X

Ev satın alırken de Feng Shui: Evinizin enerjisi tüm yaşamınızı etkiliyor

Hiç düşündünüz mü neden bazı mekânlarda daha fazla vakit geçirmekten büyük keyif alırken, diğer mekânları hemen terk etmek isteriz? İlla başınıza gelmiştir… Bir mekâna girersiniz ve girdiğiniz andan itibaren o mekân ile ilgili çeşitli duygular hissedersiniz. Karanlık-sıcak-kasvetli veya ferah-canlı-ilham verici… Ya çarçabuk mekânı terk etme güdüsüyle hareket eder ya da daha fazla vakit geçirmek için oyalanıp durursunuz. Aslında hepimiz farkında olmadan, girip çıktığımız mekânlarda, içgüdüsel olarak buna benzer davranışlar sergileriz.

Mekânların da, aslında, insanların üzerinde oldukça büyük bir etkisi vardır. Ancak insanoğlu eliyle tutmadığı, gözüyle görmediği şeylere karşı her zaman mesafeli olmuş, bilimsel kabul etmemekle kalmayıp, hatta tu kaka yapıp, safsataya bağlamıştır. Günümüzde, artık biliyoruz ki, her insanın, her eşyanın, her mekânın çevreye yaydığı bir enerji alanı var ve doğadaki bütün canlı ve cansız varlıklar da birbirleriyle enerji alışverişi yapıyorlar. İşte bütün evren aslında birbirine bu şekilde görünmez bir bağ ile bağlı. Tıpkı bir sosyal medya ağı gibi… Dolayısıyla içinde bulunduğumuz mekânlar ile de aramızda bir bağ olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Yaşam enerjisi dediğimiz, bu mekânlar içindeki enerji akışı da kimi zaman bizi olumlu bazen de olumsuz olarak etkileyebiliyor…

Bir ev satın alırken, her zaman uzun vadeli düşünürüz. Seçimlerimizi yaparken en doğru kararları almaya çalışırız. Finansal olarak bize uygun mu, beklentilerimizi karşılıyor mu, uzun vadede mekânsal ihtiyaçlarımıza çözüm sunuyor mu, gelecekteki planlarımızda finansal ve duygusal getirisi olabilir mi? Ve bunun gibi bir sürü sorunun cevabını bulmaya çalışırken enerji, çaba, zaman ve para harcarız… Bütçe hesapları evde yapılacak tadilatların, alınacak mobilyaların devreye girmesiyle uzayıp gider… Dolayısıyla yüklü bir yatırımın altına girmeye başlarız.

Ancak, ev sahibi olmaya çalışanların her zaman gözden kaçırdığı ve ciddiye alması gereken başka bir öğe daha vardır. Evin Feng Shui’sini değerlendirmeye yönelik yatırım. Genelde mekânların fiziksel ve maddi yapısıyla ilgilenir, evin özünü ve refahını anlama konusunda hiçbir yatırımda bulunmayız.

İşte bu yüzden, çok meşhur mimarların tasarladığı evleri satın alsanız da, işlev, fonksiyon, görsel, dekorasyon, malzeme dört dörtlük olsa da, dergilerde yayınlanmış, ödüller kazanmış olsa da; içinde yaşanmaya başlandığında çeşitli sıkıntıların çıktığını duyarsınız veya deneyimlersiniz. Örneğin; anne çalışma odasında konsantrasyon sorunları yaşar, çocuk odasında bir türlü uyuyamaz, mutfak kazaları, sakarlıklar yaşanır, akşam sürekli bir tartışma salonda, sağlık sorunları, başarısızlıklar, finansal kayıplar…

Demek ki sadece görsel kurgu, estetik, malzeme yeterli değildir. Aslında, bütün bunların özünde hepimizin aradığı temel ihtiyaç mutluluk ve huzurdur. İçeride yolunda gitmeyen şey ise mekânlar arasındaki enerji akışında uyum ve ahengin olmaması, doğayla bağımızın kopmuş olmasıdır. Doğa kendi içinde her zaman muhteşem bir denge içinde… Her şey hep olması gerektiği gibi, olması gerektiği kadar… Bu dengeyi mekânlarımıza da taşıyarak, yaşam enerjisinin cömert bir şekilde bizi desteklemesini sağlayabiliriz. 

Dolayısıyla bir evi satın alırken yaptıracağınız Feng Shui analizi ile;

  • Satın almayı düşündüğünüz evin, uygun çevre koşulları içinde olup olmadığını öğrenebilir;
  • Evinizin potansiyel güçlü ve zayıf mekânlarını saptayabilir, doğa ile uyumunu sağlamak amacıyla buralara gerekli iyileştirmeleri ve kürleri uygulatabilir;
  • Evde yaşayan aile üyelerinin, satın alacağınız ev ile uyumlarını öğrenip-geliştirebilir;
  • Evin kısa ve uzun vadede iyi şans dönemlerinde olup olmadığını, evin yaşam döngüsü içinde bereketli dönemlerin aile bireylerine etkisini öğrenebilir;
  • Kısa ve uzun vadede mekânlara verilecek fonksiyonları saptayabilir;
  • Aile bireylerinin, kendilerine en uygun odalarda uyumasını sağlayabilir;
  • İç dekorasyonda, analize uygun kullanacağınız malzeme, renk, doku, aksesuar gibi seçimleri kolaylaştırabilirsiniz… 

Feng Shui analizi, evinizin enerjisini tanımlayarak, bu enerjinin, hedefleriniz doğrultusunda en olumlu şekilde size ve aile üyelerine hizmet etmesini sağlayabilir. Her zaman kendimiz ve ailemizin mutluluğu, sağlığı, bereketi ve refahı için en doğru adımları atmaya çalışırız. Bir ev satın alırken, Feng Shui analizine yapacağınız yatırımın da size mutluluk, sağlık, bereket ve denge getireceğini unutmamalısınız…

Bu konuda destek ve bilgi almak için : info@madeinfengshui.com’a e-mail atabilirsiniz. www.madeinfengshui.com

İlginizi çekebilir: Bütünsel sağlık için: Yoga yaptığınız alanı 5 adımda Feng Shui esaslarına göre düzenleyin

Bahar Gücüyener Pardorokes: 1970 yılında İstanbul’da doğan Bahar Pardorokes Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2012 senesine kadar çeşitli mimari ofislerde, yurt içi ve yurt dışı projelerde, daha sonra da kendi mimarlık şirketinde aktif olarak çalıştı. 2013 senesinden itibaren ise kişileri, yaşadıkları mekânlar ile uyumlayarak mekânları düzenleme fikri gelişmeye başladı… 2013 senesinden itibaren mesleki bilgisine, Feng Shui öğretisini eklemeye karar verdi. Önce IFSA (International Feng Shui Association) Türkiye temsilcisi Master Esra Koyuncu’nun eğitimlerini tamamladı. Daha sonra Grand Master Raymond Lo’dan Klasik Feng Shui, Çin Astrolojisi ve I Ching eğitimlerini alarak danışmanlık derecesi kazandı. Y. Mimar Banu Olcay Akkiprik ile beraber “madeinfengshui” şirketini kurdu. O günden beri, ev ve işyerlerine, profesyonel Feng Shui danışmanlık hizmeti vermeye devam ediyor, mekânları, sahipleriyle dengeli hale getirmeye çalışıyor. “Aynı Feng Shui uzmanı gibi mimarın da amacı yaşanılan mekânları iyi işlev görecek şekilde tasarlamak, her mekânda var olacak faaliyete uygun dekorasyon ve düzenleme sağlamaktır. Yaşadığımız mekânlarda, yaşam enerjisini yok saymamız mümkün değil. Bu enerjinin, mekân içinde mükemmel şekilde akması, içinde yaşayanlara da mutluluk sağlık, denge getirir. Bütün tarihsel süreçte ve şimdi günümüzde yine hepimiz, huzur ve mutluluk peşinde değil miyiz?”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale