X

Duyguların gizli mesajı nedir: Duygularınızı tanıyın ve onlara kulak verin

Duygular gün içinde üzerinden geçtiğimiz yollar gibi, bazen bizi yokuşlarla zorluyor, bazen inanılmaz bir manzarayla içimizi şenlendiriyor, bazen çıkmaz sokaklarda hissediyoruz, bazen de içinde bulunduğumuz o an hiç bitmesin istiyoruz…

Duyguları tanımadan onların bize ne anlatmak istediğini anlayamayabiliyoruz. Böyle olduğunda da beynimiz tehlikede miyiz, değil miyiz, karar veremediği için kendimizi rahatsız hissettiriyor. Oysa her duygunun bir mesajı var, o mesajla ilgili adım atmanı istiyor, sana hayat yolunda rehberlik ediyor. Ama senden istediği bir şey var; ondan korkmadan, görmezden gelmeden anlamaya çalışman, “Bu duygu bana ne anlatmaya çalışıyor?” sorusunu cesaretle sorman. Çünkü duyguyu bastırmak ya da görmezden gelmek, tıpkı bir çocuğa bunu yapmaya benziyor; o duygu o an susturulsa bile patlamaya hazır bir bomba gibi içinde bir yerlerde bekliyor. Dahası, duygular görmezden gelindiğinde ya da bastırıldığında halledilmesi gereken bir konu halledilmemiş, sadece rafa kaldırılmış olduğu için, konu farklı şekilde tekrar ortaya çıktığında yine aynı rahatsız edici duygular bulundukları raflardan belki de daha güçlü bir şekilde önüne geliyor.

Lisa Feldman Barrett, Susan David gibi duygular alanında çalışan psikoloji uzmanları çalışmalarında duyguların kavramsal olarak tanınmasının öneminden bahsediyorlar. Duygu tanecikliği dedikleri bu özellik duygularımızın iyi, kötü, olumlu, olumsuz gibi genel değerlendirmelerden değersiz, kıskanç, çaresiz, şakacı, yaratıcı, heyecanlı gibi daha net zemine taşındığı, dolayısıyla çözüm alanımızın daha belli hale geldiği bir alan. Duyguları ne kadar açık ve özellikli ifade edebilirsek hayat kalitemizin artma olasılığı da o kadar yüksek.

Yukarıda paylaştığım duygu çemberi bir duygunun içindeyken onu tanımlaman zorlaştığında, ortadaki temel duygulardan yola çıkarak (güçlü, huzurlu, neşeli, öfkeli, üzgün, korkmuş) daha detaylı bir şekilde ne hissettiğini görmene yardım edebilir. Örneğin, kızgın ve hakkı yenmiş hissediyorsan bu duygu senin hangi değerine işaret ediyor, onu keşfedebilirsin. Belki o değer “adalet”tir. Sonrasında hakkını yiyen her kimse onunla konuşarak daha adaletli olması için bir fırsat sunabilir, sınırlarını yeniden belirleyebilir ya da hayatında daha adil alanlar yaratmaya çalışabilirsin.

Duyguları dinleyip anladığımızda ve söylemeye çalıştıklarıyla ilgili adım attığımızda beyin ve dolayısıyla beden rahatlar, daha iyi hissetmeye başlarız. İyi hissetmenin de ötesinde anlamlı bir adım atmanın verdiği tatmin bizi her anlamda genişletir, bir sonraki meydan okuma için güç toplamamızı sağlar. Bu güce ihtiyacımız var çünkü hayat her zaman belirsizlik ve zorluklarla doluydu ve hep öyle olacak. Bu yolda bize kılavuzluk eden duyguları anlayıp değerlerimize uygun şekilde adımlar atmak, hayatın toz pembe olmasını dilemekten çok daha cesur ve gerçekçi.

Duygularla ilgili atölyelerimden haberdar olmak ve katılmak, koçluk ve danışmanlıkla ilgili bilgi ve randevu almak için iremulgu@gmail.com adresine mail atabilirsin. Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma buradan, YouTube kanalıma buradanburadan, YouTube kanalıma  ulaşabilirsin.

Sevgiler…

Not: Çarkın orjinali, “Feelings Wheel” @gottmaninstitute – Dr. Gloria Willcox’a, çevirisi bana aittir.

İlginizi çekebilir: Rahatsız eden duygular bizi nasıl güçlendirir?

İrem Ülgü Orhan: Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile besleyerek, doğu batı senteziyle kendi mutluluk atölyelerini tasarlıyor. Bireysel danışmanlık pratiğinde, özellikle kişilerin hedefleri önünde engel oluşturan, farkında olmadıkları düşünce ve davranış kalıplarını fark ettirme ve değişim yaratmaya dayalı kendine has koçluk metodlarını kullanıyor. Amacını "Her geçen gün daha çok kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak" olarak özetliyor. İrem kurucusu olduğu HUB Consulting şirketi ile koçluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermenin yanı sıra, İrem Ülgü Orhan adlı Youtube kanalı aracılığıyla kendi alanıyla ilgili video içerikleri paylaşıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale