X

Ebru Sezgi Sabahoğlu ile zorluklardan uyanışa uzanan bir yolculuk

Hayatın karşımıza çıkardığı en büyük zorluklar, bazen içimizdeki en güçlü ışığı keşfetmemiz için bir fırsat sunar. Ebru Sezgi Sabahoğlu, yıllar süren kanser mücadelesi ve ardından gelen ruhsal uyanışıyla bu gerçeği kendi yaşamında kanıtlamış bir isim. Tıp dünyasında edindiği deneyimlerini, yaşamın derin anlamlarına yaptığı manevi yolculukla birleştirerek “Meşale” Serisi’nde okurlarıyla buluşturan Sabahoğlu, travmaların ve kayıpların, bilinç seviyemizi yükseltmek için nasıl birer rehber olabileceğini kendi hikayesiyle anlatıyor. İşte kendisiyle yaptığımız ilham dolu bir sohbet:

Sizi henüz tanımayanlar için kendinizi nasıl tanıtırsınız? Ebru Sezgi Sabahoğlu kimdir?

Ebru Sezgi Sabahoğlu, son dönem kanserin ve hayatın zorluklarının kendisinden götürdüklerine rağmen ayakta kalmayı 22 yıl başarmış ve halen yaşama devam eden içimizden biridir.

Tıp alanında uzmanlaşmış birisiniz; buradan manevi ve ruhsal bir yolculuğa geçişiniz nasıl oldu?

İşin açıkçası yaşadığım zorlu deneyimler beni yaşadıklarıma geniş açıdan bakmaya ve anlamaya mecbur bıraktı. Bunu yapmasaydım hem yaşadıklarımın manasını anlayamayacağımdan acının etkisiyle isyan edecektim hem de bu yıpratıcı döngüye daha fazla devam edemeyecektim. Böylece çektiğim onca acı da boş yere çekilmiş olacaktı.

Ruhsal ve manevi bu yolculuğunuzun başlangıcını tam olarak nasıl tanımlarsınız?

Bu yolculuğun başı zayıf bedenimle üç hafta içerisinde üç büyük ameliyat geçirip, bedenimi kullanamadığım ama zihnimin her şeyi analiz edebildiği yoğun bakım dönemlerimde durumu sorgulama ve yaşamda bir şeyleri hatalı yaptığımı kabule geçmek ve yaşamımı yeniden inşa etmeye rıza göstermeye karar vererek oldu.

Yaşadığınız zorlu deneyimler, hayata bakışınızı nasıl değiştirdi?

Doğrularım bir işe yaramamıştı. Benimsediğim doğrularla yoğun bakımda kendime gelmekten yorulmuştum. Ben de bu eskiyen ve beni bu berbat hallere düşüren bilinç seviyemi tamamen bırakmaya karar verdim. Sonrasında da yeni benin inşası başladı. Kendime ve yaşadıklarıma olan bakış açım ben izin verdikçe değişti ve gelişti.

“Meşale” Serisi fikri nasıl ortaya çıktı? Sizi bu seriyi yazmaya iten temel neden neydi?

Hayatta kalmak benim için yeterli değildi, yaşam kalitesi de gerekliydi. Bunları sağlayabilmek için senelerce elimden geleni yaptım. Birbirinden ayrı gibi duran ama insana hizmet eden fiziksel, duygusal ve ruhsal şifa metotlarına başvurdum. Bu uzun yolculukta birden çok nefs mertebesinde öldüm, farklı bilinç seviyelerini geçerek kendimi buldum. Başka bir tabirle meşalemi yaktım. Her şeyi Yaradan’a olan sevgim beni başkalarının da meşalesini yakmasına yardımcı olmaya yöneltti.

Kanserle mücadeleniz sırasında en büyük motivasyon kaynağınız neydi? “Meşale” Serisi’ni yazmak motivasyon kaynaklarınızdan biri miydi?

O zorlu mücadelede en büyük motivasyonum hayatıma kaldığım yerden devam edebilmekti. O dönemde bir gün kitap yazacağım aklıma bile gelmezdi.

Serinin her kitabı farklı bir tema üzerine odaklanıyor. Bu temalar arasındaki bağlantıyı nasıl açıklarsınız?

Serideki her bir kitap farklı bir bilinç seviyesinin konularını ve bakış açısını okuyucuya sunuyor. Bu bilinç yolculuğu bu dünyaya gelen herkes için başlangıcı ve son varılacak nokta kişiye göre değişse de yürünülecektir. Her bir bilinç seviyesi kendine has bazı doğrulara varılarak aşılabilir. Bir bilinç seviyesinin sonu bir üst bilinç seviyesinin başlangıcını ifade eder. Birini tamamlayamadan ötekine geçiş yapamayız.

Meşale Serisi’nin okuyucular üzerinde bırakmasını umduğunuz en güçlü etki nedir?

Okuyucuların gerçek bir yaşam öyküsünden ilham alarak içlerindeki güce ulaşabileceklerine inanmalarını ve bu konuda motive olmalarını umuyorum.

Ruhsal uyanış yolculuğuna çıkmak isteyenlere nereden başlamalarını önerirsiniz?

Yaşadıkları deneyimlerin dışarının etkisiyle olduğu algısını bırakmaları ve kendilerine dönüp nedenleri araştırmalarını öneriyorum. “Ama bana bunu başkaları yaşattı, yaptı.” diyenlerin de olayların bizimle ilişkisinin nasıl olduğunu anlatan kitap serimi okumaları yerinde olacaktır.

Yaşadıkları travmalardan özgürleşmek isteyen okurlara hangi tavsiyelerde bulunursunuz, kitaplarınızın bu konudaki rehberliğini nasıl açıklarsınız?

İlk olarak dünyanın bu deneyimler için bir alan olduğunu ve bu sebeple yalnız olmadıklarını belirtmek isterim. Ne kadar ağır da gelse, zaman da alsa o travmaların üzerine çıkıla bilineceğini de müjdelemek isterim. Bunun kanıtı ben ve benim gibiler.  İşte bu kitap serisi bedenen, manevi ve maddi her anlamda ölümden dönen ve sonrasında da hayatı kolay deneyimlememiş birinin o travmaları hangi bilinç seviyelerine yükselerek aştığını anlatıyor. Böylelikle rehberlik etme vasfını bu durumu bizzat yaşamış ve aşmış birinden okuyucuya taşıyor.

Son olarak Uplifers okuyucularına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Her kim olursanız olun bütüne etki eden bir parçasınız. Bu etkinin olumlu olması hepimizi sevindirir, yukarı taşır ve daha olumlu bir gerçeklik algısında yaşamamızı sağlar. Hızla akan zamanın farkında olup bir an önce meşalemizi yakıp etrafı aydınlatmanın zamanı geldi. Öyleyse başkası ne yapıyor diye bakmaksızın kendi öz sorumluluğumuzu alıp meşalemizi yakalım. Kendimiz için, hepimiz için, dünya için…

Kendisine keyifli ve ışık dolu sohbeti için çok teşekkür ederiz.

Kitapları incelemek için tıklayabilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale