X

Cinsellikle ilgili bildiğimiz her şey değişiyor: Akışkan cinsiyet

Cinsel akışkanlığınız nasıl? Bu soru birçok kesim tarafından sorulup, tartışılıyor. Bu noktada en çok tartışılan, cinselliğin doğuştan geldiği mi yoksa içgüdüsel faktörlerden mi etkilendiği konusu oluyor. Elbette bu cinsel yönelimin sabit veya durağan olduğu anlamına gelmiyor. Nihayetinde, hepimizin duymuş olacağı üzere, birçok insan davranışı köken olarak çevre ve kalıtımın karışımından oluşuyor. Hatta bilim insanları cinsel akıcılığın genetik ve sosyal faktörlerden etkilendiğini düşünüyorlar. Bu durumu daha detaylı olarak açıklayabiliriz:

Kafanızda canlandırmanız gerekirse; 10 farklı insanın bir odada olduğunu hayal edin. Her bir insan aynı davranışı uyguluyor, fakat hepsinin bu davranışı uygulama nedenleri birbirinden farklı. Bu tarz davranışlarda, yaptığımız değerlendirmeler ve sonuçlar yalnızca dış işaretlere bağlı olduğu için sıklıkla ters ve yanlış oluyor. Fakat, daha önce bahsettiğimiz gibi, konu cinsellik olunca, önemli olan niyet diyebiliriz. Kişinin zihninin belirli bir kısmının genel işleyişini tam olarak anlamadığımızdan dolayı, malesef niyeti hakkında da bir fikir sahibi olamıyoruz.

Psikiyatrist Fritz Klein’ın yarattığı ve Klein Cinsel Yönelim Şebekesi, cinsel yönelimi 7 belirgin kategoriye ayırıyor:

  1. Cazibe
  2. Davranış
  3. Fantaziler
  4. Duygusal tercih
  5. Sosyal tercih
  6. Hayat tarzı
  7. Kendini idrak etme

Görmüş olduğunuz gibi birçok kategori bulunuyor. Bir başka deyişle Klein’a göre, bir erkek, başka bir erkeği cinsel olarak çekici bulabilir, fakat yalnızca duygusal tercihinin kadınlara yönelik olduğunu hissedecektir. Veya erkek, başka bir erkekle derin ve duygusal bir bağ kurabilir, ancak cinsel bir etkileşim kuramaz. Öte yandan erkek, başka bir erkekle cinsel ilişkiye girebilir, ancak fantazilerinde sadece kadınlara yer vardır.

Daha karmaşık olan konu, yukarıda bahsettiğimiz gibi, farklı bireylerin aynı davranışı uygulamaları ve hepsinin bu davranışı uygulamasının altında farklı farklı sebepler bulunmasıdır.

Bazı insanlarda bunu büyük bir bileşenin parçası olarak, yani yönelimleriyle deneyimlerler. Bazıları sadece erkek cinsel organını çekici bulur. Aslında bu kişiler heteroseksüel olarak kendilerini tanımlasalar da penis onlar için bir fetiş objesi görünümündedir.  Bu tarz heteroseksüel erkeklere hitap eden en popüler porno türü T-porn ya da preopratif trans kadınların olduğu pornolardır. Bu bireyler erkek iken kadın olabilmek için operasyon geçirmiş, ancak penisleri bulunan kişilerdir.

Peki neden bu kişiler oldukça popüler?

Bu konuda birçok teori bulunmakta, fakat en makul açıklamaya göre birçok penis fetişi hetero erkek ve kadının, dışsal bir tuzağa sahip olduğu düşüncesiyle bağlantı kuruyorlar. Erkeklerin başka bir erkekle ilişkiye girmesi, cazibeyle karşılaşma hissi, yönelimden çok bir fetiş olması aslında akla oldukça yatkın geliyor.

Cinsellik konusunda kesin düşüncelere sahip insanların düşünceleri zaman içerisinde değişebiliyor.

Her halükarda, cinsellik kesin çizgilerle ayrılan bir konu değil. Ayrıca araştırmalar da doğruluyor ki, genetik bileşene de inanmamız gerekiyor. Cinsellik konusunda duruşları belli olan insanların, yıllar içerisinde ilgi ve düşüncelerinin değiştiği araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçek. Peki bunu nasıl açıklayabiliriz?

Bu konuda, yeni oluşmaya başlayan bir araştırma alanına sahibiz: Epigenetik. Epigenetik, hayatlarımızda genlerimizin kendilerini içsel ve dışsal faktörlere göre kapatılıp açıldıklarını belirtiyor. Elbette bunun nedenini çok kısa bir sürede anlamamız mümkün değil.

İlgili yazı: Toplumsal cinsiyet rollerinin dışına çıkabilmek cesaret ister… Eşcinsel olmasanız bile!

Cinsel yönelimin değişkenliğinin nedeni epigenetik gen değişiklikleri

Cinsel yönelim değişikliğinin epigenetik gen değişikliklerinin sonucu olması makul görünüyor. Aslında araştırmalar gösteriyor ki, tek yumurta ikizlerinden biri eşcinsel iken diğeri olmayabiliyor ve araştırmacılar bunu epigenetik faktörlere bağlıyorlar.

Cinsel yönelim, bazı bireylerde henüz keşfedilmemiş olabilir.

Bununla beraber, cinsel yönelim bazı bireylerde ortaya çıkmamış olabiliyor. Başka bir deyişle, bazı bireyler deneyip keyif alana kadar cinselliğin belli yönlerini fark edemiyorlar. Bazı kişiler, yetişkinlik dönemine kadar daha önce var olmayan sapıkça yanları olduğunu keşfedebiliyorlar. Bunu bu kadar uzun süre fark edememelerinin nedeni basitçe, daha önce böyle duygulara maruz kalmadıkları ve bu konu hakkında farkındalıkları olmamasından kaynaklanıyor.

Cinsel yönelimin kesin yaygınlığı olmasına rağmen, cinselliğin spesifik teknikler veya teröpötik uygulamalarla değiştirildiğine dair somut bir kanıta sahip değiliz. Evet, daha önce bahsettiğimiz gibi cinsellik keşfedilebilir, fakat toplumun veya mental sağlık uzmanlarının dikte ettiği şekilde tek bir kategoride toplanmayacak. Bu konuyu daha açık anlatmak gerekirse, eğer bir kişi cinselliğinin yeni ve farklı alanlarını keşfetmek isterse, bunu ancak bağımsız, bilinçli bir plan dahilinde başarabilir. Bir kere cinsel yönelim oturduğunda, bir veya birden çok neden dolayı değişebilir, ama bu durum sizin isteğinizle, çabanızla ya da otoriter bir figürün dayatmasıyla olmaz. Unutmayın ki, tüm bu girişimler yarardan çok zarar getirecektir.

Sonuç olarak, cinsel yönelim, yazı boyunca bahsettiğimiz şeylerle aynıdır: Öz duyarlık, açık fikirlilik, merak ve radikal kendini kabulleniş. Yol sizi nereye götürürse götürsün, tadını çıkarın ve asla kim olduğunuzdan dolayı bir utancınız olmasın.

Kaynak:

psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale