X

En güzel aşk kendimizi sevmekle başlar: Kendini sevmenin 7 tanımı

Şu sıralar nefes seanslarına gelen danışanlarımdan görüyorum ki insanların ihtiyacı olan tek şey aslında kendine sevmek. Çünkü her şey kendini sevmekle başlar. Bir sihir gibi… Kendini sevdiğinde daha sabırlı olursun, daha anlayışlı, daha kararlı, daha başarılı olursun.

Kendini sevdiğinde akar bolluk ve bereket, çünkü bereket önce içeride başlar, hakettiğine inanmakla başlar.

Kendini sevdiğinde güzel bir aşk yaşanmaya başlar. Çünkü ilişki kendine olan aşkın karşı tarafa yansımasıdır. “Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil, bir başkasında kendini bulmaktır” demiş Dostoyevski.

Aşk, sevgi her şeyi iyileştirebilir ve güçlendirebilir. Ama güzel bir aşk önce kendini sevmekle başlar.

Kişisel gelişime dalmadan önce eminim hepimiz önce kaçıştaydık. Egonun en şişkin olduğu düzeydir burası. En ağır deneyimler bu seviyede yaşanır. Kişi bu düzeyde kendi hatalarını görmez ve hep başkalarını suçlar, eleştirir, iftira atar, yargılar. Hep -ben- vardır burada.

Her şeyi ben bilirim, en güzel ben yaparım diye düşünür kişi bu düzeyde (sözde tabii). Bu yüzden sürekli hatalar yapar. Kırar, incitir, kaybeder. Kuşku duyar, hiç kimseye güvenmez. Sürekli bir beklenti içindedir. Tanımların, kuralların, ayrımların, SAVUNMALARIN, HASTALIKLARIN, acı deneyimlerin en çok yaşandığı yer burasıdır. Hayata, geleceğe, yaşadıklarına, karşısındakine güven yoktur ve özünde kendine bile… Tüm olumsuzluklardan kaçar ya da yaşanmamış sayar ama nafile.

Sonra bir arayış başlar. “Hayat böyle gitmez, bir şeyler yapmalıyım” der içeride bir ses. Sonra bir farkındalık gelir. Bu düzey bir tuzaktır. Çünkü her şey senin yansımandır der burası. Ve kişi bu sefer başkalarını suçlamaktan vazgeçip kendini suçlamaya başlar. “Ben bu şekilde düşündüğüm için Ayşe bana böyle davrandı“, “Birine haksızlık ettiğim için bu haksızlığa uğradım“, “Kendimi aldattığım için aldatıldım“…

Kısmen doğru olsa da amaç burada kendini suçlamak değil, fark etmektir. Davranış değişirse deneyim değişir. Belki de tüm acılar, deneyimler, hastalıklar, ayrılıklar, kayıplar kendini sevmen ve dönüştürmen için bir fırsattır sana. Neden olmasın?

  • Kendini sevmek kendine iyi davranmaktır.
  • Kendini sevmek ihtiyaçlarını görmek ve bunu kendine akıtabilmektir.
  • Düştüğünde elinden tutup kaldırabilmektir.
  • Kendini sevmek kendini bütünüyle kucaklamaktır.
  • Kendini sevmek kendini desteklemektir.
  • Kendini sevmek güzellikleri hakettiğine inanmaktır.
  • Kendini suçlamaktan vazgeçip davranışını değiştirebilme yeteneğini güçlendirmektir.

Sen duyguların değilsin.

Düşüncelerin ve davranışların da değilsin.

O zaman neden hep aynı duyguda kalmaya çalışıyorsun?

Neden sürekli mükemmel olmak için uğraşıyorsun?

Neden sürekli başarılı olmak için kendinden ödün veriyor ve hırpalıyorsun?

Yapma!

Kendini bütünüyle kucakla.

Başarılı, başarısız, mutlu, mutsuz, akıllı, aptal, özgüvenli, özgüvensiz, yeterli, yetersiz, sevgi dolu, kaygı dolu, sevecen, kibirli, hırslı, dingin, hırçın. Hepsi ben. Hepsi sen. Hepsi hepimiz.

O zaman ne için ve neyle savaşıyorsun?

İlk adım ne biliyor musun?

Seni gıcık eden birinin davranışına bak. Eğer orayla barışabilirsen, kendini sevmeyi de başarabilirsin.

İlginizi çekebilir: Başarıya giden en kestirme yol: Bir bütün olduğunu kabul etmek

Tuba Kaytaş: Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ve kendisine yaptığı muazzam değişikliği fark edince deneyimlediği tüm güzellikleri insanlarla paylaşabilmek için yoluna nefes eğitmeni olarak devam etmeye karar verdi. 2009 yılında Ommira Kişisel Gelişim Merkezi’ni kurdu. Bu süreçte yaptığı çalışmaları ve deneyimlediklerini Özgür Kocaeli Gazetesi’nde kişisel gelişim konularında yazılar yazarak paylaştı. Yıllardır içinde bulunduğu nefes seminerlerinin ardından bilgi ve tecrübelerini 2012 yılında yayımlanan ilk kitabı Nefes’le Mucizelere Giden Yol adlı kitabında topladı. Araştırmacı ve yenilikçi bakış açısıyla, nefesle ilgili her konuyla ilgilenerek yoluna devam eden Kaytaş, Nefesimizin düşüncelerimizi etkilediğini fark edince kendi yöntemini geliştirip nefesi duygularla bütünledi. 8 yıllık çalışmaları ve eğitimleri sonucu geliştirdiği Nefs-i Terapi yöntemini aynı isimli kitapla paylaşmaya karar verdi. 3. Kitabı olan Bedenin Şifresi ile okuyucularına bedeni tanımanın ve şifanın yollarını sundu. 4. Kitabı olan 1 ile ilişkilere farklı bakış açısıyla bakabilmeye rehber oldu. Türkiye’nin İlk Transformal Nefes Koçları’ndan olup, daha sonra kendi sistemini kuran Kaytaş, nefesin en doğal halini Bütünsel Nefes’te birleştirdi. Şu anda Nefes Kampları düzenliyor, sorgulanabilir sertifikalı olan Profesyonel Nefes Uygulayıcılık Eğitimleri veriyor ve kendi sitesi olan www.nefesatolyesi.com da yazı yazmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale