X

Düz tabanlı ayakkabıların yarattığı 5 sağlık sorunu

Havalar güzelleşti, son yılların gözdesi babetler dolaplardan çıkmaya başladı. Çok geçmeden parmak arası terlikleri ve neredeyse yok denecek kadar ince tabanlı sandaletleri de sokaklarda bolca göreceğiz. Yüksek topluklu ayakkabıların karşıtı olarak sarıldığımız bu tür ayakkabılar yanlış tercih olmasın?

Giydiğimiz sandaletin tabanı omurgamızı bile etkiliyor.

Ortopedi uzmanlarına göre çok yüksek topuklu ayakkabılar gibi, çok düz tabanlı ayakkabılar giymek de çeşitli ayak, bacak ve duruş sorunlarına neden oluyor. Evet, sandaletimizin tabanı omurgamızı bile etkiliyor! Bundan sonra doğru ayakkabıları seçebilmek için, düz ve ince tabanlı ayakkabıların ortaya çıkardığı 5 önemli sorunu listeledik.

Plantar Fasiit

En yaygın topuk ağrısı nedenlerinden biri olan Plantar Fasiit, genelde uzun yıllar boyu ortopedik olmayan ayakkabılar giymiş orta yaşlı kişilerde görülüyor. Ayak kemerini destekleyen bağ dokunun gerilmesiyle meydana gelen bu rahatsızlık, uzun süre ayakta dururken, merdiven çıkarken ya da birden ayağa kalkıldığında baş gösteren ağrılarla kendini belli ediyor. Bazı durumlarda ayak bölgesinde şişlikler de oluşabiliyor.

Aşil tendonu zedelenmesi
Aşil tendonu zedelenmesi

Bacağımız rahat durumdayken ayağımızın uzandığı yöne bakacak olursak, ayağın bacağa dik olmadığını ve yaklaşık 45 derecelik bir açıyla uzandığını görürüz. Yani ayağımız aslında hafif eğimli bir zeminde, normalde olması gerektiği şekilde durur. Aşil tendonu, ayağın bu konumda durmasını sağlar. Sürekli düz ayakkabı giyen kişilerde bileğin arkasındaki aşil tendonu gereğinden fazla esner ve bazen yırtılabilir.

Tırnak ve kemik rahatsızlıkları

Ayağımıza tam olmayan, küçük ayakkabılar giymek gibi, düz burunlu bale ayakkabısı giymek de özellikle parmak ve tırnak bölgesinde pek çok soruna yol açıyor. Tırnağın içe doğru büyümesi ve buna bağlı enfeksiyon / kemik gelişimi problemleri bunlardan birkaçı. Ayakkabı denerken, içinde parmaklarınızı hafifçe oynatabildiğinizden emin olun.

Sırt, bel ve diz ağrıları

Sadece kumsalda değil, sürekli olarak kullanılan parmak arası terlikler sadece moda açısından yanlış bir tercih değil. Bu ve bunun gibi yumuşak, süngerimsi tabanlı ayakkabılar omurga eğrilmesine, leğen kemiklerinde ve dizlerde ağrıyla başlayarak ilerleyen sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Ağırlığı taşıyamayan ayakkabılar giymek, dize ve diz arkasından geçen kaslara gereğinden fazla yük bindirmek anlamına geliyor.

Topuk zedelenmesi

Ayağımızın normal koşulda dümdüz olmadığından bahsetmiştik. Bu nedenle, düz bir zemine uzun süre bastığımızda topuğa gereğinden fazla yük biner ve her adımda, en çok darbeyi topuk alır. Ayağa düzgün dağıtılmayan bu basınç, zaman içinde topuk kemiğinin zedelenmesi ve kırılmasına yol açabilir, ayrıca eklem ve kıkırdakların işlev yitirmesine neden olabilir.

Memorial Hastanesi ortopedi uzmanlarına göre, her tür ayakkabı için ideal topuk boyu 2,5 cm.

Bu rahatsızlıklar bileklik takarak, ilaç kullanarak ya da daha ciddi durumlarda ameliyat edilerek iyileştirilebiliyor. Ancak tüm bu rahatsızlıklardan korunmanın ve ağrıların önüne geçmenin bir tek yolu var: Yere basıyormuş hissini engelleyecek kadar kalın ve kuvvetli tabanlara sahip, aşil tendonunu destekleyecek kadar yüksek topuklu (ama çok yüksek ve ince değil!) ve ortopedik ayakkabılar giymeye başlamak. Memorial Hastanesi ortopedi uzmanlarına göre, her tür ayakkabı için ideal topuk boyu 2,5 cm.

Plantar Fasiit ve diğer rahatsızlıkların belirtileri gösteren, sürekli ayak ve bacak ağrısından muzdarip kişilerin bir ortopedi hekimine görünmeleri kuvvetle önerilir.

İlginizi çekebilir: Yüksek topuklu ayakkabı bel ağrısı yapar mı?

Kaynaklar:
Who What Wear 
Memorial Hospital
sahinnami.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale