X

Dr. Sarah Ballantyne anlatıyor: Paleo Diyeti ile otoimmün hastalıkları önlemek mümkün mü?

Son yıllarda dünya genelinde otoimmün hastalıkların görülme sıklığının arttığını ve bu hastalıkların altında yatan en önemli nedenlerden birinin beslenme alışkanlıkları olduğunu biliyor muydunuz? Elbette ki diyabet, tiroit, romatoid artrit gibi nice otoimmün rahatsızlığın başka pek çok sebebi olabilir, özellikle de genetik faktörler gibi. Ancak, güncel araştırmalar gösteriyor ki beslenme, bu rahatsızlıkların gelişiminde kritik rol sahibi. Dünyaca ünlü ve “Paleo Mom” olarak tanınan Dr. Sarah Ballantyne de yıllardır bu konuda çalışmalar yürütüyor ve Paleo Diyeti ile otoimmün hastalıkların iyileştirilebileceğini aktarıyor.

Ünlü doktor modern dünyadaki beslenme alışkanlıklarının, çoğunlukla işlenmiş ve hazır gıdalara dayandığını, üstelik stres ve hareketsiz yaşam tarzının da oldukça yaygın olduğunu, tüm bunlar bir araya gelince de otoimmün rahatsızlıkların kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Bu nedenle, doğru gıdaları tüketerek ve sağlıklı beslenme anlayışları geliştirerek bu hastalıkların önlenebileceğini yıllardır takipçileriyle ve sağlık dünyasıyla paylaşıyor. Ayrıca, yazmış olduğu kitaplarla da sağlıklı yaşama dair pek çok detaya ışık tutuyor. Çok satan kitaplarından biri; Nutrivore: The Radical New Science for Getting the Nutrients.Ünlü doktor modern dünyadaki beslenme alışkanlıklarının, çoğunlukla işlenmiş ve hazır gıdalara dayandığını, üstelik stres ve hareketsiz yaşam tarzının da oldukça yaygın olduğunu, tüm bunlar bir araya gelince de otoimmün rahatsızlıkların kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Bu nedenle, doğru gıdaları tüketerek ve sağlıklı beslenme anlayışları geliştirerek bu hastalıkların önlenebileceğini yıllardır takipçileriyle ve sağlık dünyasıyla paylaşıyor. Ayrıca, yazmış olduğu kitaplarla da sağlıklı yaşama dair pek çok detaya ışık tutuyor. Çok satan kitaplarından biri;

Diğeri ise “Paleo Approach Cookbook: A Detailed Guide to Heal Your Body and Nourish Your Soul” ve Dr. Ballantyne, bu kitabında bağışıklık sistemini sakinleştirmek, iltihabı azaltmak ve vücudun kendini iyileştirmesine yardımcı olmak için hangi yiyeceklerin yenmesi gerektiğini anlatıyor. Üstelik bunu yaparken birbirinden pratik mutfak hileleri, yemek tarifleri ve alışveriş tüyoları da paylaşıyor.

İkinci çocuğunun doğumundan sonra Paleo yaşam tarzını keşfeden ve önce fazla kilolarını veren ünlü doktor, bu sayede Hashimoto tiroiditi, fibromiyalji, İrritabl Bağırsak Sendromu, asit reflü, migren, anksiyete, astım, alerjiler, sedef hastalığı, liken planus gibi tüm otoimmün hastalıklarının iyileşmeye başladığını aktarıyor. Paleo diyetini uyguladıktan iki hafta sonra 12 yıldır aldığı reçeteli ilaçlarını bile bırakmaya başladığını söyleyen Dr. Ballantyne, daha sonra eski beslenme alışkanlıklarına dönmeyi hiç düşünmediğini de sık sık dile getiriyor. Peki, Paleo Diyeti ne demek, neleri içeriyor, neleri içermiyor?

Paleo Diyeti’nde ne yenir, ne yenmez?

Paleo Diyeti’ni en iyi anlamak için şu kavramı içselleştirmek çok önemli; ilkel. Tarihin tozlu sayfalarından hatırlayacağınız Paleotik Dönem ile bağdaştırırsanız bu diyet yaklaşımını daha kolay benimseyebilirsiniz. Bir düşünün o dönemlerde beslenme nasıldı, en önemlisi ‘neler yoktu’? Hemen söyleyelim; işlenmiş ve paketli gıdalar. Paleo diyeti, modern tarım ve işlenmiş gıdaların ürünü olan belirli gıda gruplarını beslenmenin dışında bırakıyor. Nedir onlar derseniz, şöyle sıralamak mümkün:

  • İşlenmiş paketli tüm gıdalar,
  • Rafine şeker,
  • Peynir, yoğurt gibi süt ürünleri,
  • Buğday, arpa, yulaf gibi tahıllar,
  • Fasulye, mercimek, nohut gibi baklagiller.

Bu tür besin gruplarının Paleo Diyeti’nde yer almamasının en temel nedeni inflamasyonu tetiklemeleri. Ayrıca, sindirim sistemine zarar verebilecek bileşenler içermeleri.

Peki, hangi gıdalar yeniyor bu beslenmede?

  • Havuç, brokoli, ıspanak, karnabahar, kabak, pancar gibi nişastalı olmayan taze sebzeler tüketilebilir.
  • Nişasta içeren sebzelerin tüketimi sınırlı.
  • Elma, armut, portakal, üzüm, çilek, avokado gibi taze meyveler serbest.
  • Yüksek şekerli meyveler, örneğin olgunlaşmış muz gibi, kontrollü bir şekilde yenebilir.
  • Zeytinyağı, hindistancevizi yağı, avokado yağı, ceviz yağı gibi sağlıklı ve anti inflamatuar etkili yağlar tüketilebilir.
  • Serbest gezen tavuk yumurtası, protein kaynağı olarak tercih edilebilir.
  • Bağırsak sağlığını destekleyen fermente gıdalar (kombucha, turşu gibi) tüketilebilir.

Sonuç olarak Paleo Diyeti, tıpkı atalarımızın beslendiği gibi daha basit, ‘işlenmemiş’, doğal gıdalara dayanan; bağırsak sağlığını iyileştirmeye ve inflamasyonu önlemeye yardımcı olan besinleri içeriyor. Şekerin, vücutta verimli işleyen her sistem üzerinde olumsuz etkisi olduğundan dolayı tüketilmesi kesinlikle önerilmiyor. Aynı şekilde bağırsak florasını bozan işlenmiş gıdalar da bu beslenmede yer almıyor. Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık sistemini düzenlediğinden dolayı otoimmün yanıtların kontrol altında tutulmasına yardımcı oluyor, bu da otoimmün rahatsızlıkların ortaya çıkma riskini düşürüyor.

Dr. Sarah Ballantyne’in de Paleo Mom olarak savunucusu ve öncüsü olduğu bu beslenme türü hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak için Paleo diyeti nedir ve nasıl yapılır? yazımıza da göz atabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Lipödem yönetiminde beslenmenin rolü

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale