X

Elçin Sümer Sumerian’la takı ve heykeli buluşturarak tarih ile günümüz arasında bir kutlamaya dönüştürüyor

Önce Elçin Sümer’i tanıyalım. Kendini nasıl tarif edersin?

Duyumsama ve bu duyumları algılayıp yorumlama biçimi genelden farklı bir insan olarak tarif edebilirim.

Heykel altyapısını nasıl oluşturdun? Hayatındaki yansımaları neler oldu?

Kendimi bildim bileli heykel hayatımın büyük bir parçasıydı. Farklı malzeme ve tekniklerle hayat bulan formları her zaman etkileyici bulurdum. Lisans eğitimim için Marmara Üniversitesi Heykel Bölümü’nü seçmemle birlikte heykeli algılamam ve onu anlamam zenginlik buldu. Hayatıma yansımaları burada anlatamayacağım kadar çok, kısaca heykel benim için ikinci bir lisan oldu diyebilirim.

Sumerian markası ne ifade ediyor?

Sumerian Markası coşkulu bir buluşma ve kutlamayı ifade ediyor. Heykel ve takı arasındaki buluşma, tarih ile günümüz arasındaki bir kutlamaya dönüşüyor. Takının beden ile uyumu duygu ile yoğrularak Sumerian adı altında somutlaşıyor. Özünde, sonuçtan ziyade objesel ve kişiye özgü bir araştırmayı temsil ediyor ve bütün bu büyülü arayış ‘heykel dili’nde gerçekleşiyor.

Tasarımların #giyilebilirsanat özelliği taşıyor, biraz nasıl oluşturduğundan bahsedebilir misin?

Dediğim gibi heykel benim ikinci dilim ve bu dili olabildiğince etkin kullanmayı istiyorum. Giyilebilir sanatı da, moda alanında birçok uygulaması olan ve sanatı gündelik yaşama doğrudan taşıyan bir sistem olarak değerlendiriyorum. Ben de bu çerçevede yarattığım eserleri takılabilir heykeller olarak adlandırıyorum. Duyguları ve duyumları algıladığım biçimde uygun malzemeler ile harmanlayıp görünür kılmaya çalışıyorum. Tıpkı heykelde olduğu gibi. Ancak bunları yeniden boyutlandırarak insan bedeni üzerinde taşınabilir hale getiriyorum.

Tasarımlarında hangi malzemeleri kullanıyorsun? Doğal taşlardan favorin hangisi?

Malzeme skalam çok geniş. Genel olarak altın ve gümüşün çeşitli ayarları ile çalışsam da bakır, bronz ve pirinç de vazgeçilmezlerim. Taş konusunda ise bir favorim yok. Her birine ayrı hayranım ve her seferinde onları yeniden tanıyorum. Bence her taş başka bir hikaye anlatır. Aynı koşullar altında aynı minerallerden oluşsalar bile biçimleri ve hissettirdikleri ile birbirinden farklı oluşumlardır.

Gittikçe artan #kişiselleştirilmişobjeler trendinde kendini nasıl konumlandırıyorsun? Bu trend hakkında ne düşünüyorsun?

Bu durum çok hoşuma gidiyor. Bence bu bir trend değil, aksine bir gelişim ve farkındalık göstergesi. Çünkü insanlar, tıpkı taşlar gibi, birbirinden farklıdır; ruhları, kokuları, yaşanmışlıkları kendilerine has, tek ve özeldir. Bu sebeple fabrikasyon üretimden çıkan ve kişileri aynılaştıran objelerden daha fazlasını hak ettiklerini düşünüyorum.

Tasarımlarını  kimlerin kullanmasını tercih ediyorsun? Belli bir müşteri kitlesi var mıdır?

Tasarımlarımı, belli bir zümrenin kullanmasından ziyade onları içselleştirebilecek kişilerin kullanmasını isterim. Tabi bu bir tercih değil temenni. Ben her ruhun son derece özel olduğuna inanıyorum ve benim için önemli olan gerek yaptığım heykellerin gerekse Sumerian tasarımlarımın sahipleri ile ortak özelliklere sahip olması ve birbirlerini tamamlamaları. Şu ana kadar da böyle oldu. Bazen de bu buluşma eşler, arkadaşlar aracılığı ile gerçekleşti. En keyifli tarafıysa bu ilişkinin tamamen doğal olarak gelişmesi.

Esinlendiğin veya takip ettiğin tasarımcılar kimlerdir? Instagram vb. bilgisi paylaşabiliriz.

Ben herkesi ve her şeyi hayranlıkla seyrederim. Şu tasarımcı veya bu zanaatkar demek zor benim için. Genel olarak yaptığı işi en iyi şekilde ortaya koyan insanlardan esinlenir ve bu bağlamda onlar gibi olmak isterim. Bu kişiler karşıma bazen bir dokumacı bazen de bir aşçı olarak çıkabilir 🙂 Bu sebeple birilerini özellikle takip etmekten ziyade her şeyden besleniyorum diyebilirim.

Yaptığın tasarımların yanında bir de heykel atölyesi yönetiyorsun. Academie Leon hakkında bilgi verebilir misin? Kimler gelebilir? Uzmanlık gerektirir mi?

Ne yazık ki Academie Leon Ağustos 2015 tarihinde faaliyetlerine ara verdi. Kasım 2012’den bu yana yüzlerce insana, birçok sanatçıya, birçok sevince ve derde ev sahipliği yaptı. İlk başlarda kendi kullanımım için düşündüğüm bu alan zaman içerisinde benim beklentilerimi dahi aşan çok özel bir sanat paylaşım platformuna dönüştü. İçine çağırdığı insanların buraya gönül bağlamasıyla, yeteneklerini akıtmasıyla, enerjilerini paylaşmasıyla büyüdü ve güzelleşti. Ama her maceranın bir sonu vardır. Academie Leon’un macerası son buldu mu? Bunu kesin olarak söylemek mümkün değil ama şimdilik beni başka maceralar bekliyor 🙂

Seni nerelerden takip edebiliriz? Tasarımlarına nerelerden ulaşabiliriz?

Beni ve Sumerian’ı aktif olarak Instagram (@sumerianofficial ve @elcinsumer) ve Facebook (fb.com/sumerianofficial) üzerinden takip edebilirsiniz. Ayrıca resmi web sitemiz www.elcinsumer.com u ziyaret edip işlerim ve tasarımlarım hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale