X

Duruşunuzu değiştirin: Dik dursak her şey düzelir mi?

Küçükken ve ders çalışırken büyüklerimiz bize dik durmamızı söylemişlerdir. Biz de kendimizi kısa süreliğine düzeltip daha sonra tekrar eski kambur halimizi aldık muhtemelen. Bize dik dur diyen büyüklerimiz çok haklılarmış meğerse!

Dik durmak; eklemlerimiz, kaslarımız ve omurgamız üzerine binen yükü azaltıp vücudumuzu olması gerektiği gibi ve yer çekimine karşı en optimum düzeye getiren bir duruş şeklidir. Dik durarak hem ağrıları, hem de ileride oluşabilecek yaralanma ve sakatlanma olasılığını azaltırız. Düzgün bir duruş sizin nasıl hareket ettiğinizi, nasıl yürüdüğünüzü, nasıl koştuğunuzu, zıpladığınızı ve günlük yaşam faaliyetlerinizi ve hareketlerinizi etkileyen çok önemli bir faktördür.

Günümüzde maalesef hem hareketsizlik hem masa başında çalışma hem de akıllı telefonlar yüzünden yediden yetmişe herkeste duruş bozuklukluları ve kamburluk görülmeye başlandı.

  • Dik durmak için yapmamız gereken şey öncelikli olarak omuzlarımızı geriye alıp göğsümüzü ileriye doğru genişletmek.
  • Ardından başımızın tepesinden bir ip veya balon ile çekiliyormuşçasına başımızı ve omurgamızı yukarı doğru uzatmak.
  • Çenemizi hafifçe içeri alıp, çeneyi yere paralel boynun arkasını düz hale getirmek.
  • Ayaktaysak her iki ayağımızın hem önünü hem arkasını yere sağlam ve iki yanlı eşit basmak, oturuyorsak hem kalça kemiklerimizle hem de ayaklarımızla eşit olarak yere basmak.
Duruş bozuklukları pek çok bulgu ve belirtiye neden olabilir

  1. Baş ağrısı: Duruş bozukluğu başın arkasındaki, boyundaki, sırtın üstündeki ve çenedeki kasları gererek ve yorarak baş ağrısına neden olabilir. Sadece dik durması istenen ve tedavilerinde başka bir değişiklik yapılmayan hastaların ağrı düzeylerinde ve sıklığında belirgin şekilde azalma görülmüştür.
  2. Sırt ve boyun ağrısı: Sırtın ve boynun arkasında ağrı, sertlik ve gerginlik olması duruş bozukluğuna neden olur. Duruş bozukluğu da ağrı ve gerginliğe neden olur. Dikkat edilmezse bu kısır döngü günlük hayat kalitesini azaltan bir durumdur.
  3. Diz kalça ve ayak ağrısı: Kas gerginliği, dengesizliği, esnek olmama ve kalçaların hizada olmaması dizlerin ve ayakların etkileyerek duruş bozukluğuna neden olabilir. Bu duruş bozukluğu da yine tavuk-yumurta ilişkisi şeklinde bel, kalça, diz ve ayak bileği ağrılarına neden olur.
  4. Omuz ağrısı ve omuz tutulması: Kolumuzu omzumuza ve gövdemize bağlayan kaslarda sertlik, zayıflık veya dengesizlik olması hem postür bozukluğuna, hem de bu kasların tendonlarında iltahaba neden olabilir.
  5. Çene ağrısı ve çene eklemi bozuklukları: Başın devamlı ileride durması hem çene ekleminde hem de çenenin kendisinde ağrılara neden olabilir .
  6. Yorgunluk ve nefes problemleri: Kötü duruş göğüs kafesinizi küçültür ve diyafragmanızın serbest hareket edememesine neden olur. Bu da akciğer kapasitenizi azaltarak hem yorgunluk, hem de enerjisizliğe neden olur.
Dik duran kişiler
  • Kendilerini daha iyi hissederler,
  • Daha mutlu olurlar,
  • Kaygıları azalır,
  • Kendilerine güvenleri artar,
  • Serotonin düzeyleri yükselir,
  • Daha rahat nefes alırlar,
  • Zorluklarla daha iyi mücadele ederler,
  • Yenilgilere karşı daha mukavemetli olurlar,
  • Daha zayıf görünürler,
  • Daha genç ve zinde dururlar,
  • Daha az ağrı çekerler,
  • Daha geç yaşlanırlar.
Dik durmak için öneriler ve yol haritası

  1. Dikkat etmek, farkındalık: Mümkün olduğunca sık kendini kontrol edip dik durup durmadığımızı fark etmek, kambur olduğumuzu her fark ettiğimizde dikleşmek.
  2. Pilates ile merkezi gücü güçlendirmek.
  3. Yoga ile doğru postürü öğrenmek, farkındalığı artırmak.
  4. Yürüyüş ile vücudun tümünü güçlendirmek.
  5. Çok yumuşak koltuklarda oturmamak, çok yumuşak yataklarda yatmamak.
  6. Dans etmek.
  7. Günlük egzersizler (duvarda dik durmak, yerde onarıcı dinlenme, yerde köprü).

 

İlginizi çekebilir: Baş dönmesi ve kulak çınlaması gluten hassasiyetine bağlı olabilir mi?

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale