X

Ebeveynlerin akademik başarı baskısı çocukları nasıl etkiliyor?

Her anne-baba şüphesiz ki çocuğu için her şeyin en iyisini, en güzelini ister. Başarılı olsun, iyi işler yapsın, hedeflerine ulaşsın diyerek hemen hemen tüm ebeveynler çocuklarını iyi notlar almaya, çeşitli etkinliklere katılmaya teşvik eder. Ancak, çocuklarının başarılı olmasını isterken zaman zaman baskıyı biraz artırarak onlara zarar verebilecek seviyelere de ulaşabilirler. Bazen teşvik etmek için bilinçli bir şekilde; bazense farkında olmayarak akademik baskı kuran ebeveynler çocuklarıyla aralarındaki ilişkiyi zedeleyebilirler. Birçok araştırma, çocukları sürekli olarak daha iyisini yapmaya zorlamanın veya bir adım önde olmaları için onlara baskı kurmanın olumsuz sonuçlar doğurabildiğine dikkat çekmekte. Ebeveynler, çocuklarına beklentileri hakkında bilgi verseler de çocukların hissettiği akademik baskı onları başarıdan daha da uzaklaştırarak hayal kırıklığı, pişmanlık, üzüntü, stres, korku, endişe gibi duygularla baş başa bırakabiliyor. Ancak bu akademik baskının olumsuz etkileri bu kadarla sınırlı değil. Gelin, ebeveynlerin akademik başarı baskısı çocukları nasıl etkiliyor detaylıca bakalım:

Çocukların üzerinde akademik baskı kurmak onları nasıl etkiler?

Başarının en güzel duygulardan biri olduğu şüphesiz, hem deneyimleyen hem de çevresindeki onu sevenler açısından… Ancak, başarının tek türü akademik değil. Anne babalar söz konusu başarmak olduğunda sadece akademik beklentilere girebiliyorlar. Oysa ki bir sanat dalında ya da spor türünde yetenekli olmak, çalışmak ve ilerleme kaydetmek de başarmanın bir parçası. Birçok ebeveyn yaşamın diğer alanlarındaki ilerlemeleri göz ardı ederek sadece akademiye odaklanabiliyor. Özellikle ara tatil zamanı gelmişken çoğu ebeveynin gözü E-okul’da, öğretmen değerlendirmelerinde, sınav notlarında, kısaca çocuklarının güncel akademik durumunda olabiliyor. Yolunda gitmeyen bir şeyler varsa da hızlıca bir sonraki süreç için yeni hedefler belirlemeye, çocuklarla ciddi konuşmalar yapmaya başlanabiliyor. Ve bu ciddi konuşmalar ne yazık ki genellikle “Bu notların hali ne, neden yapamadın, hiç mi çalışmadın, bak arkadaşların yüksek puan almış, dersi anlamadıysan niye öğretmeninle konuşmadın, niçin daha çok konuşmadın…” gibi kırıcı, yargılayıcı ve/veya suçlayıcı sorular silsilesini içerebiliyor… Ancak, araştırmalara kulak verdiğimizde doğru yaklaşımın bunlar olmadığını fark edebiliyoruz.

Arizona Eyalet Üniversitesi’nde 2016’da yapılan bir araştırma, ebeveynlerin çocukların sadece iyi notlarıyla ilgilenmelerinin çocuklardaki stresin artmasına neden olduğuna dikkat çekmekte. Araştırmada, öğrencilerin ebeveynlerinin kendileri hakkında en çok neye değer verdiklerini belirlemeleri istendi ve aynı zamanda okuldaki performansları değerlendirildi. Yüksek notlardan çok nezaket, merhamet gibi değerlere önem veren ailelerin çocuklarının okul başarılarının daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Yani, çocuklardan yüksek notlar beklemek, akademik baskı kurmak, onları teşvik etmek yerine aksine başarılarını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Öte yandan, Singapur Ruh Sağlığı Kliniği, çocuklarda uyum sağlayamamanın söz konusu olduğu birçok vakanın altında akademik baskı olduğuna dikkat çekmekte. Vakalar, ebeveynlerin çocuklarını sürekli rekabete sürükleyici tavırlar sergilemelerinin ve çok fazla akademik baskı yaparak onları strese sürüklemenin çocuklarda sosyal problemlerin ortaya çıkmasına neden olduğunu gösteriyor. Kısaca, akademik baskı artıkça psikolojik sağlığın bozulduğu gerçek vakalarla kanıtlanmış hale geliyor.

Çocuklara akademik baskı kurmak onlara stres yaşatmaktan ve başarılarını olumsuz yönde etkilemekten çok daha fazlasına neden oluyor. Akademik baskı aynı zamanda çocuklarda kaygı, depresyon, tükenmişlik gibi ruh ve zihin sağlığını olumsuz etkileyen rahatsızların oluşması; yalan söyleme, aldatma gibi yanıltıcı eylemlerin çoğalması; öz güven problemlerinin açığa çıkması ve uyku problemlerinin de meydana gelmesi ile ilişkilendirilmekte. Yani, filmlerde dizilerde gördüğümüz karneyi alınca kırık notları yükseltmek için hileli yollara başvuran o karakterlerin arkasında akademik baskıcı ebeveynler olduğunu tahmin etmek çok zor değil.

Akademik baskı kurmadan desteklemek için neler yapabilirsiniz?

Baskı kurmadan, çocuklarınızı başarılı olmaları için teşvik etmek isterken onların önüne setler koymadan da cesaretlendirebilir, destekleyebilirsiniz. Söylemlerinize dikkat ederek bakış açınızı biraz değiştirerek tüm süreçleri yönetebilir, çocuklarınıza yanlarında olduğunuzu hissettirebilirsiniz.

Çocuğunuzu elinden gelenin en iyisini yapmaya teşvik edin. Sonuca değil sürece odaklanın. Çok çalıştığı bir sınavdan düşük not almasını anlayışla karşılamayı öğrenin. Neleri doğru, neleri yanlış yaptığına; kendisini nasıl geliştirebileceğine dair çözümleri birlikte bulmaya çalışın. Beklemediğiniz ya da istemediğiniz bir sonuç ortaya çıktı diye emek verilmiş tüm süreci göz ardı etmeyin.

Çocuğunuza çok fazla baskı uyguladığınızı fark ettiğinizde, performansının, test puanlarının, sınav sonuçlarının sizin için neden bu kadar önemli olduğunu kendinize sorun. Sizin yapamadıklarınızı yapmaları için mi, başkalarıyla yarış halinde oldukları için mi yoksa kafanızdaki hedeflere ulaşmaları için mi, neden baskı kuruyorsunuz? Önce kendi içinizde bu soruya dürüstçe cevap vermeniz daha kontrollü davranmanıza yardımcı olabilir.

Çocuğunuzla üzerinde çalıştığı spor/ödev/performans hakkında konuşun. Çocuğunuzun duygularını ifade etmesine yer açmak için kendi duygularınızı bir kenara bırakın. Çocuğunuza görülmesi ve duyulması için alan vermek sizi hayal kırıklığına uğrattıklarını hissettirmek yerine onları cesaretlendirecektir.

Unutmayın, sınav sonuçları, test puanları sadece rakamlardan ibaret ve sizin için çocuğunuzun ifade ettiği tek şey o rakamlar olamaz. Çocuğunuzun iyi hissetmesini, başarılı olmasını, hedeflerini gerçekleştirmesini istiyorsanız önce mutlu olmalarına, kendilerini keşfetmelerine izin vermeli ve ne olursa olsun sizin tarafınızdan çok sevildiğini hissettirmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Çocuklarınızla iletişiminizi güçlendirerek gelişimlerini desteklemek için öneriler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale