X

Ekim 2014 Günerji yorumları

Yeni yıl Ekim’de başlar dersek yanlış söylemiş olmayız. Şimdi ekme zamanı. Eylül ayında derinliğine yüzleşme ve hazırlık ile geçen süreç bir sonlanma ve yeniden başlama enerjisi ile Ekim ayında önümüze geliyor. Ne yaparsanız yapın ama öncelikle biten süreçleri iyi değerlendirin.

Ekim ayı: Bitişler ve başlangıçlar zamanı

Bu ay bitişlerin ve yeni başlangıçların zamanı olarak 2015 yılının size neler getireceği konusunda bir çok sinyal verebilir ya da öyle gelişmeler olabilir ki, 2015 yılı bir anlamda bu olan olayların oluşturduğu çerçevede şekillenebilir.

Öncelikle kararlı olmanız ve nereye gitmek ne yapmak istediğiniz konusunda netleşmeniz ve bu uğurda tohumları ekmeniz gerekiyor. Tohum ekmek kolay mı peki ? Buna ne yazık ki kolay diyemeyeceğim. Özellikle geçmişten gelen ve bitirilmesi gereken süreçlerin önünüzde bir engel gibi durması sorun oluştururken sizin bu konuda sonuçlandırmak için güç, zaman, para gibi kaynaklar harcamanız gerekebilir.

Yeni başlangıçlar yaparak yeni yılı şekillendirmek istesek bile, geçmişin gölgesinde kalan bir başlangıçlar zamanı olarak Ekim ayı daha çok ertelenmiş ve uzun zamandır bekleyen konularla gündemimizi geçirebileceğimizi gösteriyor.Kasım ayında başlangıçlar Ekim ayına göre biraz daha kolay olabilir. Ekim ayında başlangıçlar paldır küldür ve  sürpriz gelişmeler şeklinde tezahür edebilir.

Hemen belirtelim ki başlangıçlar aslında bitişlerin sonucudur. Ekim ayında bazı bitişler çok kazanç sağlayabilir. Özellikle bir süredir üzerinde çalıştığınız, emek verdiğiniz ve olgunlaştırdığınız konular varsa, bunlar artık yavaş yavaş da olsa size maddi kazançlar getirebilir ya da sizi farklı konum ve pozisyonlara taşıyabilir.

Aynı şekilde biten bazı süreçler başarısızlık gibi görünse de, size çok büyük deneyimler kazandırabilir ve bu deneyimler sizi yeni başlangıçlara götürebilir. Her ne şartta olursanız olun sakın pes etmeyin, üzerine gidin. Gerek deneyim, gerekse maddi kazanımlar şeklinde, getirisi ne olursa olsun bu dönemde yeni ve sürpriz gelişmeler sizi farklı yer, kişi, iş gibi durumlara taşıyabilir. Siz kendi üzerinize düşen sorumlulukları yerine getirin ve gerisini yaşamın akışına bırakın.

İlişkiler

Güvenmenin iyice zorlaştığı, kontrolü bir türlü bırakmak istemeyeceğiniz Ekim ayında tüm ilişkilerde güven testi olabilir. Bencil veya içe kapanık davranmak yerine, iletişimde, açık ve anlaşılır olmak her zamankinden daha değerli olabilir ve tüm ilişkilerde fark yaratacak etken olarak karşımıza çıkabilir. Duygu ve düşüncelerin bir şekilde ortaya konmasında çekingen davranmamak gerekiyor. Karşınızdaki insanlara kendinizi iyice anlatmalısınız. Anlaşılmadığınızı düşünüyorsanız ne kadar anlaşılır şekilde ifade ettiğinizi bir kere daha gözden geçirmenizi öneririm.

Söylediğiniz, ifade ettiğiniz her durumda açık, anlaşılır ve net olmak çok önemli. Beklenti içinde olmamak, hayal kırıklıklarını ortadan kaldırabilir.

Geçmişin yükü üzerinizde baskı oluşturabilir ve hareket alanınızı daraltabilir. Bu anlamda gizli kalmış ve sizin artık taşıyamadığınız tüm maddi ve manevi yükler için bir çözüm üretmek gerekebilir ya da çözüm üretmek zorunda kalabilirsiniz. Ertelediğiniz her sorun yük olarak size daha fazla yük getirirken, kendi yaşamınızdan çalarak bu hayata devam etmenize sebep olacaktır.

Ekim ayında eski ile yeninin bir şekilde üretken, verimli, kazançlı şekle dönüşümü gerekiyor. Bu süreçte işe yaramayan ve artık gerçekten misyonunu tamamlamış neler varsa, bunları tamamen yaşamınızdan çıkarabilirsiniz. İşinizde ve özel ilişkilerinizde kullandığınız dil, tavır ve davranışların, tekniklerin ve yöntemlerin tümü bu süreçte yenilenebilir ve siz bu yenilenmeye esnek yaklaşımlarla ayak uydurmazsanız, Ekim ayı gerçekten çok gergin ve zorlayıcı geçebilir. Aksilikleri bir başka bakış açısıyla ele almak ya da engelleri sizi geliştiren ve yenilenmeye iten kaynaklar olarak görmek size fayda sağlayabilir.

İş yaşamı

Ekim ayı, yeteneklerinizi kazanca dönüştürmek için size fırsatlar getirebilir. Bu sebeple yaşamınızın akışı içinde etrafınıza küsmeden, kendi kabuğunuza çekilmeden, önünüze çıkan yada oluşturabileceğiniz tüm fırsatları iyi kullanarak ilerlemeye özen gösterin. Seçerek ve gerçekten kendinizi adayarak yapacağınız, yeteneklerinizi cesurca kullanacağınız tüm oluşumların ertesinde büyük başarılar gelebilir. Cesaretinizi, özgüveninizi, özsaygınızı koruyun ve neler yapabileceğinizi gösterin. ‘’Ne ekersen onu biçersin’’ sözünü hep hatırlayın.

Emek vermek ve emeğin hakkını almak, Ekim ayının ana temaları arasında Gerek kendiniz gerekse başkaları için, hak neyse onun olmasına özen gösteriniz. Hakkınızı isteyin ve hakkınıza sahip çıkın. Bu ay adalet her zaman olduğundan daha önemli. Adaletin işlemesine ve adil olanın kazanmasına katkıda bulunun; hem kendiniz hem de tüm diğer canlılar için…

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

 

Mehmet Aktürk: Günerji ile günlerin enerjisini yorumlamaya başlamış ve ilk çalışmasını 2012 yılında kitap halinde sunmuştur. Günerji yazılarını halen www.gunerji.com adresinde ve bazı web siteleri ile kişisel gelişim dergilerinde paylaşmaktadır. Doğum tarihi yanında isimlerin de enerjileri konusunda çalışmalar yapmaktadır. İsimlerin kişileri nasıl etkilediği, doğum tarihi ile isim arasındaki enerjinin kişi üzerindeki etkileri nelerdir gibi konularda çalışmalarını geliştirerek devam ettirmektedir. Bu çalışmaların bütününü “yaşam kodu” olarak isimlendirmiş ve tescil ettirmiştir.

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale