X

Erteleme alışkanlığını anlamak ve üstesinden gelmek

Erteleme, birçok insanın yaşamını olumsuz etkileyen yaygın bir davranış biçimidir. Günlük hayatta hepimiz, yapmamız gereken işleri erteleriz ve bu durum çoğu zaman stres, kaygı ve suçluluk duygusuna yol açar. Peki, neden erteleriz ve bu alışkanlıktan nasıl kurtulabiliriz? Bu makalede, ertelemenin psikolojik kökenlerini ve bu davranışla başa çıkma yollarını ele alacağız.

Ertelemenin psikolojik nedenleri

Erteleme, çoğunlukla derinlerde yatan duygusal veya psikolojik sebeplerden kaynaklanır. İşte ertelemenin arkasındaki bazı yaygın nedenler:

  • Mükemmeliyetçilik: Mükemmeliyetçi bireyler, başladıkları her işi kusursuz bir şekilde tamamlamak isterler. Ancak, mükemmel olma isteği bazen o kadar büyük bir baskı yaratır ki kişi bu baskıyla başa çıkamayıp işleri ertelemeye başlar. “Mükemmel olamıyorsam, hiç yapmayayım” düşüncesi, ertelemenin temel sebeplerinden biridir.
  • Başarısızlık korkusu: Bir işi başaramama korkusu, kişiyi o işi yapmaktan alıkoyabilir. Başarısız olma ihtimalinin getirdiği kaygı, kişi için o kadar rahatsız edici olabilir ki bu duygudan kaçınmak için işi ertelemeyi tercih eder.
  • Motivasyon eksikliği: Bazen bir işi ertelemenin en basit nedeni, o işe karşı yeterli motivasyonun olmamasıdır. İlgi çekici veya anlamlı gelmeyen görevler, kişinin dikkatini çekmediği için ertelenir.
  • Zaman yönetimi sorunları: Zamanı etkili bir şekilde yönetememek de ertelemeye yol açabilir. Bir işin ne kadar zaman alacağını doğru tahmin edememek veya öncelik belirlemede zorluk yaşamak, kişinin işleri sürekli olarak ertelemesine neden olabilir.

Ertelemenin üstesinden nasıl gelinir?

Erteleme alışkanlığını yenmek mümkündür, ancak bu süreç sabır ve kararlılık gerektirir. İşte erteleme ile başa çıkmak için uygulanabilecek bazı stratejiler:

  • Küçük adımlarla başlamak: Ertelediğiniz görevleri gözünüzde büyütmek yerine, onları daha küçük ve yönetilebilir parçalara ayırın. Her küçük adımı tamamladıkça, ilerlediğinizi görmek motivasyonunuzu artıracaktır.
  • Gerçekçi hedefler belirlemek: Kendinize ulaşılması imkansız hedefler koymak yerine ulaşabileceğiniz gerçekçi hedefler belirleyin. Bu, hem işinize karşı motivasyonunuzu artırır hem de başarısızlık korkusunu azaltır.
  • Kendi kendinize karşı sorumluluk almak: Kendinize karşı hesap verebilir olmanın yollarını bulun. Örneğin, tamamladığınız her adım için kendinize küçük ödüller verin. Ya da bir arkadaşınıza ya da ailenize, bir görevi belirli bir süre içinde tamamlayacağınıza dair söz verin.
  • Olumlu bir tutum geliştirmek: Erteleme ile mücadelede en önemli adımlardan biri, kendinize karşı nazik ve anlayışlı olmaktır. Kendinizi suçlamak yerine ilerlemenizi takdir edin ve gelişiminizi kutlayın.
  • Profesyonel yardım almak: Eğer erteleme alışkanlığınız, günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa, bir uzmandan yardım almayı düşünebilirsiniz. Bilişsel davranışçı terapi gibi terapiler, ertelemenin arkasındaki düşünce kalıplarını değiştirmeye yardımcı olabilir.

Erteleme, hepimizin zaman zaman karşılaştığı bir zorluktur. Ancak, bu davranışın arkasındaki psikolojik nedenleri anlamak ve uygun stratejiler geliştirmek, erteleme alışkanlığını yenmede önemli adımlardır. Kendinize karşı nazik olun, küçük adımlarla başlayın ve ilerledikçe motivasyonunuzu korumaya özen gösterin. Unutmayın, her küçük adım, sizi büyük hedeflerinize bir adım daha yaklaştırır.

İlginizi çekebilir: İlişkilerde cinsel tutkunun zamanla değişimi

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale