Bazı çocukluk dönemleri vardır, dışarıdan bakıldığında hiçbir problem yokmuş gibi görünür, ancak iç yüzünde sürekli bir eksiklik hissi taşır. Kendinizi erken yaşta büyümüş, duygularınızı bastırmayı öğrenmiş ya da hep idare eden taraf olmuş halde bulabilirsiniz. Bunun sebebi ise çoğu zaman açık bir ihmal veya travma değil, doğrudan duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyümektir. Böyle bir ortamda çocuk, kendi ihtiyaçlarını fark edemeden anne babasının duygularına uyum sağlamayı öğrenir. Yetişkinlik döneminde ise bu çocuklar, zorlanma, suçluluk duygusu, sürekli kendini sorgulama gibi davranışlar sergileyebilir. İşte duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyüdüğünüzün 5 işareti…
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveyn kimdir?
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveyn, biyolojik olarak yetişkin görünse de duygusal açıdan çocuk gibi tepki veren anne babalardır. Bu kişiler kolayca öfkelenebilir, hayal kırıklıklarını yönetmekte zorlanır ve stresli anlarda sağduyulu bir yetişkin gibi davranmanın aksine dürtüsel tepkiler verebilir.
Duygular, insan olmanın doğal bir parçasıdır ancak asıl fark, bu hislerin nasıl yönetildiğinde ortaya çıkıyor. Duygusal anlamda olgunluk, hissedileni inkar etmenin aksine bunların davranışları ele geçirmesine izin vermemektir. Olgunlaşmamış ebeveynlerde ise bu denge, çoğu zaman kurulamaz.
Uzmanlara göre duygusal anlamda olgunlaşamama durumu, doğrudan öz farkındalık ve empati eksikliğiyle ilişkilendiriliyor. Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynler, genellikle kendi ihtiyaçlarını çocuklarının ihtiyaçlarının önüne koyar. Onlarla sağlıklı iletişim kurmakta zorlanır ve öngörülemeyen davranışlar sergileyebilir.
Çocuklar için bu anne babalar, güvenli ve tutarlı bir duygusal alanın oluşamaması anlamına geliyor. Bir gün anlayışlı olan anne baba, ertesi gün aşırı tepkisel olabilir. Bu da beraberinde çocuğun neye göre davranması gerektiğini anlamasını güçleştirir. Böyle ortamlarda çocuk, kendi duygularını ifade etmek yerine ebeveyninin ruh haline uyum sağlamayı öğrenir.
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerin belirtileri
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveyn tanımı, doğrudan anne babanın kötü niyetli veya sevgisiz olduğu anlamını taşımıyor. Bu durumu yaşayan anne babalar da kendi yetiştirilme biçimlerinin ve nesiller arası aktarılan davranışların etkisi altındadır.
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynler şu belirtilerle anlaşılabilir:
- Empati eksikliği: Tartışma anlarında yoğun tepkiler verebilirler. Ancak gerçek duygularını açığa çıkarmayı tercih etmezler. Çocukların sorunları küçümsenmiş, geçiştirilmiş, yok sayılmış gibi görülebilir.
- Aşırı duygusal tepki: Ani hayal kırıklıkları ve öfke patlamaları, duygularını sağlıklı şekilde ifade edemeyen anne babaların tipik belirtisidir.
- Kendi ihtiyaçları önceliklidir: Çocukların ihtiyacını genellikle ikinci plana atarlar, itaat ve uyum beklentisi vardır.
- Erişilebilir değillerdir: Fiziksel ihtiyaçlar karşılansa da duygusal destek, güven duygusu ve sıcaklık, çoğu durumda eksik kalır.
- Manipülasyon: Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynler, suçluluk ve utandırma aracılığıyla manipülasyon eğilimindedir. Bu tutumlar bilinçli bir kötülüğü ifade etmese de onların savunma mekanizmalarının bir etkisidir.
- Tek taraflı iletişim: Konuşmaların odağı onlardır, çocuğun düşünceleri ve duyguları ikinci plandadır.
- Farkındalık: Ebeveyn duygularını inkar ettikçe çocuk, sezgisel olarak bu durumu fark edebilir. Anlaşılması beklenen çocuk değil, anne babalardır.
- Sınır ihlali: Duygusal olarak sınırlar sıklıkla ihlal edilir, çocuk ise birey olarak değil, tam aksine anne babanın bir uzantısı şeklinde görülür.
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveyn belirtileri her ailede aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bazı anne babalar birkaç maddeyle sınırlı davranışlar sergileyebilirken, bazılarında ise bu örüntü daha kapsayıcıdır. Önemli olan ise ilgili davranışların çocuk üzerinde yaratmış olduğu uzun vadeli etkileri fark etmek ve gerekli önlemleri almaktır.
Duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyüdüğünüzün 5 işareti
Çocukluk döneminde yaşananların etkisi genellikle yıllar sonra, yetişkinlikte fark edilir. Eğer kendinizi sürekli suçlu hissediyor, ilişkilerde neden hep zorlanan taraf olduğunuzu sorguluyor veya sorun bende düşüncesinden hiçbir şekilde kurtulamıyorsanız, bunun kaynağı sadece bireysel zayıflık olmayabilir. Bir çocuğun görevi olmayan sorumlulukları üstlenmesi, duygularını bastırmayı öğrenmesi veya ebeveyninin ruh haline uyum sağlamaya çalışması, onda derin izler bırakır.
Duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyüdüğünüzün 5 işareti:
1- Onların ihtiyaçları sizinkinden daha önemlidir
Duygusal olarak olgun olmayan bir anne babayla büyümüş olduğunuzun en kesin göstergesi, onların kendi ihtiyaçlarını öncelik haline getirmesi, sizin ihtiyaçlarınızı ise geri plana atmasıdır. Bu anne babalar genellikle kendi duygularına, beklentilerine ve kırgınlarına yoğun şekilde odaklanır. Bu sırada çocuğun ihtiyacını fark etmek veya buna alan açmak ise ikinci planda kalır.
Çocuk, sevgi ve kabul görmek için ebeveyninin duygusal dengesini korumak zorunda olduğunu dolaylı yoldan öğrenir. Eğer üzgünse teselli eden, kızgınsa alttan alan, yorgunsa sessiz kalan taraf olur. Zamanla kendi ihtiyaçlarını dile getiremeyen çocuk, bunun bencilce ya da çok tehlikeli olduğunu hissedebilir.
Çocukluk döneminde karşılaşılan bu durum, yetişkinlikte de devam eder. Kişi, başkalarının duygularından sorumlu olduğu inancıyla yaşar, özellikle birini hayal kırıklığına uğratmaktan aşırı derecede korkar. Bu da beraberinde sınır koymakta zorlanan birey olmasını sağlar. Çünkü çocuklukta alınan mesaj çok nettir: sevilmek için öncelikle başkasının ihtiyacını karşılamak zorundasın…
2- Duygularınızı tam olarak ifade edemediniz
Duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyüyen çocuklar için hislerini ifade etmek, çoğunlukla tehlikeli bir durumu ifade eder. Bir ihtiyacını dile getiren çocuk, küçümsenmek, abartmakla suçlanmak veya kıyaslamayla karşılaştığından dolayı derin bir kaygı duyar. Zamanla çocuk, hislerini söylemenin sorun çıkardığını öğrenerek en güvenli yol olarak susmayı seçer. Bu şekilde duygular bastırılır, ihtiyaçlar ertelenir, iç dünyayla bağ ise giderek zayıflar.
3- Yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmediler
Duygusal anlamda olgun sayılmayan anne babalar, incitici bir söz söylediklerinde veya zarar verici davranışta bulunduklarında bunu kabul etmekte zorlanırlar. Özür dilemek, durumu onarmak veya kendi paylarını görmek yerine konuyu geçiştirmeyi ya da suçu çocuğa yüklemeyi tercih edebilirler. Bu tutum, çocuklarda derin bir kafa karışıklığına yol açar. Çünkü zamanla çocuk, neyin doğru neyin yanlış olduğunu sorgulamaya başlayabilir.
4- Duygularını nasıl kontrol edecekleri konusunda fikirleri yoktur
Duygusal olarak olgunlaşmamış anne babalar, ne hissettiklerini fark etmekte ve bu duyguları kontrol etmekte zorlanırlar. Günlük stres, hayal kırıklığı veya yorgunluk giderek birikir. Bunlar doğal ve sağlıklı yollarla boşaltılamadığı için öfke patlamaları, ani tepkiler ya da gergin atmosfer şeklinde dışa vurulur. Çocuk için ise bu durum, sürekli tetikte olması gereken bir ev ortamı anlamına gelmektedir.
Bunu yaşayan anne babalarda görülen durumlar aşağıdaki gibidir:
- Duyguların nedenini ayırt edemez,
- Öfke ve hayal kırıklığını başkalarına yansıtır,
- Sakinleşmek için sağlıklı yollar bulamaz,
- Ruh hali, evin genel atmosferini etkiler.
5- Erken büyüdünüz
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerle büyüyen birçok çocuk, çocuk olma ve buna uygun davranma hakkını erken yaşta kaybeder. Evde huzuru korumak, anne babanın duygularını yatıştırmak veya olgun davranmak, doğrudan çocuklardan beklenir. Oyun, neşe, rahatlık gibi çocuk ihtiyaçları, sorun çıkaran şeyler gibi algılanır. Çocuk, yüksek sesle gülmenin dahi riskli olduğunu kabul ederek küçük yaşlarda yetişkin gibi davranmaya başlayabilir. Bu da yetişkinlik döneminde erken olgunlaşma, aşırı sorumluluk alma, dinlenmekte zorlanma ve başkalarına bakarken kendini ihmal etme şeklinde devam eder.
İyileşme süreci ve pratik öneriler
Yıllarca normal sandığınız birçok şey, aslında sizi inciten sıra dışı durumu ifade ediyor. Bu tür bir çocuklukla yüzleşmek hiçbir zaman kolay değildir. İyileşme, anne babaları suçlamak ya da geçmişe gidip yeniden yazmakla sağlanamaz. Bunun yerine yaşananların sizde bıraktığı izleri dürüstçe görmeniz önemlidir.
İyileşme süreci ve pratik öneriler için şu tavsiyelere göz atabilirsiniz:
1- Duygusal farkındalık
Duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyüdüğünüzü düşünüyorsanız, iyileşme sürecine ilk olarak duygusal farkındalıkla adım atmanız gerekir. Çocuklukta yok sayılmış ya da bastırılmış duygular, yetişkinlik döneminde kontrolsüz tepkiler, kaygı veya suçluluk hisleri şeklinde kendini gösterebilir. Duygusal farkındalık ise bu hisleri yakından tanımayı, onları yargılamadan gözlemlemeyi öğrenmeyi ifade ediyor.
Duygusal farkındalığınızı geliştirmek için şu yöntemleri uygulayabilirsiniz:
- Günlük olarak hislerinizi yazmak veya sesli ifade etmek
- Tetikleyici durumları fark etmek ve hangi duyguları uyandırdığını gözlemlemek
- Duygularınızı “iyi” veya “kötü” olarak etiketlemeden kabul etmek
- Nefes veya kısa meditasyonlarla duyguların üzerinizdeki etkisini izlemek
2- Sınır koymayı öğrenmek
İyileşme sürecinde atacağınız ikinci adım, sınır koymayı sağlıklı şekilde öğrenmektir. Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerle büyüyen çocuklar, genel olarak başkalarının ihtiyaçlarını kendilerininkinin önüne koymaya alışır. Bu da beraberinde “hayır” demekte zorlanan yetişkinleri getirir. Sınır koymak, kendinizi korumanın, duygusal olarak denge kalmanın en önemli yoludur. Bunun başkalarına karşı bencilce bir davranış olmadığını bilin ve kendi değerinizi, haklarınızı doğru şekilde savunun.
3- Çocukluk dönemiyle yeniden bağ kurmak
Eğer duygusal olarak olgunlaşmamış bir ebeveynle büyüdüğünüzü düşünüyorsanız, bunun etkilerinden kurtulmak için atacağınız üçüncü adım, içinizdeki çocukla yeniden bağ kurmak olmalıdır. Bu tür bir çocukluk yaşayan kişiler, ihtiyaçlarını bastırmış ve kendi duygularını görmezden gelmiştir. İç çocukla yeniden bağ kurarak o dönemde yaşanan eksiklikleri fark edin ve kendinize şefkat gösterin. Oyuncu, meraklı ve duygusal yanınızı kabul ederek küçük bir çocuğun ihtiyaçlarını karşılar gibi kendinize sevgi, destek ve güven aşılayın.
4- Özgüveni yeniden inşa etmek
Özgüveninizi yeniden inşa etmek zorundasınız. Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerle büyüyen çocuklar, sıklıkla yetersizlik, suçluluk ya da “yeterince iyi değilim” düşünceleriyle baş başa kalır. Özgüveni güçlendirerek içsel eleştiriyi susturabilir, onu sorgulamadan kendi değerinizi yeniden kabul edebilirsiniz.
Özgüveninizi tekrar kazanmak için atabileceğiniz adımlar:
- Başarılarınızı ve olumlu yönlerinizi yazmak ya da sesli olarak ifade etmek
- Kendinize sınırlar koymak ve hayır demeyi öğrenmek
- İçsel eleştirmenizi fark edip, onu yargılamadan gözlemlemek
- Kendinize şefkat göstermek ve hatalarınızı büyütmemek
Bu adımları attığınızda zamanla kendi değerinizin farkına varacak, başkalarının onayına ihtiyaç duymadan hareket edebilmeniz mümkün olacaktır. İç huzurunuzu güçlendiren bu unsurlar, daha dengeli, sağlıklı ve tatmin edici ilişkiler kurmanıza da yardımcı olabilir.
5- Profesyonel destek almak
Eğer çocukluk döneminde duygusal olarak olgunlaşmamış bir anne babayla büyüdüğünüzü düşünüyor ve bunun etkilerinden tek başına kurtulamıyorsanız, son adımda gerekirse profesyonel destek almanız önerilir. Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerle büyümenin izleri çoğunlukla tek başına çözülemez.
Geçmişten gelen kalıplar, bastırılmış duygular ve diğer tüm olumsuzluklar, siz bilinçli şekilde çaba gösterseniz de giderilemeyebilir. Bu noktada bir terapist ya da danışmandan destek alarak yaşadığınız deneyimleri güvenli ortamda açığa çıkarabilir, duygusal tepkilerinizi anlayabilir, bunlarla başa çıkma stratejilerini sağlıklı şekilde geliştirebilirsiniz.
Kaynak: tinybuddha, verywellmind
İlginizi çekebilir: Z kuşağında ebeveynlik anlayışı: Neler değişti?