X

Duygularınıza yol açın: Kendini ifade edemeyen herkes öfkelidir

Kendini ifade edemeyen herkes öfkelidir.
Kendi olamayan ve kendinin önünde duran herkes öfkelidir.

Kendin olmak, ne istersen yapmak ve bunun için cesaretli olmak, rağmen devam etmek gerçek bir dirayet ve yerinden oynatılamaz bir irade gerektirir. Hani ne olursa olsun, gönlünün sesi vicdanının feneriyle aydınlanmış yolda yürüme hali…
Kim ne der, kimlikler nasıl “hiç” olur düşünmeden..
Başkalarının ve kendinin sanrı silüetinden bağımsız hareket etmek…

Özellikle ailelerimizin, yakın çevremizin bizlere dair etiketleri vardır. Olduğumuzu sandıkları, tanıdıklarını düşündükleri kişiye dair. Hatta bizim bile, kimse kendini tamamen tanımazken, şimdiye kadar edindiği hallerimiz hiç değişmeyecekmiş gibi, asla dönüşmeyecekmiş gibi davranırız.
Karşımızdaki varsayımları hayal kırıklığına uğratmamak adına, kendimiz sandığımız kişilik içinde seyreder dururuz. İçimizden geçenleri, aslında değişen ve dönüşen tavrımızı ortaya koymaktan çekinir, zamanlar sonra içimizdekinin ne dediğini dinlemeyen, sadece doğrusu nedir diye akıl ile aramaya koyulanlar oluruz. Akıl kime göre bilecek doğrusunu?
Bize göre mi?
Karşımızdakilerin beklentilerine göre mi?
Şimdiye kadar öğrendiklerimiz doğrultusunda mı?

O zaman anın eşsizliğinden, her anın farklılığından nasıl bahsedeceğiz dostlar?
Hani her an eşsiz ise, her bileşen, her duygu eşsiz ise, bizler nasıl olur da, anları genelleyip, kendimizi genelleyip bir dosya içine sıkıştırabiliriz?
Bu aslında mümkün değildir.
Bu yüzden de, her minicik değişiklikte bile, duruma artık uymayan haller ve davranışlar ile, varsaydığımız “ben” ile cevap verdiğimizden içimizde tortu biriktiririz.
Hissimiz ile dile gelen arasındaki boşluğa, hazımsızlık, yavanlık, tatminsizlik doldururuz. Bu aralık, sevgiyle veya tatmin ile dolacağına, hissizlik ve hayal kırıklığı ile dolar.
Sonuç ise kendinden uzaklaşmak, belirsiz bir öfke olur. Oralara bir yerlere sıkışmış, gaz bulutu misali.

Aslında kişilere değildir öfkemiz!
Öfkemiz, kendini ifade edememiş haldir. Buna bahane olmuş kişi de nasibini buradan alır işte;
Onun yüzünden oldu! Beni delirtiyor!
Seni delirten o değil, seni delirten o tavrın karşısında kendini dürüstçe ifade edemeyişindir, sebebi her ne olur ise olsun!
Sebebi her ne olur ise olsun…
Öfkeli misin?
Neyi bastırdın kendinde?
Neyini, hangi duygunu görmezden geldin?

His ile dile gelen arasındaki boşluk, bizim dualitede yaratım yaptığımız alandır. Hani o, “ağzından çıkana dikkat et”ler, olumlu dileklerde bulunmalar işte o boşluğu veya aralığı selametle atlatmaya yöneliktir…
İfade bulamamış his, dile gelene kadar, evrilir çevrilir aklın hesaplarıyla.
Dümdüz olamıyorsan, hissinin sana etki ettiği şekilde ifade edip yönlendiremiyorsan, orada sıkışmış olan ifadenin basınçlı etkisine hiç beklemediğin yerlerde maruz kalır, tarafından yönlendirilir, yönetilirsin.

Seçim, hissin/kalbin ışığıyla ya da belirsiz ifadenin sıkışıklığı ile yürümek arasındadır.

Bir noktada karanlık tarafından yönetilmek, bu boşluk veya aralık diye tarif ettiğim kodlanmamış ve/veya karmaşıklık kodlanmış enerjinin etkisinde olmaktır.

Kendimizle, yani özümüzle, dile gelen arasındaki boşluğu sağaltmalıyız. Böylelikle kendimize yaklaşır, özü sözü bir, içi dışı bir, bir olan bir oluruz.

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Yaşam masalımız: Hem varız hem yok, hem var edeniz hem yok eden

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale