X

Evde bitki yetiştirirken en çok yapılan yanlışlar: Evdeki bitkilerimiz neden ölüyor?

Evde bitki yetiştirmek kolay iş değil. Kimisi çok fazla ışık istiyor, kimisi fazla ışığı sevmiyor, kimisi susuzluktan ölüyor, kimisi fazla suyun içinde boğuluyor. Üstelik hiçbir zaman isteklerini size söylemiyorlar, sizinle iletişim kurmuyorlar. Onların isteklerini, sizin tahmin etmeniz gerekiyor. Bu birbirinden güzel nazlı bitkilerin belli başlı şikayetlerini, söylemek isteyip de söyleyemedikleri ihtiyaçlarını bir araya getirdik. İşte evde bitki yetiştirirken en çok yapılan yanlışlar:

1. Yanlış saksı toprağını kullanmak

Yetiştirdiğiniz bitkiye uygun bir toprak seçmelisiniz. Birçok saksı toprağı yosun, vermikülit ve perlit karışımından oluşur ve çoğu ev bitkisi de bu karışımı sever. Bu tür karışımlar haşere istilasını ve hastalık riskini önler. Sukulent ve kaktüs türleri, daha fazla kum barındıran, kuru karışımları sever. Orkideler, köklerinin nefes alabilmesine imkan tanıyan karışımlarla daha mutlu olur.

2. Budamamak

Ev bitkilerinizi ölü yapraklardan kurtarma, her iki tarafın da kazancına olur. Bu sadece bitkinizin daha güzel görünmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bitkiyi mantar ve hastalıklardan da korur. Bazı yumuşak yapraklı bitkileri ise çıkan ufak saplarını çimdiklemeniz ve çok hızlı büyüyüp dağınık görünmesini engelleyebilirsiniz.

3. Çok sık yerini değiştirmek

Bitkilerin alışkanlıkları vardır ve tanıdıkları bir çevrede bulunmaktan hoşlanırlar. Sizin sık sık dekorasyon değiştirme fikirlerinize bitkileriniz uyum sağlayamayabilir. Bitkilerin yerini değiştirmek yeni yerlerindeki çevre koşullarına adapte olmak için onları zorlayabilir ve strese sokabilir.

4. Güneşte yanmalarına sebep olmak

Bitkiler de güneşte yanabilir. Eğer hassas bir bitkiyi uzun süre doğrudan güneş ışığı altına bırakırsanız yaprakları kahverengiye döner ve bitki cansızlaşmaya başlar.

5. Evcil hayvanlar için oyuncağa çevirmek

Meraklı bir kediyi ilgi çekici bir bitkiden uzak tutmak çok zor olabilir. Ancak bazı bitkileri yüksek bir yere koymayı, tavandan sarkıtmayı veya kimilerini camdan teraryumların içine koymayı düşünebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Evcil hayvanlar için zehirli olmayan, bakımı kolay salon bitkileri

6. Evinizi nemsiz bırakmak

Birçok bitki, yüzde 40-50 civarında nem olan ortamlardan hoşlanır. Ancak evlerimiz zaman zaman çok daha nemsiz ve kuru ortamlar olabiliyor. Böyle durumlarda evinizde bir yağmur ormanları ortamı olmasa da nemliliği artırmak için nem makinesi kullanabilir, kalorifer peteklerinin üzerine bir kap su veya ıslak havlı bırakabilirsiniz.

7. Köklerini çürütmek

Bitkinizi çok fazla sulamanın sonucu olarak kökleri hızla kurumaya başlar. Bunu önlemek için bitkinizin toprağına bir drenaj deliği açabilir ve köklerin nefes almasına yardımcı olabilirsiniz.

8. Büyümesine engel olmak

Pencerelerinizin önünü çok fazla bitkiyle doldurursanız, içlerinden bir veya birkaçının büyümesi için yeterince alan kalmayacak demektir. Bitkileriniz arasındaki olası savaşları önlemek için her birine yeterince büyüme alanı tanımalısınız. Ayrıca, bitkiniz için seçtiğiniz saksının da köklerin gelişimi için yeterli olmasına özen gösterin.

9. Banyo yaptırmamak

Bitkilerinizi zararlılardan ve yeterince güneş ışığı almasını engelleyen tozlardan arındırmak için temizlemelisiniz. Bunun için illa bitkinizi çeşmenin altında yıkamanız gerekmiyor. Elinize ıslak bir peçete veya sünger alıp yaprakları tek tek silebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Bitkilerin Shazam’ı: Çiçeği fotoğrafından tanıyan Pl@ntNet ile tanışın

10. Uzun ayrılıklarda bakıcı tutmamak

Eğer uzun süreliğine evinizden gidiyorsanız, geri döndüğünüzde bitkilerinizi berbat halde bulabilirsiniz. Belki cömert bir sulama ve bir süre onlardan özür diledikten sonra gönüllerini tekrar kazanabilirsiniz. Ancak bunun yerine bir arkadaşınızdan siz evde yokken bitkilerinizi sulamasını isterseniz, bitkinizin strese girmesini ve solmasını engelleyebilirsiniz.

11. Yanlış sulamak

Bitkiniz yeşille kahverengi arasında bir renge döner, yaprakları düşer. Bitkilerini öldüren herkesin “Ben neyi yanlış yapıyorum” sorusunu sorduğu an böyle bir andır. Bu durum genellikle aşırı sulamanın veya alttan sulamanın belirtisidir. Peki bitkinizi az veya çok suladığınızı nasıl anlayacaksınız? Çok suladığınızda, bitkinin toprağı ıslak ve çamur gibidir, yapraklar kahverengiye döner, bitkinin üzerindeki sarı yapraklar düşer. Alttan sulamada ise yaprakların kenarları kurur ve yapraklar kıvrılmaya başlar. Bitkinizin nasıl ve na kadar sulanması gerektiği konusunda teknolojiden yardım isteyebilirsiniz. Bazı mobil uygulamalar var, bu uygulamalara bitkinizin bulunduğu çevresel koşulları giriyorsunuz ve uygulama size bitkinizin nasıl ve ne kadar sulanması gerektiğini söylüyor.

Kaynaklar:
Apartment Therapy
Lifehacker

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale