X

En sık görülen besin alerjileri ve besin alerjisiyle yaşama

Çeşit çeşit gıda maddelerine alerjisi olanların sayısı her geçen gün artıyor. Amerikan Besin Alerjisi Araştırma ve Eğitim (FARE) kurumuna göre bugün ABD’de 15 milyondan fazla kişinin besin alerjisi var ve 18 yaşının altındaki her 13 çocuktan biri farklı gıda maddelerine karşı alerjik özellikle gösteriyor.

İşin daha da ilginci, besin alerjisi olan kişi sayısının gün geçtikçe artması. Araştırmacılar, bu artışın nedeni konusunda henüz kesin bir açıklama getirebilmiş değil. Besin alerjisinin artışının “iyi” sayılabilecek tek yönü ise, insanların geçmişte çok fazla önemsemediği bu alerjilere karşı artık daha duyarlı olması. Besin alerjileri ve neden oldukları reaksiyonlar çok çeşitli olabiliyor. Bu yüzden dikkatli olmakta fayda var.

Besin alerjisi olan birçok çocukta okul çağına gelmeden semptomlar belli oluyor.

En sık görülen besin alerjileri

American College of Allergy, Asthma and Immunology (ACAAI) sözcüsü olan Doktor David Stukus, besin alerjisine neden olan gıdalar arasında 8 tanesinin çok sık görüldüğünü ve bu 8 besin maddesinin toplam besin alerjisi vakalarının yüzde 90’ını oluşturduğunu söylüyor. En çok alerjiye neden olan 8 besin maddesi; inek sütü, yumurta, buğday, soya, fıstık, ağaç yemişleri, balık ve kabuklu deniz ürünleri. Çocuklarda besin alerjisine en çok neden olanlar süt, yumurta ve fıstık iken; yetişkinlerde fıstık, ağaç yemişleri ve deniz ürünleri alerjileri daha sık görülüyor.

İlgili yazı: Gıda alerjisi olanlar için dışarıda yemek yeme rehberi

Burada buğday alerjisiyle ilgili bir noktaya dikkat etmek gerekiyor; buğday alerjisi ile çölyak hastalığı aynı şey değil. Çölyak hastalığı bir alerji değil, vücudun gluteni sindirememesinden kaynaklanan bir otoimmün sistem rahatsızlığı.

Besin alerjisinin başlangıcı

Besin alerjisi olan birçok çocukta okul çağına gelmeden semptomlar belli oluyor. Ancak bilindiği üzere, yetişkinlerde de besin alerjisi gelişebiliyor. Üstelik bazen, daha önce yıllarca tükettikleri ve hiçbir sorun yaşamadıkların besin maddelerine bile alerji geliştirebiliyorlar. Bu durum genellikle fıstık, kabuklu ağaç yemişleri ve deniz ürünlerinde görülüyor. Bu besin alerjileri genellikle yaşam boyu sürüyor. Hastaların yaklaşık yüzde 20’lik bir kısmında zamanla söz konusu besin maddesine karşı tolerans gelişebiliyor. Dr. Stukus ise zamanla tolerans gösterme konusunda “Süt, yumurta, buğday veya soya alerjisi olan çocuklar, belli bir noktadan sonra bu besin maddelerini tolere edebiliyor. Bu durum genellikle ergenlikten önce gerçekleşiyor” yorumunu yapıyor.

Semptomlar ve reaksiyonlar

Besin alerjisinin semptomları ufaktan ciddi semptomlara kadar değişkenlik gösterebiliyor. Üstelik tüm semptomlar da aynı olmayabiliyor. En ciddi alerjik reaksiyon ise anafileksi olarak gösterilebiliyor. Tüm bedeni tehdit eden bu reaksiyonda hastanın nefes alma düzeni bozuluyor, kan basıncında ani bir düşüş gerçekleşiyor ve nabız etkileniyor. Üstelik tüm bunlar sadece dakikalar içinde ciddileşebiliyor.

Riskli gruplar

Besin alerjisi kimseyi ayırt etmiyor; çocuklar, yaşlılar, tüm etnik kökene sahip olanlar besin alerjisinden etkilenebiliyor. Ancak anne veya babasında herhangi bir besin alerjisi olan kişilerde bu alerjinin görülme ihtimali daha yüksek oluyor. Ayrıca besin alerjisi olan çocuklarda, astım veya başka alerji türlerinin görülme ihtimalinin diğer çocuklara oranla 2 ile 4 katı daha fazla olduğu biliniyor.

Teşhis

Eğer bir besine karşı alerjiniz olduğunu düşünüyorsanız, en kısa zamanda bir alerji uzmanına görünmeniz gerekiyor. Herhangi bir besine karşı alerjiniz varsa, yaşam kalitenizi belli bir seviyede tutmak ve alerjinizle yaşamak için teşhis, eğitim ve alerjiyle yaşama tecrübesi çok önemli.

İlgili yazı: Bahar alerjisi yaşayanlar için açık havada egzersiz yapma rehberi

Uzun süreli uygulamalar

Teşhisi konulmamış bir besin alerjisi, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Eğer herhangi bir besine karşı alerjiniz varsa ve siz bunu bilmiyorsanız, anafileksi ortaya çıkabilir ve bu durumda enjekte etmeniz gereken ilaçlardan bihaber olabilirsiniz.

Yetişkinlerde fıstık, ağaç yemişleri ve deniz ürünleri alerjileri daha sık görülüyor.

Besin alerjisiyle yaşamak

Dr. Stukus, insanların kontrol edebilecekleri şeyler konusunda gerekli eğitimi almalarının çok önemli olduğunu söylüyor. Herhangi bir besine karşı alerjisi olan kişinin yaşamdan keyif alması ve tatmin olması için öncelikle alerjisini iyi bilmesi ve anlaması gerekiyor.

Alerji konusunda bilgilenmek, olası aksaklıkların önüne geçebilir. Ancak yine de hayatta her zaman kazalar olabileceği gibi besin alerjisi hakkında bilgi sahibi olan bir kişi de yanlışlıkla alerjik olduğu besin maddesini yemiş olabilir. Bu durumda acil müdahale edebilmek ve her zaman yanında gerekli ilaçları taşımak büyük öneme sahiptir.

Toplumun besin alerjisi duyarlılığı

Besin alerjisiyle ilgili toplumsal algı, gün geçtikçe daha duyarlı hale geliyor. Artık besin alerjisi olanlara yönelik restoranlar açılıyor, bazı yemek firmaları veya havayolu şirketleri besin alerjisi olan kişilere uygun gıda hizmeti sunuyor.

Yine de bu konuda hala kat edilmesi gereken çok yol olduğunu söylemekte fayda var.

Kaynak:
WomensHealth

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale