X

Evdeki boş ve şekilsiz alanları değerlendirmenin yolları

Merdiven altı, köşe, koridorun sonu, odadaki şekilsiz bir alan… Her evde vardır o alanlardan; boş bıraksanız olmaz, her istediğinizi yerleştirseniz dekorasyon faciası gibi görünür. İşte bu tür alanları dekorasyonun bir parçası haline getirmek için biraz daha dikkatli ve özenli davranmak gerekir. Peki nasıl? İşte evdeki boş ve şekilsiz alanları değerlendirmenizi sağlayacak yaratıcı öneriler:

1. Aynalar ve antika objelerle görselliği güçlendirin

Evin girişindeki köşe, koridorun sonundaki alan gibi noktalar evinizin çok kullanılan geçiş alanları olmakla birlikte salon, mutfak gibi çok vakit geçirilen alanlar değildir. Bu alanlara ayna asarak veya antika objeler yerleştirerek daha şık ve görsel açıdan güçlü bir alan yaratabilirsiniz.

2. Dekoratif bir rafa ne dersiniz?

Evinizdeki bazı sıkıcı ve boş duran alanlara mobilya yerleştiremeyebilirsiniz. Ancak duvara asacağınız ince, ufak bir raf ve üzerine yerleştireceğiniz objelerle bambaşka bir hava yaratabilirsiniz.

3. Gömme dolapla işlevsellik katın

Evinizdeki şekilsiz bir alana yaptıracağınız gömme dolapla hem işlevsellik katabilir hem de dolap kapaklarıyla vereceğiniz şekil sayesinde formunu değiştirebilirsiniz. Seçeceğiniz renkli dolap kapakları, dekorasyonun bir parçası olabilir.

4. Sanatsal bir dokunuş ekleyin

Güzel bir resim, estetik bir fotoğraf, bir heykel bulunduğu alanın havasını birden değiştirebilir. Evinizdeki şekilsiz ve boş bir alanı, bir sanat eseriyle evinizin en güzel noktası haline getirebilirsiniz.

5. Bitkiyle enerjisini değiştirin

Bitkiler, bulundukları alanın enerjisini bir anda değiştirir. Evinizde dekorasyonu zor bir nokta varsa, bitkilerle bu noktayı dönüştürebilirsiniz. Büyük bir bitki veya sehpa üzerinde konumlandırılmış küçük bir bitki işinize yarayabilir.

6. Aydınlatma ekleyin

Evinizdeki kullanılmayan bir köşeye yerleştireceğiniz lambader veya abajur hem dekoratif görünür hem de evinizin daha aydınlık olmasını sağlar. Eğer yumuşak ışığı olan, dekoratif bir parça seçerseniz daha iyi sonuçlar alabilirsiniz.

7. Oturma alanına dönüştürün

Ufak bir koltuk, sandalye veya minderlerle evinizde ekstra oturma alanı yaratabilirsiniz. Belki hiç oturulmayacak bir alan olabilir. Ancak bunu dekoratif bir hamle olarak görebilir, evinize bu şekilde sıcaklık katabilirsiniz.

8. Ufak bir masaya ne dersiniz?

Evinizdeki boş bir alana ufak bir masa veya sehpa yerleştirebilirsiniz veya masaya dönüştürebilirsiniz. Örneğin kalorifer peteğinin üstüne kestireceğiniz bir parça mermer ile ufak bir masa yaratabilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale