X

Duygularımızın farkında olmak, onları anlamak ve verimli bir şekilde yönetebilmek için: Ekim ayı “Duygusal Wellness Ayı”

Son yıllarda sık sık duyduğumuz wellness fiziksel, çevresel, duygusal, entelektüel, mesleki ve ruhsal bileşenleri olan bir kavramdır. İçinde bulunduğumuz Ekim ayı “Duygusal Wellness” ayı olduğu için sizlere biraz bu konu hakkında bilgi vermek istedim.

Amerikalı doktor Halbert Dunn, wellness kavramını ilk ortaya çıkaran kişi olarak tanınır. Dunn’ın wellness tanımı Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımını temel almıştır ama Dunn, sağlıklı olma durumunun wellness sürecinden farklı olduğunu ifade etmiştir. Dünya Sağlık Örgütü sağlığı “fiziksel, zihinsel ve sosyal iyi oluş durumu” olarak tanımlamakta ve “yalnızca hastalığın veya sakatlığın yokluğu” olarak görmemektedir (Hattie, 2004). Dunn ise sağlığın “pasif bir homeostasis veya denge durumu” olduğunu söylemiş, wellness’ı ise “kişinin yaşamındaki faaliyetlerini en iyi şekilde gösterme potansiyeline doğru sürekli bir hareket sürecini” ifade eden dinamik bir kavram olarak tanımlamıştır (Akt, Memnun; Lauzon, 2001).

Wellness kavramının bir diğer öncüsü de Bill Hettler’dır. Hettler, wellness’ı altı boyutlu bir modelleme ile ele almaktadır. Bunlar; “sosyal boyut, mesleki boyut, manevi boyut, fiziksel boyut, entelektüel boyut ve duygusal boyut”u içermektedir. Peki Ekim ayı boyunca birçok ülkede kutlanan duygusal wellness tam olarak nedir?

Duygusal wellness duygularımızın farkında olmamız, onları anlamamız ve onları verimli bir şekilde yönetebilmemiz gibi konuları içerir. Greenberg ve Dintiman duygusal wellness’ı kişinin hayatta karşılaştığı çeşitli durumlarda duygularını kontrol edebilmesi olarak tarif etmişlerdir (Akt, Memnun, 2006). Özetle duygusal wellness insana ait tüm duyguları hissedebilmek ve gösterebilmek yeteneğidir. Duygusal wellness’ın en önemli öğesi özgüvendir. Wellness algısı yüksek olan kişilerin duygusal özellikleri; 1) diğerlerinin onayı ve güveni olmadan da harekete geçebilme yeteneği, 2) kendi öz-kimliğine dair açık bir kavrayış 3) kişisel yeterlilik ve kendinden hoşnut olma hali ve 4) genel anlamda özgüven sahibi olmaktır (Akt. Memnun; Carter, 2004).

Peki duygusal wellness için neler yapabiliriz?

  • Her duyguna sahip çık ama olumsuz duygularını besleme: Tüm duygularımız bizim yararımıza vardır ve hepsi bize bir şeyler anlatırlar. Zaman zaman negatif duygular hissetmek oldukça normaldir. Ama ya bu negatif duygular hayatımızı domine ediyorlarsa? Dahası ya biz negatif duygularımızı kendimizi sabote etmek için kullanıyorsak? Hemen bir örnek vereyim. Diyelim biz sık sık öfkeli hisseden biriyiz. Sakinleşmeye çalıştığımız zamanlarda bile kendimizi kötü hissettiren konulardan bahsediyorsak biz öfkesini besleyen bir insanız demektir. Evet bütün duygularımızı hissedelim, onları bastırmayalım. Ancak sadece pozitif olanları besleyelim. O yüzden de gün içinde konuşmalarımıza hep dikkat edip negatifi mi, pozitifi mi beslediğimizi gözlemleyelim.
  • Stres yönetimini iyi öğren: Stres hayatımızın bir parçası. Stresten kaçamayız ancak onu iyi yönetmeyi öğrenebiliriz. Stres yönetimi konusunda bir psikologla çalışabilirsin. Bunun yanı sıra gün içinde sık sık kendine nefes alma alanları yaratmayı unutma. Stres yönetiminde yoga ya da meditasyon gibi yöntemlerden de faydalanabilirsin.
  • Düzenli bir hayat yaşa: Ruhsal ve tabii ki fiziksel sağlığa giden yol dengeden ve bütünsellikten geçer. Diyelim ruhsal açıdan zor bir dönem geçiriyorsun. Bunun için de bir psikolog görüyorsun. Sadece psikolog görmen sana bir dereceye kadar iyi gelecektir. Bunun yanı sıra dengeli bir hayat yaşamalısın. Erken yatıp, erken kalkmak, herhangi bir sağlık sorunun yoksa düzenli olarak spor yapmak ve sağlıklı beslenmek ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Bedenimiz ve ruhumuz bir bütündür ve durmadan birbirlerini etkilerler. Peki sen kendine nasıl bakıyorsun?
  • Yaşam tarzını gözden geçir: İzlediklerin, okudukların ve stres seviyen arasında bir ilişki olduğunun sen de farkındasındır. Bu hafta televizyonda izlediğin filmlere, dizilere dikkat et. Eğer seyrettiklerinin çoğu şiddet içerikliyse kendini stresli hissetmen o kadar da şaşırtıcı değil. Beynini ve zihnini bu tip şiddet içerikli filmlerle doldurmak istediğine emin misin? Bugünden itibaren seyrettiklerine dikkat etmeye ne dersin? Yine bugünden itibaren dinlediğin müziklere de dikkat et lütfen. Araştırmalar dinlediğimiz müzik türünün duygu durumumuzu etkilediğini gösteriyor. Müzik zevkin ne olursa olsun, gün içinde seni sakinleştiren müzikler de dinlemeyi ihmal etme.
  • Etrafını pozitif arkadaşlarla çevir: Arkadaş çevren nasıl insanlardan oluşuyor? Etrafında seni yukarı çıkaran insanlar mı var? Yoksa durum tam tersi mi? Hayatımızda pozitif arkadaşların olması duygusal wellness için en önemli olaylardan biridir. Eğer arkadaş grubun genelde seni aşağı çeken, hayata olumsuz bakan insanlardan oluşuyorsa kendine yeni arkadaşlar bulma zamanın gelmiş demektir.

Yazımızın başında da belirttiğim gibi Ekim ayı “Duygusal Wellness” ayı. Eğer sen de bu ayı duygusal wellness konusunda kendini geliştirerek geçirmek istiyorsan senin için hazırladığım bu beş maddelik listeden yararlanabilirsin. Unutma wellness altı boyutlu bir kavramdır. Hepimize kendimize her açıdan iyi baktığımız günler diliyorum. Bu arada size bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık Öz Sevgi eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz. Psikoloji ile ilgili egzersizler paylaştığım Instagram hesabım ise @ranakutvan

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Carter C.S. (2004), Effects of Formal Dance Training and Education on Student Performance, Perceived Wellness and Self-Concept in High School Students, Florida Üniversitesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi.
Hattie J.A., Myers J. E., and Sweeney T.J. (2004), A Factor Structor of Wellness: Theory, Assessment, Analysis, and Practise, Journal of Counseling and Development.
Lauzon L.L. (2001), Teacher Wellness: An Interpretive Inquiry, Victoria Üniversitesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi.
Memnun, S. (2006), Algılanan Esenlik Ölçeğinin (Perceived Wellness Scale) Geçerlilik Ve Güvenilirlik Çalışması Ve Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Esenlik Algıları (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi)

İlginizi çekebilir: Yorgunluğunuzun nedeni stres olabilir: Stresle başa çıkmak ve daha zinde hissetmek için 5 öneri

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale