X

Dünyanın seyrini değiştirmek mümkün, nasıl mı?

‘‘Ayağında diken yarası olmayan, sinesine gül kokusu süremez…’’

Şems-i Tebrizi

Bugün bir işimin olmaması, bir gün işimin olmayacağı anlamına mı geliyor? Hayal kurmak, bir işim olduğunu, borçlarımı ödediğimi ve refah içerisinde yaşadığımı “hayal etmem” gülünç mü? İmkansız mı? Gerçek olamayacak kadar abartılı bir istek mi? Düşünelim bir kere, eğer bir yerlerde bir şeyin bizi beklediğini hissediyorsak ve evet bir gün bir şekilde karşımıza çıkacağını biliyorsak, onu istemek, çabalamak, gerekiyorsa şikayet etmek, gerekiyorsa tekrar tekrar ve yılmadan “yeniden” demek zor mu?

Ben bugün sizlerle birlikte yaptıklarımıza, yapmak için çabaladıklarımıza, başkalarının “Ne olacak canım! Neden böyle inat ediyorsun?” dediklerine, yine de sabahları bizi erkenden uykudan uyandıran o güzel güçlere bakalım istiyorum. İçimizde yanan ateşlere. İlhama, kor gibi kırmızı yüreğimize, “Ben bunu başarabilirim, biliyorum yapabilirim” dediğimiz her ana. Bir gün gerçek “edebilmek” için savaştıklarımıza.

Evet, “Dünyanın seyrini ben mi değiştireceğim?” diye sormuş olabilirsiniz. Fakat biraz daha yakından baktığımızda bu çok önemli bir soru! Önemli olduğu kadar anlamlı bir soru! Dünya bana bağımlı olarak dönmüyor, dünya benim istediğim şekilde ilerlemiyor, dünya beni umursamıyor… Benim gücüm ne kadar ki?

Kalbinizle dünyayı değiştirebilirsiniz

Şimdi gelin tüm bu cümleleri tersten kuralım, yani tam olarak anlamına tersten bakalım. Eğer dünyanın seyrini değiştirmek (farkında olabilseydik keşke!) gerçekten bizim elimizde olsaydı, bu nasıl olurdu? Dünyanın seyri ellerimde. Burası, tüm hayatım, dokunduğum tüm insanlar ve şu anda gördüğüm her şey, benim ellerimde, güzel olmaları için tüm gücümü veriyorum. Evet, bugün yaptığım işte ve söylediğim her sözde (en küçük ayrıntıdan en önemsiz gözüken hareketime kadar!) tüm güç benim ellerimde.

Her anımda yaratmaya devam ediyorum. Söylediğim her söz sevgi ile başlayarak sevgi ile bitiyor. Başladığım her işi sevgi ile sabrederek, onu daha çok severek, sevgi ile tamamlıyorum. Aldığım her nefes her ne kadar kızgın, küskün, yıpranmış, önemsenmemiş, umursanmamış, kırılmış olsam da sevgiyle dolu. Dünyanın seyrini severek ama çok severek ve kalbimi dünyaya açarak değiştiriyorum.

Bugün hayatta olarak dünyaya seyrini değiştirecek güzel şeyler bırakmaya niyet ediyorum. Eğer bu dünyada bulunuyorsam, burada var isem, buraya bırakabileceğim, paylaşabileceğim, aktarabileceğim, kalbimden verebileceğim en “güzeli” vermeye niyet ediyorum. Bir sevgi sözcüğü, bir örnek davranış, belki elime geçen varlığın, paranın paylaşımı, belki sadece yoldan geçen sevgili teyzeye bırakılmış, içini sıcacık yapan bir gülümseme, belki sabah uyandığımda kimsesiz bir çocuğun anne sevgisini tadabilmesi için ettiğim bir dua, belki bir parkta otururken, bankta yanımdaki amcayla paylaşabildiğim bir yarım simit, belki bir sırada acelesi olan birine kibarca teklif ettiğim yerim, belki sadece güneşin altında oturup öylece şükrettiğim…

İşte hayatın seyrini değiştirmek sadece “büyük” işler yapmaktan geçmiyor. Hepimiz “kalple” hayatın seyrini değiştirebiliriz. Kim olduğumuzla, nasıl olduğumuzla, bu hayata “katmaya” karar verdiklerimizle… Zengin veya fakir olmakla, genç veya yaşlı olmakla, aldığımız sorumluluklarla, yaşadığımız kırgınlıklarla belirlenmez dünyanın seyri. Ancak ve ancak inançla, sevgiyle ve çabayla değişir.

Evet, biz bu hayatın seyrini değiştirebiliriz. Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, bugününüzden başlayın isterim. Bugünün seyrine bir değişiklik katın. Birini sevindirin, birine yardım edin, bir şeye niyet edin, kendinizden başka birinin iyi olması için dua edin, inanarak teşekkür edin, aldığınız nefesin kıymetini bilin, takdir edin, bugün kendiniz için ve kendinizle birlikte bu dünyanın seyri için “değişik” bir şey yapın…

Evet, biz bu dünyanın seyrini değiştirebiliriz, çünkü kocaman kalplerimiz var!

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale