X

Dünyaya farklı gözlerle bakmak: Aşırı hassas insanların sahip oldukları belirleyici özellikleri

Yapılan güncel araştırmalar gösteriyor ki, toplumun %15-20’lik kesimi aşırı hassas bireylerden oluşuyor; ancak ne yazık ki birçok insan henüz aşırı hassas olmanın ne demek olduğunu dahi bilmiyor. Bu durum ne yazık ki ülkemizde de farklı değil.

İlgili yazı: Yüksek hassasiyet nedir ve bununla nasıl baş edilir?

Her ne kadar bu konu içe kapanık olmayla ilişkilendirilse de, aşırı hassaslıkla içe kapanıklılık aynı şey değil. Aşırı hassas insanlar çeşitli uyaranlara karşı aşırı duyarlı oluyorlar, bunlar kafein tüketiminden tutun da ağrıya kadar uzanan geniş bir yelpazede çeşitlilik gösteriyor.

Sonuçta, aşırı hassas insanlar spesifik ve gözlenebilir davranışlar sergileyebiliyorlar. İşte 1990’lı yıllarda Dr. Elaine N. Aron’ın hassaslık üzerine yazdığı kitaptan ve  hassaslık seviyenizi öğrenebileceğiniz testten hareketle aşırı hassas insanların özellikleri:

1. Yapılacak çok iş olduğu zaman kendilerini bunalmış hissederler

Aşırı hassas insanlar, birden fazla işleri olduğunda tek bir işe takılı kalma eğilimindedirler.

Aşırı hassas kişiler yapacak birçok farklı işi varken, bir işe takılı kalırlar. Gözle görülür şekilde endişeleri artar ve stres seviyeleri yükselir, bu noktada üretken bir şekilde çalışmak onlar için oldukça zordur.

2. Gürültülü ortamları kaotik bulurlar

Aşırı hassas insanlar bölmesiz ofislerde verimli çalışamazlar. Duyuları kokulardan, seslerden, gördükleri şeylerden ve etraftaki aktivitelerden oldukça etkilenir.

3. Acıktıkları zaman öfkelenirler

Aşırı hassas insanlar acıktıklarında sinirli bir hale bürünürler. Bununla her ne kadar mücadele etseler de, genellikle acıktıklarında bu durumun yarattığı hüsranı en yakınındaki kişiden çıkarırlar.

4. Gözlem altında olduklarında nefesleri kesilmiş gibi olurlar

Gözlem altında olmak herkes için bile zorken, fazlasıyla hassas insanlar için dayanılmaz olabilmektedir.

Özel durumlar, aşırı hassas insanlar için oldukça zordur. Örneğin; aşırı duyarlı bir kişi, müşteriyle satış konuşması yaparken patronunun onu gözlemlediğini biliyorsa, ki bu durum aşırı duyarlı olmayan bireyler için dahi zordur, kendilerini inanılmaz bir baskı altında hissedeceklerdir.

5. Duyguları sanatla coşar

İster bir müzikale katılsınlar ister bir resim sergisine, aşırı duyarlı bireyler sanatı her zaman takdir ederler. Duyguları bu gibi durumlarda coşar ve duygularını derin bir şekilde hissederler.

6. Başka insanların rahatsızlıklarını fark edebilirler

Fazlasıyla hassas olan insanlar, başka insanlar ortamdaki ışığı azaltmak ya da müziğin sesini kısmak istediklerinde bunu kolaylıkla anlarlar. Bu kişiler, etrafındaki kişilerin duyularının aşırı yükleme yaptığını onlar henüz hiçbir şey söylemeden hissedebilirler.

7. Her şey üst üste gelince kendi kabuklarına çekilirler

Uzun ve yorucu geçen bir günden sonra toparlanmak için yatakta vakit geçirmeyi mükemmel bir alternatif olarak görürler

Uzun bir günden ya da yoğun bir haftadan sonra, aşırı hassas kişiler yenilenmek için sessizliğe ihtiyaç duyarlar. Karanlık bir yatak odası yenilenmek ve toparlanmak için onlar adına mükemmel bir ortamdır.

8. Gürültü eşikleri oldukça düşüktür

Yüksek sesli bir rock konseri ya da televizyonda gördüğü aşırı gürültülü bir itfaiye aracı aşırı duyarlı bireyler için eğlenceli bir durum oluşturmayacaktır; çünkü onların gürültü eşikleri normal insanlarınkinin altındadır.

9. Şiddet içeren şeylerden uzak durmaya çalışırlar

Şiddet içeren filmler izlemek ya da oyunlar oynamak aşırı duyarlı insanlar için zorlayıcı olabilir. Bu yüzden eğer aşırı hassas insanlar sizinle korku filmi izlemek konusunda çekimser davranırsa hiç şaşırmayın.

10. Yanlış veya kötü bir vermekten çok korkarlar

Yanlış bir karar verdiğinizde kendinizi kötü hissettiğiniz oldu mu? Aron, bu durumu aşırı hassas insanlar için şöyle tanımlıyor: ‘Yanlış karar verme hissinin yarattığı pişmanlık, duygusal tepkisellikleri yüksek olduğu için diğerlerinden daha güçlü olacaktır.’

Kaynak:

Psychologytoday.com

Huffingtonpost.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale