X

Dove’dan yeni bir kampanya: Kadınlar #BeniEtiketlemeyiBırak diyor

Dove, güzellik kavramını her kadın için eşsiz gören ve tek tip güzellik anlayışını reddeden tavrıyla, güzellikle ilgili tüm tanımlara karşı çıkıyor. Uzun yıllara dayanan bu vizyonla Dove, yepyeni reklam filmi #BeniEtiketlemeyiBırak ile bu sefer de toplum tarafından kadınlara atfedilen saç etiketlerine meydan okuyor. Ancak Dove son kampanyasında, sadece saç etiketleri konusunda bir farkındalık yaratmakla kalmıyor aynı zamanda bu etiketlemelerin kadınların yaşamlarını nasıl etkilediğine ve ne kadar dışlayıcı sonuçları olduğuna da dikkat çekiyor. Kadınlara her zaman kendileri gibi olmaları için ilham veren marka, yeni kampanyasında saç etiketlerine karşı çıkan ve her türlü dışlanmaya rağmen kendi tercihlerinin arkasında duran cesur kadınları ekrana taşıyor.

Dove’un yeni reklam kampanyasının ardında gerçek kadın hikayeleri var!

Dove reklam kampanyasını hayata geçirmeden önce Türkiye’nin de dahil olduğu global bir araştırma yaparak kadınların saçları konusunda yaşadıkları zorlukları bizzat kadınlardan dinledi. Dove’un Saç Etiketleri Araştırması’nın* Türkiye sonuçlarına göre, kadınların yüzde 57’si saçlarını nasıl kullanmaları gerektiği konusunda toplumda yazılı olmayan kurallar olduğuna inanıyor. %96’sı saç konusunda yazılı olmayan bu kurallara uymayanların, toplum tarafından dışlayıcı bir tutuma maruz kalacaklarını düşünüyor ki zaten araştırmaya katılan kadınların %90’ı da toplum tarafından kendilerine atfedilen saç etiketlerinden ya kişisel olarak etkilendiklerini ya da bir başkasının etkilendiğine tanık olduklarını söylüyor. Sonuçlar bu kadarla da sınırlı değil, kadınlar saç tercihleri nedeniyle yaşadıkları toplumsal sonuçları da açıkça dile getiriyor. Kadınların yüzde 88’i saçlarıyla ilgili etiketlerden dolayı yıprandıklarını belirtiyor. Öyle ki yüzde 90’ı saç etiketleri nedeniyle başkaları tarafından yargılanma, yüzde 79’u kariyerlerinin ilerlememesi ve yüzde 77’i zorlayıcı bir okul ortamı gibi durumlarla karşı karşıya kaldıklarını söylüyor.

Kadınlar Dove’la birlikte #BeniEtiketlemeyiBırak dedi!

Dove’un yeni reklam filminde yer alan cesur kadınlar, #BeniEtiketlemeyiBırak diyerek saç tercihleri nedeniyle yaşadıkları toplumsal baskılar yüzünden yıpranan tüm kadınların sesi oldu. Nazlıcan, kıvırcık saçları nedeniyle okul döneminde kendisine sürekli kuş yuvası denildiğinden ve arkadaşlarının oyun oynamak için kağıtları buruşturup takılması için saçlarına fırlattıklarından bahsediyor.

Öyle ki Nazlıcan, okul yıllarında yaşadığı bu zorbalığı unutmamış ve bu durum psikoloji okumasının nedenlerinden biri olmuş. Saçlarını boyatmak istemeyen ve beyaz saçlarıyla mutlu olan Burcu ise çevresinden nine damgası yemiş ve sıkça saçlarını boyaması için sözlü tacizlere maruz kalmış. Çevresinden gördüğü bu baskılar nedeniyle bir dönem toplumdan uzaklaşmış. Kısacık ve renkli saçlarıyla kendini güçlü hissettiğini söyleyen Seda ise çok ihtiyacı olduğu bir dönemde saç tercihi nedeniyle işe alınmamış.

Gerçek hikayeleri ile Dove’un reklam filmine konu olan bu kadınların ortak noktası ise hepsinin maruz kaldıkları saç etiketlerine meydan okuyarak kendi tercihlerinin arkasında durmaları ve toplumun dışlayıcı tavrı karşısında cesur kalarak kendi yollarını bulmaları.

İşte Dove gerçek kadın hikayeleri ile tüm kadınlara cesaret vererek, her kadını kendi saç tercihleri konusunda cesaretlendiriyor ve onları toplumsal yargılara karşı #BeniEtiketlemeyiBırak demeye davet ediyor.

*ABD’de 1.079, İtalya’da 1.072, Hindistan’da 1.000, Suudi Arabistan, Filipinler, Arjantin, Meksika, Türkiye ve Çin’de 500 kadınla yapıldı. Araştırmaya tüm ülkelerde, 18-55 yaş aralığındaki kadınlar katıldı.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale