X

Duygularımızı düşüncelerimiz yaratır

Kişinin bir olaya ya da duruma karşı nasıl hissettiğini belirleyen şey; kişinin olaya dair düşünceleri, durumu yorumlayış biçimidir. Yani kişinin duygularının merkezi kişinin düşünme şeklidir.

Bir insanın duyguları başkaları tarafından tartışılamaz. Kişi üzgün hissediyorsa üzgün, çaresiz hissediyorsa çaresiz, kaygılı hissediyorsa kaygılıdır. Duyguların doğrusu yanlışı yoktur. Yanlış duygu yoktur ancak yanlış düşünme biçimi vardır. Yanlış yorumlarla durumları algılayış biçimimiz kendimizi üzgün, huzursuz, kırgın ve kaygılı hissetmemize sebep olur. Bunun tam aksi de mümkündür; olaylara, kendimize ve çevremizdekilere başka gözle bakmaya başladığımızda olumsuz duygularımız da değişir.

Kişinin duygularının merkezi kişinin düşünme şeklidir.

Birkaç örnekle düşüncelerin doğrudan nasıl duygularımızın belirleyicisi olduğunu ele alalım:

  • Bir daha asla birini sevemeyeceğim – Umutsuz
  • Ben hiç başarılı olamayacağım – Mutsuz
  • Hiçbir zaman istediğim işi bulamayacağım – Kaygılı, umutsuz
  • Kalbimde bir sorun var – Endişeli, panik halinde
  • Kimse beni umursamıyor – Değersiz
  • Kendi başımın çaresine bakamam – Çaresiz
  • Daha önce pek çok sorunu çözdüm yine çözerim – Umutlu
  • Başarılı olduğum pek çok şey var – Güçlü, güvenli
  • Karşıma kimin çıkacağını bilemem – Umutlu, mutlu

Terapide, kişinin kendisini rahatsız eden duygusunu değiştirmek için önce ona sebep olan düşünceye bakılır. İşte bir kişinin duygusunu ele almaya giden yolculuk şöyle gelişir.

Terapist: Sizi buraya getiren nedir?

Danışan: Mutsuz hissediyorum.

Terapist: Sizi mutsuz eden şey nedir?

Danışan: Sadece mutsuz olduğumu söyleyebilirim. Hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor.

Terapist: İstediğiniz gibi gitmeyen şeyi düşündüğünüzde aklınıza neler geliyor?

Danışan: Yalnız olmak…

Terapist: Yalnız olmak durumu mu sizi üzüyor?

Danışan: Hayır hep yalnız kalacağıma inanmak beni üzüyor…

Bu diyaloğa bakıldığında kişinin ilişkilere ve kendisine dair bakışının ne kadar keskin olduğu görülebiliyor. Bundan sonra terapide yapılacak şey bu düşüncenin sorgulanması, algının biraz esnemesi ve daha gerçekçi düşünme biçimlerini edinmek üzerine çalışmak oluyor.

Düşüncelerinizin kaynağını analiz edin.

Duyguyu değiştirmek için düşüncelerin derinine inmek gerekir. Bir duygu sık sık sizi ziyaret ediyorsa kendinize şunları sorun; ‘aklımdan ne geçiyor?’ ‘Ne düşününce bu “….” duygusunu yaşıyorum?’ Çünkü düşüncenizi bulursanız duygunuzu değiştirebilmeniz her zaman daha kolay olur.

İlgili yazı: Duygularımızın yöneticisi: Bilişler

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale