X

Ergenlikte depresyon: Ergenlik depresyonunun nedenleri ve çözüm önerileri

Depresyon kişinin yoğun bir şekilde mutsuz, umutsuz ve bazen de huzursuz hissettiği bir duygudurum bozukluğudur. Depresyondaki kişilerin hayat kalitelerinde düşüş yaşanır ve var olan sağlıklı düzen bozulmaya başlar.

İştahta ve uyku durumunda değişiklikler gözlenir. Aşırı uyuma ve kilo artışı ya da azalması gözlenebilir. Ergenin okul başarısında düşüş olur. Kişi kendini çok yorgun hisseder ve ilgi duyduğu aktivitelere karşı ilgi kaybı gözlenir.

Ergenlikte Depresyonun Nedenleri

Ergenlik dönemi; fiziksel, ruhsal, zihinsel ve sosyal pek çok değişimi beraberinde getiren bir süreçtir. Ergen bütün bu değişimlere uyum sağlamaya çalışır. Ergenlik dönemi kişinin hem kendini hem de çevresindekileri anlamaya çalıştığı bir süreçtir ve kolay değildir.

Ergenlik döneminde depresyonun ortaya çıkmasında temel bazı sebepler vardır:

1-    Aile ile Çocuk arasındaki ilişki: Aile içinde çatışmaların olması, çocuğun aile bireyleri tarafından anlaşılmadığını hissetmesi ve duygusal olarak cezalandırılması.

2-    Olumsuz Yaşam Olayları: Çocuğun sevdiği bir kişiyi kaybetmesi, anne babanın kötü bir şekilde boşanması, okulda başarısızlık, arkadaşlar tarafından kabul görmeme durumu.

3-    Sosyal Çevrenin Kısıtlı Olması: Çocuğun arkadaşları ve ailesi ile ilişkilerinin yetersiz olması ve kendini yalnız hissetmesi.

4-    Çocuğun Kendine İlişkin Algıları: Kendini değersiz ve sevilmez biri olarak algılaması.

Bu sebepler bütün ergenlerde depresyona neden olmaz. Kişilik yapısı ve olayları algılayış şekli kişinin depresyon geliştirmesi üzerinde etkilidir.

Ergenlikte Depresyona Karşı Ailelerin Yapabilecekleri

Çocukta gözlenen; sevilen aktivitelere ilginin azalması, yorgun ve halsiz olma, değersiz hissetme, yalnız kalma arzusu, suçluluk duygusu, gündelik yaşam düzeninin olumsuz şekilde değişimi depresyonu düşündürmelidir.

Depresyon belirtileri gözlendiğinde mutlaka ergenlerle çalışan bir uzmandan yardım alınmalıdır. Depresyon kişinin kendi kendine yenebileceği bir şey değildir. Kişide sorunların derinleşmemesi ve sürecin uzamaması için ne kadar kısa sürede destek alınırsa depresyon tedavisi için o kadar faydalı olur. Tedavi edilmeyen depresyonun kişinin yaşamında tekrarlama olasılığı yüksektir.

Çocuğu ergenlik dönemine girmiş ebeveynlere önerim; çocuğun bulunduğu sürecin pek çok değişim içerdiğini ve hassas olabileceklerini unutmadan, artık büyümeye başladıklarını fark etmeleridir. Çocuğun sözleri önemsenip, sözlerine ve görüşlerine önem verilen değerli bir kişi olduğu duygusu verilmelidir.

Ergenlik dönemindeki çocukla ne kadar iyi iletişim kurulursa, sorunların ele alınması ve birlikte çözülmesi o denli kolay olur.

Ergenlikte Depresyonun Tedavisi

Depresyonun tedavisinde psikoterapi çok etkilidir. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi olarak adlandırılan terapi tekniğiyle, depresyon tedavisinde kısa sürede olumlu değişimler başlar. Bu terapi tekniğinde ergenin kendi, çevresindeki kişiler ve hayatı ile ilgili olumsuz düşünce ve duyguları ele alınarak, bu düşüncelerin daha olumlu ve gerçekçi düşüncelere dönüşmesi için çalışılır.

Aynı zamanda ergenin sosyal becerilerinin ve özgüvenin gelişmesi, bunun yanı sıra yeteneklerini fark etmesine dair çalışmalar yapılır. Böylece kişi, genç yetişkinlik ve yetişkinlik dönemine; kendine daha güvenli, sosyal olarak gelişmiş becerilere sahip ve güçlü yönlerini tanıyan biri olarak geçiş yapar.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.  tıklayınız. 

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale