X

Ertelemeyi erteleyerek ilerleyebilirsiniz

Belki artık canına tak etti ve kendi kendine “Değişim zamanı geldi.” diyorsun ama bir türlü adım atamıyorsun.

Belki de hala henüz adını koyamadığın bir sıkıntı var üzerinde ve değişime ihtiyacın olduğunun farkında değilsin.

Şayet;  “Yeter artık! Yaşamımı kökten değiştirmek, mutluluğuma, başarıma, sağlığıma destek veren iş, eş, yerleri yaşamımda tutup, gerisinden tamamen arınacağım ve bunu şimdi yapacağım!” diyorsan, tam da olman gereken yerdesin demektir.

Eğer yaşam koşulların hayallerin ile uyuşmuyorsa; ya hayallerini ya da yaşamını değiştirmelisin.

Değişim nasıl olur?

Değişim 2 şekilde olur:
– Ya içeride bir şeyleri (duygu, düşünce, davranış) değiştirerek.
– Ya da dışarıyı (çevreni, işini, arkadaşlarını vb.) değiştirerek.

Her ne şekilde olursa olsun, sabit olan ve dikkat edilmesi gereken kısım şu: Değişimin kalıcı olabilmesi için bugüne kadar yapmadığın bir şeyi radikal şekilde hayata geçirmelisin. “Değişmek istiyorum” deyip hala eski duygu, düşünce ve davranış kalıplarına devam ediyorsan farklı bir sonuç bekleyemezsin.

Değişim sürecinde yolumuza çıkan büyük taşlardan biri de değişimi ertelemektir. “Kızım okulu bitirsin, başlayacağım.” “Şu kadar finansmana ulaşacağım, yapacağım.” “Yarın detoks programına başlayacağım, bu hafta sonu da geçsin o zaman başlayacağım.” “İşler bir bitsin, tatile çıkacağım.” Bu tarz cümleler kurarak değişimi erteliyor olabilirsin.

Ama o zaman hiç gelmez, gelse de kalıcı olmaz. Değişim ile yaşamdan alacağın fiziki sonuçlar kadar yaşayacağın duyguları da ertelemiş olursun ve sürekli bir şeylerin peşinden koşuyor, yakalamaya çalışıyorsun hissi oluşur. Ertelemeyi yaşamlarında sıkça yapan kişilerde en çok duyacağın cümle şudur: “Koşturup duruyoruz işte, ne olsun.” Ve o koşu hiçbir zaman bitmez çünkü varılan noktadan sonra yeni varılınca rahatlanacak hedefler doğar.

Yaşamının en iyi halini yaşamanın, hedeflerini gerçekleştirmek için gerekeni yapmanın tek bir zamanı vardır: Şimdi!

Ertelemeyi erteleyip, şimdiyi yaşamaya başlamak ve bunu bir alışkanlık haline getirebilmek için atabileceğin ilk adım, kurduğun cümlelerin farkına varmak ve değişime oradan başlamak: “Ne olsun işte, koşturup duruyoruz.” yerine tam da içinde olduğun durumu söylemek.

Örnek 1: Tatilden geldim, yarın işe başlıyorum, önümüzdeki haftada doğumgünü kutlamaları var.
Örnek 2: Toplam 6 projede liderlik yapıyorum. Heyecanlı olduğu kadar yoğun da.

Eğer şöyle şöyle olursa böyle böyle yapacağım.” yerine sadece yapacağın tarihi söylemek.
Örnek 1: “Eğer finansal olarak rahatlarsam yurtdışındaki eğitime gideceğim.” yerine “Ocak 2016’da eğitim programına başlayacağım.”
Örnek 2: “Param yok, şayet 5.000 TL param olursa bir şeyler yapacağım” yerine,

Öncelikle yapmak istediğin işin tam olarak finansal taahhüdünü öğrenmek, bu parayı nasıl yapacağına dair ilk adımı atmak ve gerçekleştirmek istediğin hedef/proje/vizyonun tarihlerini ajandana işledikten sonra net bir şekilde; “Şu  tarihte yapacağım iş için şu kadar bütçeye ihtiyaç var ve ben bu bütçeyi oluşturmak için şu planı uygularım. Şu anda planın ilk aşamasındayım.” gibi net ve bütünlük içeren cümleler seni içten motive edecek, ertelemeyi ertelettirecektir.

Kendimi güvende, seviliyor, saygıdeğer hissetmiyorum. Bir güveneyim, sevileyim, destek göreyim o zaman yapacağım.” cümleleri yerine; bugüne kadar seni güvende hissetirten, sevildiğini, saygı duyulduğunu hissettiren anıları gözünde canlandırıp, o hislere şimdi bürünebilirsin. Şayet sen bu tür duyguları hiç hisettmediğini düşünüyorsan, bu duyguları senin için ifade eden kişi, mentor, arkadaş, koç, eğitmenlerini de düşünebilirsin.

“İhtiyacın olan her şey şimdi seninle birlikte!” – Anthony Robbins

Bu cümleyi 2006 yılında ilk katıldığım Anthony Robbins’in UPW “Unleash the Power Within – İçindeki Gücü Uyandır” etkinliğinde duymuştum. İçselleştirip, derinliştirmem birden fazla UPW’a katılımımdan sonra oldu. Ertelemeyi bırakmak ve harekete geçmek için müthiş bilgiler ve deneyimler yaşatan, Ateş Yürüyüşünü de içeren bu etkinliğe 2010 yılından beri Türkiye’den gruplar götürüyoruz.

Daha fazla bilgi edinmek istersen buraya tıklayabilirsin ya da bana e-mail atabilirsin: yeliz@yelizruzgar.com / yeliz@powercoaching.us

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale