X

Enerji bedenlerinize merhaba deme zamanı: İçinizdeki 4 bedeni keşfedin

“Ruhunuzu tüketen her şey bedeninizi de tüketir. Ruhunuzu besleyen ise bedeninizi de besler. Bedenimizin, zihnimizin ve kalbimizin yakıtı DNA’mızda değildir. Bu yakıtın kökeni ilahidir. Hakikat işte bu kadar sade ve sonsuzdur.”
Dr. Caroline Myss

Sevgili okurlarım, gelin bugün biraz daha mistik bir yolculuğa çıkalım sizinle. Bundan önceki yazılarımızda bir frekansımız olduğundan ve titreştiğimizden, hepimizin birer enerji varlık olduğumuzdan bahsetmiştik. Yani hepimizin birer “enerji alanı” var. Bu kavrama yabancı olanlar için “enerji alanı” kavramını Chislaine D.Martel “Ben Enerjiyim” adlı kitabında çok güzel açıklıyor: “Bir odadaki kişinin varlığını, onu görmeden veya işitmeden daha önce “hissettiğiniz” oldu mu? Ya da hiç, ilk defa karşılaştığınız birine karşı, anında “sempati” veya “antipati” duydunuz mu? Bu “izlenim”ler, enerji alanındaki uyum veya uyumsuzlukla açıklanabilir.” İşte var oluduğumuz her an birbirimize bu görünmez enerji ağlarıyla bağlıyız.

Şimdi fiziksel bedenimizin biraz ötesine geçelim. Fiziksel bedenimizden başlayarak katmanlar halinde dört ayrı enerji bedenine sahip olduğumuzu biliyor muydunuz? Bunlar sırasıyla;

  • Eterik Bedenimiz
  • Duygusal Bedenimiz
  • Zihinsel Bedenimiz
  • Ruhsal Bedenimiz

Gelin şimdi bunları yakından tanıyalım;

Eterik beden

Fizik bedenimizin hemen üzerinde yer alır. Yaşamsal enerjisini Solar Plexus çakramız yoluyla güneşten ve Kök çakramız yoluyla dünyadan alır. Fiziksel ölümden sonra üç-beş gün içinde maddi bedenden ayrılır. (Duygusal, zihinsel ve ruhsal bedenler ölümden sonra da var olmaya devam ederler.) Hastalıklar fiziksel bedende ortaya çıkmadan önce eterik bedenimizde görülebilirler, çünkü enerjimiz çeşitli sebeplerle düştüğünde (stres, sağlıksız beslenme, aşırı alkol tüketimi vb) auramızda enerji gedikleri ve çatlakları oluşur. Kirlian fotoğrafçılığını belki duymuşsunuzdur; bu makinenin çektiği fotoğraflar yardımıyla eterik bedeninizin sağlığı ile ilgili bilgi alabilirsiniz.

Bitkilerin de insanlara benzer bir enerji yayılımına sahip olduğunu biliyor muydunuz? Bundan yararlanmak isterseniz doğaya koşun; bir ağaç gövdesine sıkı sarılın ve onun enerjisinin bedeninizi sarmasına izin verin, hissedin. Varoluşumuzun 2. seviyesini oluşturan çiçekler ve ağaçlar şifalı enerjilerini bizlerle -karşılık beklemeden- paylaşan mucizevi varlıklardır, çünkü bizlere hizmet etmek için buradalar. Bu nedenle sık sık doğaya karışın, doğada yürüyüşler yapın, çiçeklere dokunun

Duygusal ya da astral beden

Bu bedenimiz hislerimizi, duygularımızı ve karakter farklılıklarımızı taşır. Oval bir şekli vardır ve bedenimizin çevresinde birkaç metre ötesine kadar uzayabilir.

Zihinsel beden

Düşüncelerimizin, yorumlarımızın, akılcı ve sezgisel algılarımızın hepsi bu bedende doğar. Bilgiler fizik bedenimiz ve duyularımızla önce duygusal bedenimize, oradan da zihin bedenimize ulaşır. Zihinsel bedenimizde de bu duygularımız düşüncelere uyarlanır. Zihinsel bedenimizin asıl görevi ruhsal beden düzleminden çıkarak ve akılcı zihinle bütünleştirerek evrensel gerçeği yakalamaktır. Bu vesileyle varlığımızın en üst boyutunu deneyimlenmektir.

Ruhsal beden

Tüm enerji bedenlerimiz içinde en yüksek titreşime sahip olan bedenimizdir. Ruhsal beden yoluyla “birlik” duygusunu en üst düzeyde yaşarız, Her şeyin Yaratıcısı ile bütünleşiz. Eğer aydınlanmış bir ustanın huzurunda bulunma fırsatını yakalamışsanız, birkaç kilometre ötesinde bile atmosferin nasıl aniden değiştiğini fark etmişsinizdir. Hz Mevlana’nın da ruhsal bedeninin tüm Konya’yı kapladığı, şehre girildiği andan itibaren bu sevgi dolu enerjinin hissedildiği rivayet edilir.

Varoluşumuzun kaynağını ve yaşam amacımızı yalnızca ruhsal bedenimiz yoluyla tanıyabiliriz. İşte bunun içindir ki yazılarımda sürekli “Ruhunuza kulak verin” diyorum. Bakın, görün orada ne var? Ne için bu hayattasınız? Fiziksel bedeninizi beslediğiniz kadar ruhsal bedeninizi de besliyor musunuz? Ben inançlarımı dönüştürmenin de ötesinde ruhumu Thetahealing tekniği ile besliyorum. Çünkü 7. seviyeye her çıktığımda Yaratıcı’nın koşulsuz sevgisini deneyimliyor; egomu, dualiteye duyduğum ihtiyacı geride bırakıyorum.

Sizler de Thetahealing eğitimlerini alarak kendinizin ve başkalarının auralarını görebilir, başkalarına ve dünyamıza ışık olabilirsiniz. Bu tekniğin içeriğine www.esindemir.com www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle “thetahealing_by_esindemir” Instagram hesabımdan ve info@esindemir.com mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın…

Kaynaklar:
Ruhun Anatomisi (Dr. Caroline Myss)
Chakra El Kitabı (S. Sharamon- B.J. Baginski)
Ben Enerjiyim (Chislaine D.Martel)

İlginizi çekebilir: Hayatınıza yön veren nedir: Beyninizin gücünü hafife alıyor olabilir misiniz?

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale