X

En temel ihtiyaçlarımızdan biri: Değerli hissetmek

Değerli hissetmek, bir insanın çoğu davranışının altındaki sebeptir. Yaşamak için en temel ihtiyaçlarımız olan nefes almak, yemek, içmek gibi eylemlerimizin arkasından değerli hissetmek gelir. 

Başarmak istiyoruz, başarı bize kendimizi değerli hissettiriyor diye… Sevilmek istiyoruz, çünkü sevmeye değer olduğumuzu kendimize kanıtlamaya ihtiyacımız var. O güzel evi, arabayı almak istiyoruz, çünkü biz buna değeriz. Tabii henüz öz değerimizi fark etmediysek…

Yaşamak için en temel ihtiyaçlarımız olan nefes almak, yemek, içmek gibi eylemlerimizin arkasından değerli hissetmek gelir. 

Zaman zaman hepimiz kendimizi üzgün, kırgın, yorgun, hayal kırıklığına uğramış hissediyoruz. Bu hisler yaşadığımız bazı olayların etkisiyle eğer ivmelenerek büyüyorsa sonunda bizi değersizlik hissine de götürebiliyor. Çok insani olan bu durum, akut olarak gerçekleştiğinde geçici olarak enerjimizi düşürür. Biz sakinleşince, biraz dinlenince ya da kafamızı biraz toparlayınca aslında bu hissin gerçek olmadığını fark ettiğimizde, doğru yoldan uzaklaşmayız. Fakat bu duygu durumu sıkça tekrarlanır, kronikleşir ve biz değersiz olduğumuza kendimizi inandırırsak, o zaman yanlış kararlar alabiliriz. Hatta kendi değerimizin daha azına razı olarak bir nevi kendimizi cezalandırabiliriz. Sonra da değerli olduğumuzu hissetmek için çeşitli yollara başvururuz.

Bazı kişiler ihtiyaçları olduğundan değil de, sadece değerli olduklarını hissedebilmek için taleplerde bulunabilirler. Sizden zamanınızı isterler, ilginizi isterler, kimi zaman sizi kontrol etmek isterler ya da maddi isteklerde bulunurlar… Hepsi değerli hissetmek içindir. Değerli olduğunu hissetmek için sorun yaratanlar bile vardır. Eğer birileri onun sorununu çözmeye çalışırsa, o kendini değerli hissedecektir. Çözüm peşinde de değildir zaten, ilgi görme böylece değerli hissetme peşindedir. Bununla birlikte, bu tarz yollarla elde edilen değerlilik hissi de geçicidir. Çünkü hep bir koşula bağlıdır. O koşulu sağlayan şartlar değiştiğinde his kaybolur. Dolayısıyla, yeniden değerli hissetmek için yeni talepler, yeni sorunlar, yeni sebepler peşine düşer kişi. Özünde, bu temel ihtiyacını karşılayamamış olur. Çünkü bu temel ihtiyacın cevabı dışarıda değil, kişinin doğal varoluş biçiminde saklıdır. 

İnsan, en yalın haliyle zaten çok değerlidir.

Bu tarz yan yollara sapmamak için öz değerimizi fark etmemiz gereklidir. Hata yapsak da, sevdiğimiz biri tarafından reddedilsek de, başarısız olsak da, kendi değerimizden kaybetmeyiz. Çünkü değerimizi daha en baştan bir başarıyla, bir zaferle ya da birinin onayına sahip olarak kazanmadık. İnsan, en yalın haliyle zaten çok değerlidir ve sırf bir ruhu, bir kalbi, aklı, bedeni olduğu için buna hak kazanmış durumdadır. Kimseden onay almasına gerek olmaksızın, hatta hiçbir çabaya ihtiyaç duymaksızın sadece “var olma” haliyle çok değerlidir. 

Kendi değerini kendinde bulan, bu farkındalığı kazanan kişi için artık davranışlarının altında yatan sebep de bu ihtiyaç olmaz. O zaman sevdiği için, sevmediği için ya da o sırada ihtiyaç duyduğu için, duymadığı için yapar bir şeyleri. Kendi değerini karşısındakine onaylatmak için değil ya da kendine kanıtlamak için hiç değil. Böylece kendi değerinden ödün vermeden ve değerli hissetmek uğruna yan yollara sapmadan kendi yoluna devam edebilir, özgürce… 

 

İlginizi çekebilir: Hayatımızda fazlaca yer kaplayan bir grup: Tutunduklarımız

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale