X

Emziren Barbie bebek yaratarak yargıların önüne geçen genç anne

Anne ile bebeğin birbirleriyle iletişime geçtikleri en önemli anlardan bir tanesi emzirme dönemidir. Emzirme; doğanın tüm canlılara bahşettiği en değerli özelliklerden bir tanesi. Doğumdan sonra emzirme yoluyla bebeğin ihtiyacı olan tüm protein, yağ, su ve mineraller anne sütü ile karşılanır. Ancak günümüzde toplum içinde emzirmek bazı kültürler tarafından yadırganıyor. İnsanlar en değerli varlıklarını, en doğal yollar ile beslemeye çalışırken, bu durum bazı insanların pek de hoşuna gitmiyor. Bunun için  emzirme odaları, emzirme tulumları gibi yeni icatlar bulunsa da gerek hijyen gerek konfor açısından anneler çok zorlanıyor. Hatta bu durumdan çekinen bazı anneler yeni doğan bebeklerini anne sütü yerine hazır yapay mamalar ile beslemek zorunda kalıyor. Dünyanın en medeni ülkesi sayılan Avustralya’da bile bu durumdan nasibini almış iki çocuk annesi Betty Strachan konuyu başka bir türlü ele almış. Kusursuz olarak satılan Barbie bebekleri en doğal halleriyle yeniden yaratan Betty, emzirmeyi yadırgayan toplumlara karşı bir sosyal sorumluluk projesi üstlenerek emziren ve hamile Barbie bebekler yapıyor. Çocukken hatırlarsınız, hepimiz tek bir Barbie modeli ile büyüdük. Kusursuz beden ölçüleri, platini çatlatan sarı saçları, ışıltılı mavi gözleri ile aslında hiç olamayacağımız bir idoldü kendisi. Ancak Betty Strachan’ın da dediği gibi “ Tüm bebekler sarışın ve mavi gözlü doğmuyor. Kimilerinin çilleri, kimilerinin ayrık dişleri oluyor”. Oyuncakların çocuklarının üzerinde bıraktığı etkiyi gördükten sonra özel üretim bebekler yapmaya karar veren 28 yaşındaki Avustralya’lı anne, bu bebeklere sahip olan çocukların kendilerini “mükemmel Barbie” ile karşılaştırmayacaklarını savunuyor. Son eseri olan “Dünya Çapında Anne Barbie”; makyajsız bir biçimde, hafif yorgun gözaltları ve rastgele toplanmış topuzu ile tüm insani gerçekliğimizi yansıtıyor. Hal böyle olunca, Instagram annelerinin dikkatini hızlıca dikkatini çekiyor ve Etsy.com sattığı bu bebekler kısa zamanda tükeniyor. Betty, gerçeği kusur dolu bir kusursuzlukla yarattığı için şimdiden anneler hatta çocuklar tarafından büyük bir ilgi ve taktir ile karşılanıyor!

Betty Strachan’ın yarattığı birbirinden farklı bebekleri Instagram sayfasından takip etmek için buraya tıklayabilirsiniz!

Kaynak: psychologytoday.com metro.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale