X

Ekinoks zamanı, başlangıç zamanı: Eylül başlangıçların ayıdır

Sonbahar ekinoksu geldi. Gece ve gündüzün eşit olduğu bu zamanı sevmişimdir hep. Hayatı anlatan bir gün seçecek olsaydık, şüphesiz ekinokslar güzel birer temsilci olurdu. Çünkü hayatta da geceler ve gündüzler eşit aslında. Kimi zaman günler, kimi zaman geceler uzasa da harika bir dengenin içinde yaşıyoruz esasen. Bu bağlamda ekinokslar dengeyi de anlatıyor. Kendimizi en iyi hissettiğimiz anlara baktığımızda, bunların en dengede olduğumuz anlar olduğunu görüyoruz. Çok yükseldiğimizde de, çok düştüğümüzde de, yeniden kendimiz gibi hissetmek için ardından dengeyi kovalıyoruz.

Ben Eylül’ü çok severim. Hasat ayıdır, bereket ayıdır ve sanılanın aksine bitişlerin değil, başlangıçların ayıdır. Bu da hayatın en büyük dengesinin bir parçasıdır. Yeniye yer açmak için bir şeylerin bitmesi gerekir. Ya da her biten şeyin ardından yeni bir şey elbette doğacaktır diyebiliriz. Hayatın dengesi, bu devinim üstüne kuruludur. Sımsıcak merhabalar da, buz gibi vedalar da sürece dahildir. Bununla birlikte, her veda soğuk olmak zorunda değildir. Bazı soğuk merhabalar ise zamanla sizi en çok ısıtan sözcüklere dönüşebilir. Yani hayat aslında süprizlerle doludur. Ancak başımıza gelen şeylere anlam yükleyenler bizler olunca, olanı olduğundan çok başka yorumlarız kimi zaman.

Ekinoks biraz bunu da hatırlatır; iyi, kötü, güzel, çirkin, hepsine aynı mesafedeyiz ve biz ne tarafa adım atarsak adını o koyuyoruz aslında. Bir yarımkürede kış başlarken, bir diğerinde yaz başlıyor. Sen durduğun yer neresiyse o mevsimi karşılıyorsun. Mevsimi değiştiremezsin belki, ancak dilersen yer değiştirebilirsin. Yani her şey mümkün aslında. Aynı anda bambaşka mevsimler, bambaşka duygular, bambaşka düşünceler, kişiler, olaylarla çevriliyiz. Tıpkı Eylül’ün renkleri gibi, etrafımız rengarenk. Kırmızılar, sarılar, yeşillere karışınca aslında hayat daha da renkleniyor. Isıtan güneşe, serinleten rüzgar eklenince, biraz dışına, biraz da içine dönünce insan, daha dengede oluyor. Hareket etmek kadar durmayı da bilmek gerekiyor. Olgunlaşmış mahsullere şükredip yenilerini ekmek için heveslenmek de gerekiyor. Hayattan aldıklarımızı kutlamak, beklediklerimiz içinse sabretmek ve çalışmaya devam etmek de gerekiyor.

Bana sorarsanız yılbaşı değil de, sonbahardır başlangıç zamanı. Geçen bir yılın mahsullerini toplayınca neler eksik, neler fazla görmek mümkündür çünkü. Yeni heveslere yer açmak, yeni tohumlar ekmek için de en güzel zamandır. Bu Eylül de çok güzel başlangıçlar getirsin, ekinoksla beraber yeni bir mevsime yenilenerek girelim.

İlginizi çekebilir: “Şimdi”de kalmak neden önemlidir: Geri dönemeyeceğiniz anları kaçırmayın

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale