X

Eve dönüş yolumuz yogada saklı

Yoga, nereden baksan 18 senedir hayatımda. Özde’yi anlamama ve dönüştürmeme yarayan en muazzam yöntemim, pusulam oldu.

Bence yoganın en sihirli yanı; onu sadece fiziksel bir hareket sanıp, iyi geliyor diye yoga stüdyolarını aşındırırken bir anda sizinle derin bir düzlemde çalışmaya başlaması.

Bazıları için hikaye burada başlar ve burada biter. Ama bazıları için bu yol, tavşan deliğinin derinliklerine kadar uzanır.

Benim hikayem de öyle başladı.

Yola ilk çıktığımda, yoga hareketlerinin adeta bağımlısıydım. İlk derslerde bedenimin yapabildikleriyle ne kadar övündüğümü anlatamam. Yanımdaki, önümdeki kişilerden “daha iyi” olduğum için kendimle gururlanırdım.

Ama yoga sadece bu değildi.

Eğitimler birbirini kovalarken bunu anlamaya başlıyordum; fakat gerçekten idrak ettiğimi hiç sanmıyorum.

Hayat, beni ölümle yaşam arasındaki o dar kavşaklardan geçirdi -ve orada yoga, yaşam kaynağım oldu.-

(Ah, arkadaşlar, herkese idrakın kolayca gelmesini dilerim.)

O kavşaklardan geçerken her şeyin darmadağın oluşunu izledim. Altımdaki zemin sallanırken, gerçek pratik paraşütüm oldu. O paraşütle geçtim karanlıklardan, yine onunla yeniden yere indim.

Sonra… Soğan kabukları gibi kendimi bir bir soymaya başladım. (Halen de bu yoldayım!)

Bu şekilde olmasını istemiyordum, bazı geceler bunu ben istemedim diye az ağlamadım belki ama her bir kabuğu zarafetle soydum. Çünkü artık ok yaydan çıkmıştı. İleriye adım atmam gerekiyordu.

Beni tanıyanlar bilir; yoga pozlarının içindeki kuralları hiç sevmezdim. Özgürlük yogasının aşığıydım. Ama kabuklar bir kez soyulmaya başladı mı, tutunduklarım da gidiyordu.

Ve bir gün… Yoga’nın gerçek kökleri hayatıma girmesine izin verdim. Bu konuda da çok katıydım! Hindistan’ın kadim bilgeliği yaşamıma akmaya başladı. İşte o andan itibaren her şey anlam kazandı.

O, anlam köküm oldu. Bu benim dediğim her şeyi yeniden değiştirdi.

Seneler önceki fotoğraflarıma baktığımda, o genç kızın yürüdüğü yollarla gurur duyuyorum. Gördüğü her şeye rağmen, yürümeye devam ettiği için… Ona baktıkça kalbimde hafif bir meltem esiyor.

Çünkü o kızın içindeki aşk sayesinde bugün buradayım. O aşk büyüdü, filizlendi.

Şimdi en çok aşık olduğum şeyi anlatıyorum.

İçimde yetişen bu filizlerin, başkalarında da yeşermesi umuduyla çalışıyorum.

Bugün benim için yoga; etiketlerimi bıraktığım, aynı okyanusta yüzdüğümüzü hatırladığım ve  o’ndan hiç ayrılmadığımın büyük idrakın pratiği.

Fiziksel pratikten, hiç olmadığı kadar keyif alıyorum. Ama artık onunla bir yere ulaşma çabam yok. Araç olanı amaç yapma eğilimim dönüştü.

Kalbinizi dinleyin.

Size iyi gelen yöne doğru attığınız her adım, zaten sizi kendi yoganıza yaklaştıracaktır. Yoga’nızda evinize dönüş yolunuz saklı.

“Yoga” dediğimiz şeyin idrakına ulaşmak için koşmayın. Başkasının pusulasını kendinizin yapmayın.

Hepimiz farklıyız. Hepimize iyi gelen şey de çok farklı.

Başkası gibi yolu yürümenize gerek yok!

Kimimiz yazı yazmayı sever, kimimiz dans etmeyi, kimimiz suya dalıp yüzmeyi…

Herkesin yogası kendine.

Sana ne iyi geliyorsa… Özünün gerçeğiyle hareket etmeni sağlayan, seni yaşamla “bir” hissettiren her ne varsa -işte o senin yogan.-

Bu yüzden benim yolumun böyle akması, seninki de böyle olacak anlamına gelmiyor. Yaşam, sürekli gelişiyor, değişiyor.

Kalbinizi titreten yoganızı bulun. Ve bilin ki o bile değişecek.

Hayat, yeri geldiğinde “biliyorum” dediklerini yakma cesaretinde saklıymış. Çünkü gerçek dönüşüm, tavşan deliğinin derinliğinde başlıyormuş.

Nazikçe bir kazı yapar gibi kendinize sormaktan çekinmeyin: Şimdi nereye? Ne yaparsam bu an daha keyifli, daha coşkulu olur?

Ve içinizdeki ses belirginleştikçe, adımlarınızı aynı zarafetle atın.

Burası sizin yaşam kaynağınız.
Burası sizin yoganız.
Burası her düştüğünüzde yeniden doğacağınız yerin ta kendisi.

Burası aslında eviniz.

İlginizi çekebilir: Her zaman yeniden başlayabilirsin

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale