlamak çok da basit değil; bugüne kadar hiç sormadığın soruları kendine sorman gerekebilir, hatta bazı şeylerle yüzleşmeye de hazır olmalısın. Ancak bir o kadar da basit, çünkü onu senden daha iyi bilen başka kimse yok.

Hikâyeni öğrenmen önemli; yolundaki sapaklar için, ne zaman ana yola çıkıp ne zaman yan yola gireceğini bilmen için, yolculuğuna eşlik edenleri seçmen için, ne zaman mola vereceğini, ne zaman son sürat gideceğini bilmen için ihtiyacın var. Sana iyi gelenleri, iyi gelmeyenleri bilmen için, sorularına kendi cevaplarını verebilmen için gerekli.

Başla bir yerden. Başla ki, hikâyende sana ait olmadığını düşündüğün yerleri değiştirebil, kendini yardımcı oyuncu yaptıysan fark et, mekânı sevmediysen harekete geç; en önemlisi bil ki, kendi hikâyene sahip çık.

Hadi başla bir yerden… Senin hikâyen ne?

İlginizi çekebilir: Farkında olmak ya da olmamak… İşte bütün mesele bu!

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale