X

Duygusal yeme nedir? Yemek ile ilişkimizi nasıl düzenleyebiliriz?

Yemek yemek hepimiz için temel bir ihtiyaçtır. Abraham Maslow (1943) İhtiyaçlar Piramidi’nde en alt basamakta fiziksel ihtiyaçlar basamağı yer alır ve bu basamak bizim hayatta kalmak için gereksinim duyduğumuz temel ihtiyaçlarımızı sembolize eder. Bu teoriye göre, ilk basamak olan fiziksel ihtiyaç basamağını tamamlamadan bir sonraki basamağa geçemeyiz.

Son yıllarda yemek yemenin fiziksel ihtiyaç olmanın ötesinde duygusal bir ihtiyaca dönüştüğünü ve yemek ile ilişkimizin değiştiğini, farklılaştığını hepimiz fark ediyoruz. Sıkça son zamanlarda duygusal yeme tanımını duymaya başladık. Modern yaşam koşulları ve yarattığı olumsuz duygu durumlarının artışı sonucu son yıllarda duygusal yeme davranışları artmış ve buna bağlı olarak yeme bozuklukları da sıkça görülmeye başlanmıştır. Gelin birlikte duygusal yeme nedir bakalım ve yemekle olan ilişkimizi gözden geçirelim….

Duygularla yiyecekleri kullanmadan nasıl baş ederiz?

Yemek kültürü ve hatta kültürümüze özgü kalabalık yemek sofralarının oldukça yaygın olduğunu söyleyebiliriz. Bayramlar, aile yemekleri, kutlamalar, partiler bizim için yemekle birlikte eğlencenin ve keyifli zamanların da yer aldığı etkinliklerdir. Keyifli ve mutluyken yemek yemek bizim için eğlenceli, paylaşmayı, birlikte olmayı keyifli bir hale getirirken olumsuz zamanlarda ise kısa yoldan mutlu olmaya götürecek bir yol arkadaşı olabilir. Yoğun stres, olumsuz duygular, yalnızlık, boşluk hissi, mutsuzluk bizi en kolay mutlu edebilecek duygusal yeme davranışına doğru götürebilir. Kolay ve ulaşılabilir olan yemek yeme davranışı biz olumsuz duygularımız yoğunlaştığında kaçacak ve hızlı bir şekilde keyif verecek bir ritüel haline gelir. Ancak, zamanla bu kısa vadeli mutluluğun yerini mutsuzluğun aldığı ve aslında ne kadar yemek yesek bile mutsuzluğumuzun orada durduğunu fark ederiz. İşte o zaman yine duygusal yeme döngüsünde kalıp bir şeylerin düzelmesini bekleyerek kısır döngüye gireriz. Bu bizim fiziksel ve ruhsal sağlığımız bozulana dek devam eder.

Ancak burada dikkat etmemiz gereken ve kendimize sormamız gereken önemli bir nokta var. Biz en çok ne zaman yemek yeme davranışını gösteriyoruz? Gerçekten acıktığımızda mı yoksa mutsuz ve yalnız hissettiğimizde mi yemek yiyoruz? Duygularımız ve yemekle olan ilişkimizi gözden geçirdiğimizde eğer en fazla yalnız mutsuz hissettiğimizde iyi hissetmek için yoğun karbonhidrat ve şeker içeren yiyeceklere sarılıyorsak duygusal yeme sorunuyla karşı karşıya olabileceğimizi belirtmekte fayda var. Eğer duygusal yeme davranışına sahipseniz ve genellikle olumsuz anlarda yemek yeme davranışı gösteriyorsanız uzman bir terapistten psikolojik destek alabilirsiniz.

Kaynak: Maslow, A. H. (1943). A Theory of Human Motivation. Psychological Review 50, 370-396

İlginizi çekebilir: Duygusal yeme bozuklukları: Nedenleri ve tedavisi

Güneş Gülaydın: Merhaba ben uzman klinik psikolog Güneş Gülaydın. 2013 yılında Yeditepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden onur derecesiyle mezun oldum. 2017 yılında Hasan Kalyoncu Üniversitesi klinik psikoloji yüksek lisansımı Prof. Dr. Bengi Semerci danışmanlığında “Romantik İlişkisi Olan Yetişkin Bireylerin İlişki Doyumlarının Bağlanma Stilleri, Benlik Saygısı ve Kişilerarası İlişki Tarzları Açısından İncelenmesi” konulu tezimle onur derecesiyle tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, EMDR Terapisi, Gottman Çift Terapisi ve Mindfulness gibi yöntemlerle ergen, yetişkin ve çiftlere yönelik eklektik bir yaklaşımla psikoterapi çalışmalarımı sürdürmekteyim. Psikoloji alanında eğitmenlik ve kitap bölümü yazarlıkları yapmaktayım. Benimle pskgunesgulaydin@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale