X

Engellerin ötesinde, sevginin kalbinde: “Yogayla yeniden başla”

Ağustos ayıydı Alara ile tanıştığımızda. Önce bir sesti benim için, söylenen yaşının çok ötesinde, olgun ve bilge birinin konuşmalarının sesi…

Birkaç gün sonra ise ilk yoga dersimizi yapmak için buluştuk. Sayısız sertifikasyon sürecinden, yüzlerce kitabın üzerinden, saatlerce tefekkürün çemberinden ve 15 senelik bir yoga yolculuğunun içinden geçmiş ve kendinden pek emin bir yoga eğitmeni olarak ders vermeyi bekliyordum.

Yogayla Yeniden Başla / Fresh Start With Yoga

Kısa bir sohbetin ardından Alara sandalyesinden yere inip, iki güçlü kolunun yardımıyla matın üzerine oturdu ve o hiç unutmayacağım soruyu sordu: ‘Evet, ne yapıyoruz?’

Bir an için donakaldı sinir sistemim, evet, ne yapacaktık?

Kimseyi incitmeden farklı stillerde yoga yaptırabiliyordum; fakat bedeninin bir kısmını kullanamayan birisi ile nasıl ilerlemek en doğrusu olurdu? Zihnimde tam tüm dalgalar yükselip birbirine karışmaya başlayacaktı ki; yanıt hızlı belirdi:

‘Birlikte hareket edin!’

Kısa freeze modundan sonra Alara’nın çocuk pozuna geçmesine yardımcı oldum ve yoga yolculuğumuz başladı. Ders boyu yin ağırlıklı bir çalışma yaptık. Birbirimizin hareket biçimini tanırken, ben Alara’nın bedeninden, kaslarından ve kemiklerinden daha fazlasını hissetmeye başladım. Ruhunun güzelliğini, kalbinin gerçekliğini net bir biçimde görebiliyordum, büyüleyiciydi. 1,5 saatin sonunda yerde yan yana oturup yarım saat sarıldık, çok az kelime fakat pek çok duygu ve biliş geçti o dakikalarda birbirimize.

Sonraki haftalarda düzenli olarak buluştuk; artık hareket, asana, yaptığımız yoganın gerçekten kısa bir bölümünü oluşturuyordu. En az 4-5 saat çay içip sohbet ediyor, sonra 1 saat kadar pratik yapıyorduk. Her konudan konuşmaya başladık; aile, farkındalık, evrensel düzen, yaşam, doğru ve yanlış, özgürlük, hayaller… Çocuk pozuyla başlayan hikayemize halasana, frog, butterfly ve dahası dahil oldu. Hiç planlamadığımız dersler, tüm doğallığıyla akıyordu.

Bıraktıkça derinleşti Alara taşıdıklarını, korkularını, kabuğunu… Ve derinleştikçe dönüştü. Dönüştükçe “yol”u fark etti, yoluna hizalandı ve bu yolda yürümeye başladı.

İşin güzel yanı, o dönüştükçe beni de dönüştürdü. Hem bir yoga eğitmeni, hem bir abla, hem de bir hemcins olarak sınırlarım, önceden belirlediğim alanım ve hiç olmadığını sandığım duvarlarım unufak olmaya ve anlamsızlaşmaya başladı. Alara benim içimdeki formsuz alanla daha da yakınlaşmama alan tutmuş meğer, kimin aklına gelirdi?

İlginizi çekebilir: Farkındalık: Anlamlı ve dolu bir yaşam için odağı geliştirme zamanı Farkındalık: Anlamlı ve dolu bir yaşam için odağı geliştirme zamanı 

Tanıştığımızdan beri birbirimize sayısız hediye verdik, bunların çoğu sevgi, umut ve inanç hediyeleri oldu; bu engin dostluk, kardeşlik ve birlikte büyüme yolunda…

Konuşmalarımız, buluşmalarımız devam etti, ediyor. Her seferinde zaman hızla akıp geçiyor ve bize sevginin içine dalıp bir olduğumuz bir alan açıyor. Geçtiğimiz haftalardaki bir sohbetimizde Alara; ‘ben engelli hissetmiyorum, engel bedende değil gönülde olur’ dediğinde gerçekten dünyaya sunabileceklerinin ve dünyanın ona sunabileceklerinin, açacak sonsuz çiçeklerden oluşacak bahçenin ihtişamını fark ettim.

Ne muhteşem bir ruh!

Alara, bugün 18 yaşına basıyor. Gözlerinde pırıl pırıl bir gelecek, kalbinin her vuruşunda tüm dünyaya sunmayı arzuladığı güzellikler ve kaleminin her darbesinde bilge bir sevgi gizli. Hayatına dair ifadelerini içerisinde topladığı kitabı basılmayı bekliyor; hikayesi duyulmayı, cesareti ve azmi takdir edilmeyi, tüm benliği ile sevmeyi ve sevilmeyi…

Eğer sen de Alara’nın hikayesini merak ettiysen, engellerin ve sınırların ötesinde bir yaşama inanıyorsan; videomuzu izlemeye davetlisin!

Canset Bağan: Cemre Canset Brahma Kumaris’te ilk meditasyonunu deneyimlediğinde 12 yaşındaydı, 15 yaşında Reiki ile tanışıp ilk enerji inisiyasyonunu aldı, 16 yaşında yogaya başladı ve 19 yaşında tek başına ilk Hindistan seyahatini yaptı. Öğrenmeye ve bilgiye tutkun bir şekilde keyifle Işık Üniversitesi Ekonomi ve İşletme bölümlerini tamamladıktan sonra, bir süre özel sektörde çalıştı. Bu şekilde bir hayatın kendisi için uygun olmadığını fark ettikten hemen sonra, yıllardır büyüyen yoga sevgisini ve yeni bir yol arayışını eğitmen olma yolunda bir itici güç olarak kullandı. Sevgiyle ve içtenlikle attığı bu adım hem yurt içinde hem de yurt dışında çok değerli eğitmenlerle 500 saatin üzerinde sertifikasyon eğitimine dönüştü. Budokon® Yoga, Yogakids® Çocuk Yogası, Birthlight® Hamile Yogası, Vinyasa Yoga, Yin Yoga, Yoga Terapi ve Hatha Yoga sertifikasyonları ile farklı beden tipleri ve ihtiyaçları, yaş grupları ve düzeyler için yaratıcı ve özgün dersler vermeye, derslerde de spiritüel birikimini paylaşmaya başladı. 27 yaşındayken şamanlar ve psikologlar ile özel eğitimler ve grup çalışmaları yapmaya başladı, bu iki alanın hayatında uygulama anlamında bir düzen ve ritme oturmasını mutlulukla izledi. Yazları ise 1 ay kadar Güney Amerika’da kalıp derin ruhsal çalışmalar gerçekleştirmeye başladı. Reikinin ardından daha ince enerji çalışmalarına Evrensel Enerji (HUE), Altın Enerji, Reconnection gibi farklı sistemlerle devam etti ve halen günlük olarak uygulamalar, uyumlamalar ya da kişilerle bire bir seanslar yapıyor. Yoga eğitmenliği yanında Cemre Canset bir beden koçu, şifacı, ruhsal terapist ve yazar olarak çalışıyor. Şu günlerde hızlı ve nazik bir dalış yaptığı Savaş Sanatları ve MMA dünyasını keşfediyor, Vejateryan yemekler pişiriyor, doğanın tadına varıyor, Lindy Hop ve Solo Jazz danslarını öğreniyor, bolca meditasyon yapıyor, ücretsiz Karma Yoga aktiviteleri sayesinde toplumla paylaşıyor, heyecanla ilk kitabını yazıyor ve her an sevgiyle titreşiyor. Derslerini ise Yogatime , Nefess Yoga, Defence Academy, Yol Yaşam Stüdyosu, Essporto Health & Fitness ve the Marmara Hotel Taksim’de veriyor; farklı şehirlerde Workshoplar düzenliyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale