X

Estetik algılara ayna tutan film: The Substance film incelemesi

The Substance, Hollywood başta olmak üzere pek çok alanda kendisini gösteren güzellik ve gençlik takıntısını farklı bir yaklaşımla gözler önüne seriyor. 2024’ün en çok ses getiren yapımları arasında bulunan bu film, gerilim, korku ve bilim kurgu kategorilerinde yer alıyor. Bu yazımızda, güzellik algınızı değiştirebilecek bir güce sahip olan The Substance’ı sizler için kaleme aldık.

Yaşlılığı da gençliği kadar çekici olan Demi Moore, 7.5’lik IMDb puanına sahip The Substance’ın başrolü olarak karşımıza çıkıyor. Moore’la birlikte, son dönemlerde vizyona giren Yorgos Lanthimos’un Poor Things ve Kinds of Kindness isimli filmlerinde izlemekten zevk aldığımız Margaret Qualley de bu filmin ikinci başrolü. Eğer body horror türünün güzelliğiyle göz kamaştıran iki kadın oyuncuyla birleşimini seyretmek istiyorsanız The Substance’a bir şans tanıyabilirsiniz. Şimdi, fazlasıyla hasılat elde etmiş olan bu yapımın konusundan bahsetmek istiyoruz.

The Substance filminin konusu

Görsel ve kapak görseli: filmparadiset.se

Türkçe’ye ‘’Cevher’’ şeklinde çevrilmiş olan The Substance, iki saat yirmi dakikalık bir film olup hem sosyal medyada hem de başka ortamlarda sık sık karşımıza çıkan kalıplaşmış gençlik ve güzellik algısını eleştiriyor.

Bu film, Demi Moore’un canlandırdığı Elisabeth Sparkle isimli eski bir Hollywood yıldızının gençleşme ve güzelleşme arzusunu konu ediniyor. Yaşlandığı için halihazırda sunmakta olduğu programdan uzaklaştırılan Sparkle, tekrardan ekranlara dönmek amacıyla gizemli bir yönteme başvuruyor. Bu yöntem, başlangıçta bu aktrise istediği dış görünüşü kazandırsa da bir süre sonra korkunç olayların baş göstermesine yol açıyor.

Karakterin uygulamakta olduğu gençleşme yöntemi, bir süre sonra çeşitli sakatlanmalara, bedensel mutasyonlara ve bol kanlı durumlara neden oluyor. Bu noktada, korkunç olarak nitelendirebileceğimiz bedensel durumların çoğu sahnede sergilendiğini belirtmek istiyoruz. Eğer bu tarz görüntülerden rahatsızlık duyuyorsanız The Substance’ı izlememeyi düşünmenizi öneriyoruz.

İnsanın güzelliğe karşı duyduğu ihtirastan benliği tanımaya uzanan yolculuk

Bu film, temelde yüzeydeki olaylarla net bir mesajı seyircilere aktarsa da çeşitli metaforlara da yer veriyor. The Substance’ta genel olarak gençlik ve güzellik takıntısına, benliği tanıyarak kabullenmeye, sınırların zorlanmasına, tüketim kültürüne ve feminizme rastlıyoruz.

Film, modern toplum tarafından yaratılmış ve sürekli olarak canlı tutulan güzellik standartlarının ve genç kalma arzusunun insan psikolojisine verdiği yıkıcı etkileri gözler önüne seriyor. Ayrıca, baş karakterlerin seçimleri ve davranışları sayesinde güzellik takıntısının insanların doğal süreçlerini nasıl etkilediğini de izliyoruz. Bununla birlikte, Hollywood gibi endüstrilerin güzelliği ticari bir malzeme olarak sunduğunu da net bir şekilde fark ediyoruz.

Filmin ana karakteri, güzellik ve gençlik isteği yüzünden bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşüm, temelde dışsal bir değişimi ekranlara yansıtsa da içsel bir hesaplaşmanın da izlerini taşıyor. Bu hesaplaşma sayesinde seyircilerin kendi eksikliklerini kabullenme yolculuğu için bir kapı aralanıyor.

The Substance’ta aynı zamanda doğal düzeni bozma arzusunun doğurduğu negatif sonuçlar da sorgulanıyor. Bu sorgu, bilim, teknoloji ve tıp gibi alanlardaki gelişmelerin etik sınırlarını tartışmaya açık bırakıyor.

Sanat dünyası gibi yaratıcı sektörlerde yer alan bireyleri merkeze alan yapım, bir süre sonra insanların da pazarlanabilir birer ürüne dönüştürülmesini somutlaştırıyor. Kısacası, çeşitli yaratıcı atmosferlerde insanların özlerinden kopartıldığı ve benliği yaratma sürecinin hasar aldığı vurgulanıyor.

Farklı çekim tekniklerine, göz alıcı dekorasyonlara, parlak neon renklere ve rahatsız edici detaylara yer veren The Substance, bazı sahneleriyle eski dönemlerin popüler filmlerini andırıyor; Black Swan, The Shining, Eyes Wide Shut ve Under the Skin isimli yapımların esintilerine bu filmde rastlayabiliyoruz.

Eğer sizi rahatsız edici bir konfor alanına çeken, kalıplaşmış kadın bedenini değerlendirmenize yardımcı olan ve tüketim kültürüne insan ilişkileri üzerinden atıfta bulunan bir yapım arıyorsanız The Substance tam size göre. Aynı zamanda, kadın güzelliğini kadın bir yönetmenin yaratıcılığıyla değerlendirmeye de önem veriyorsanız hiç düşünmenize gerek yok. Sinematografik dili ve temalarıyla birçok klasik filmle paralellikler taşıyan The Substance’ı MUBI’de seyredebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: 2024 bitmeden izlemeniz gerekenler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale