X

Duygusal wellness sayesinde duygularınla arkadaş ol

Son yıllarda sık sık duyduğumuz wellness fiziksel, çevresel, duygusal, entelektüel, mesleki ve ruhsal bileşenleri olan bir kavramdır. Amerikalı doktor Halbert Dunn, wellness kavramını ilk ortaya çıkaran kişi olarak tanınır. Wellness kavramının bir diğer öncüsü de Bill Hettler’dır. Hettler, wellness’ı altı boyutlu bir modelleme ile ele almaktadır. Bunlar, “sosyal boyut, mesleki boyut, manevi boyut, fiziksel boyut, entelektüel boyut ve duygusal boyut”u içermektedir. Bu boyutlardan biri olan duygusal wellness duygularımızın farkında olmamız, onları anlamamız ve onları verimli bir şekilde yönetebilmemiz gibi konuları içerir. Duygusal wellness, stres azaltma, öz bakım ve içsel gücü korumaya yönelik aktif bir süreçtir.

Peki, duygusal wellness neden önemli? Duygusal iyiliğimiz hayatımızın her alanına etki eder. Örneğin kendi duygularının farkında olmayan ya da kendi duygularından rahatsız olan bir insan başkalarıyla olan ilişkilerinde de büyük bir ihtimalle rahatsızlık duyacaktır. Çoğumuz duygularımızdan korkuyoruz. Onları tanımak için zaman ayırmıyoruz. Oysa bastırılan duyguların eninde sonunda su yüzüne çıkma gibi bir huyları vardır. Bastırdığımız duygular aniden, şiddetli bir şekilde açığa çıkabilirler.

Diyelim siz duygularını sağlıklı bir şekilde ifade etmek yerine onları bastırmayı seçen bir insansınız ve bir arkadaşınız size sürekli kaba davranıyor. Onun bu davranışı sizi öfkelendiriyor ve üzüyor. Ancak arkadaşınızın hareketlerinin sizde uyandırdığı duyguları onunla paylaşmak yerine o duygularınızı sürekli bastırıyorsunuz. Bir gün bu duruma daha fazla dayanamıyorsunuz ve sizin içinizde olan bitenlerden bihaber arkadaşınıza deyim yerindeyse patlıyorsunuz. Belki de bu duygusal patlamanız yüzünden arkadaşlığınız bitiyor. Oysa arkadaşınıza çok daha önceden onun davranışlarının sizde yarattığı duygulardan bahsedebilir, onu size bu şekilde kaba davranmaması hakkında uyarabilirdiniz. Eğer siz de duygularını ifade etmek yerine onları bastırmayı tercih ediyorsanız neden böyle davrandığınızı düşünebilir misiniz? Duygularınızı karşınızdaki insana ifade ettiğinizde başınıza bir şey mi geleceğinden çekiniyorsunuz?

Duygusal wellness seviyenizin ne durumda olduğunu anlamak için kendinize bu soruları sorabilirsiniz:

  • Sizce siz sınırlarını iyi koruyabilen bir insan mısınız?
  • Duygularınızın ne kadar farkındasınız?
  • Duygularınızı rahatça ifade edebiliyor musunuz?
  • Stres yönetimiyle aranız nasıl?
  • Gün içinde ruhsal öz bakımınız için neler yapıyorsunuz?

Duygusal wellness kişinin olumlu duygular, ruh halleri ve düşünceler üretme yeteneğidir. Duygusal iyilik hali kişinin olumluya odaklanmasına ve zaman zaman sahip olabileceği olumsuz duyguları yönetmesine olanak tanır. Duygularınızı daha iyi tanımanız ve sizi rahatsız eden duyguları yapıcı bir şekilde ifade etmeyi öğrenmeniz hayatınızda pozitif etki yaratacaktır.

Duygusal wellness kavramından ülkemizde pek bahsedilmediğinin farkına varınca, psikoloji eğitimini Amerika’da görmüş bir psikolog olarak duygusal wellness kavramının ülkemizde de yaygınlaşmasına öncülük etmeye karar verdim ve Duygusal Wellness Merkezini kurdum. Duygusal Wellness Merkezinde duygusal wellness kavramıyla ilgili eğitimler ve faaliyetler olacak. Duygusal wellness kavramının ne olduğunu merak ediyor, ve kendinizi bu konu hakkında geliştirmek istiyorsanız Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Duygusal Wellness” atölye çalışmasına katılabilirsiniz. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgi almak için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Duygularınızı iyi tanıyıp onlarla arkadaş olmanız dileklerimle. 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da gerekli bilgiyi yine rsolaker@gmail.com adresinden alabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Öz şefkat: Kendine en en iyi arkadaşına davrandığın gibi davranmak

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale